Ceza Hukuku

Anasayfa » Faaliyet Alanları » Ceza Hukuku
Ceza Hukuku2019-04-12T11:51:50+00:00

Ceza Hukuku

Ceza hukuku kişilere karşı işlendiği iddia edilen suçların, doğruluğunun araştırılmasını ve konu hakkında gerekli cezai işlemlerin yapılmasını sağlayan hukuk alanıdır. Bu hukuk alanı; suç işlenip işlenmediği, eğer ortada oluşan suç varsa bu suçun fail ya da faillerinin tespit edilmesi, ceza sorumluluklarının bulunup bulunmadığı, sorumlu iseler bunun türü ve miktarının belirlenmesi ve infaz edilebilir bir yaptırımın ortaya konulması amacıyla yapılan faaliyetlerdir.

Ceza hukuku içerisinde yer alan Kanun maddeleri, suç işleyenle Devlet arasındaki ilişkinin adil yargılama esaslarına uygun olarak yürütülmesini sağlayan bağlayıcı hukuk kurallarını içerir. Adil yargılama ilkesi ve cezanın amaçları yönünden ortaya yeni eğilimler nedeniyle ceza muhakemesinde yer alan bölümlerin ve kişilerin sayısı giderek artırılmaktadır.

Ceza Hukukunda Soruşturma ve Kovuşturma

Ceza hukukunda soruşturma ve kovuşturma evresi, davanın başlaması için yapılması gereken iki evre olmaktadır.

Soruşturma, suç şüphesinin öğrenildiği zaman başlar ve iddianamenin kabulüne kadar geçecek olan süreyi ifade eder. Burada belirtilen iddianameyi Cumhuriyet Savcısı hazırlamaktadır. Bu sebepten dolayı da Ceza Hukuku davası başlamadan önceki belirtilen bu sürenin asıl sahibi Cumhuriyet Savcısı olmaktadır.

Kovuşturma evresi, iddianamenin kabulü ile başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen süredir. Yani davanın kabulü ve ilerleme sürecidir.

Yakalama ve Gözaltı

Yakalama ve gözaltı, Ceza hukuku terimlerinden olmaktadır ve ayrıca koruma tedbirlerinden sadece bir bölümünü oluşturmaktadır. Koruma tedbirleri, kişilerin haklarına yapılan tecavüzlere engel olunması için alınan tedbirlerdir. Bu tedbirleri başlıklar halinde belirtecek olursak;

  • Yakalama
  • Gözaltı
  • Tutuklama
  • Adli kontrol
  • Arama
  • El koyma
  • Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi
  • Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi
  • Teknik araçlarla izleme

Yakalama, hâkim kararı olmaksızın şüphelinin özgürlüğünün kısıtlanması, gözaltına alınıp alınmayacağı hususunda bir karar verilinceye kadar denetim ve gözetim altında tutulmasıdır. Yakalama kaçmayı, kaçanı engelleme yetkisi veren bir koruma tedbiri olup, bunu sağlayacak ölçüde zor kullanma yetkisini de içeriğinde bulundurmaktadır.

Ceza hukuku kapsamı içerisinde yer alan gözaltı, soruşturma yönünden zorunlu olması ve bir suç işlendiğini düşündürebilecek eylemlerin bulunması halinde, yakalanmış olan kişinin Cumhuriyet savcısının kararıyla belirli bir süre özgürlüğünün kısıtlanmasıdır.

Tutuklama Kararı

Tutuklama kararı, suç işlendiğine dair hakkında kuvvetli şüphe bulunan kişinin özgürlüğünün kesin hükümden önce hâkim kararı ile geçici olarak kaldırılması olmaktadır. Tutuklamanın amacı, ceza muhakemesinin yapılabilmesi ya da muhtemel bir mahkûmiyet hükmünün infazının sağlanmasıdır. Tutuklamanın amacına ulaşılabilmesi için, şüpheli veya sanığın özgürlüğü kısıtlanmak suretiyle Devletin gözetiminde bulundurulması gerekmektedir.

Tutuklamanın yapılabilmesi için belli başlı sebeplerin de olması gerekmektedir. Bunlardan en önemlisi; kuvvetli suç şüphesi olmaktadır. Bunun haricinde; şüpheli veya sanığın huzurda bulunması, adli kontrol tedbirlerinden birine karar verilememesi, oranlılık ilkesinin bulunması, muhakeme şartlarının gerçekleşmesi, sanığa güvence belgesi verilmemiş olması, tutuklama yasağının bulunmaması, hâkim veya mahkeme kararı bulunması gibi maddeler tutuklama için olması gereken şartlardandır.

Ceza hukuku içerisinde bilinmesi gereken bir kural da,” Tutuklama kararı veremeye yetkili olan tek makam yargılama makamı olmaktadır”. Muhakeme evresine göre bu makam hâkim ya da mahkemedir.

Tutuklama Yasağı

Tutuklama yasağı Madde 100/1’de düzenlenmiştir. Buna göre, verilmesi beklenen ceza ya da güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde tutuklama kararı verilemez.

Tutuklama yasağı kapsamında değerlendirilebilecek bir durum da, sanığa güvence belgesi verilmiş olmasıdır. Mahkeme, gaip veya kaçak olan sanık hakkında, duruşmaya gelmesi halinde tutuklanmayacağı hususunda bir güvence belgesi verebilir ve bu güvence koşullara da bağlanabilir. Böylece, hakkında güvence belgesi verilmiş olan sanık duruşmaya geldiğinde tutuklanmayacaktır. Fakat sanık hapis cezası ile mahkûm olur veya kaçma hazırlığında bulunur veya güvence belgesinin bağlı olduğu koşullara uymazsa Ceza hukuku gereğince, belgenin hükmü kalmaz ve geçersiz olur.

Tutuklama Kararına İtiraz

Tutuklama kararına itiraz işlemi yapılabilmesi kişilerin haklarından olmaktadır. Cumhuriyet savcısının tutuklama talebi reddedildiğinde, şüpheli y da sanık hemen serbest bırakılmalıdır. Ret kararını veren hâkim veya mahkemeye Cumhuriyet savcısı tarafından itiraz edilebilir. Kararına itiraz edilen hakim veya mahkeme itirazı uygun bulursa kararı düzeltir. Ret kararı üzerine şüpheli veya sanık serbest bırakılmış olacağından ve gıyapta tutuklama kararı da verilemeyeceğinden, buradaki düzeltme ancak yakalama emri düzenlenmesi biçiminde olabilir.

Ceza hukuku avukat ile ilgili olan davalarınız hakkında detaylı bilgi almak için, hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.