İcra ve İflas Hukuku

Anasayfa » Faaliyet Alanları » İcra ve İflas Hukuku
İcra ve İflas Hukuku2019-04-12T12:04:47+00:00

İcra ve İflas Hukuku

İcra ve iflas hukuku kavramı içerisinde yere alan belli başlıkları maddeler halinde belirtecek olursak;

  • Haciz yoluyla takip
  • İlamsız takip
  • Genel haciz yoluyla takip
  • Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip
  • Kiralanan taşınmazların tahliyesi
  • İlamlı takip
  • İlamların icrası
  • Rehinin paraya çevrilmesiyle takip
  • İhtiyati haciz
  • İflas yoluyla takip
  • Takipsiz iflas
  • İflasın ertelenmesi
  • İflasın tasfiyesi
  • Adi konkordato

İcra ve iflas hukuku incelenmesi açısından, oldukça geniş bir kapsamdan oluşmaktadır. Bilgilendirme amaçlı hazırlanan bu makalemizde, bazı kısımlarını açıklayacağız. Daha farklı bilgi edinimleri için, internet sayfamızda yer alan diğer makalelerden faydalanabilirsiniz.

İlamsız Takip

İlamsız takip, para ve teminat alacakları ile kiralanan taşınmazların tahliyesi için başvurulabilen ve takibin başlaması için herhangi bir mahkeme kararına ya da rehin hakkıyla güvence altına alınmış bir alacağa gereksinim olmayan icra takip yoludur.

İcra ve iflas hukuku yasasında, genel haciz yoluyla takip ayrıntılı biçimde düzenlenmiş; öteki takip yollarında ise takip yollarına ilişkin özellikleri ortaya koyan hükümlere yer verilmiştir. İcra işlerinde icra dairesi birinci derecede görevli olmaktadır. İcra daireleri arasında görev ayrımı yapılmadığından görev uyuşmazlığı da çıkmaz. Genel yetkili icra dairesi, borçlunun yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki icra dairesidir.

İlamsız takipte, yetki kamu düzenine ilişkin olmadığı için, icra dairesi kendi kararı ile takipsizlik kararı veremez. Bu nedenle, tarafların yetki itirazında bulunması gerekir. Ayrıca bu yetki itirazı icra dairesine yapılmalıdır. İcra mahkemesinin yetkisi, yargı çevresi içerisinde yer alan icra dairesinin yetkisine bağlıdır.

Genel Haciz Yoluyla Takip

İcra ve iflas hukuku kurallarına göre genel haciz yoluyla takip, para ve teminat alacakları için başvurulabilen ve takibin başlaması için herhangi bir belge ya da ispat aracına gereksinim olmayan ilamsız takip yolu olmaktadır.

Bu yöntem ile takip, genel bir takip yoludur. Bu nedenle, diğer koşulları taşımak kaydıyla, “Kambiyo senedine, İlama, İlam niteliğinde bir belgeye” bağlı alacak için de eğer istenirse bu belgelere özgü takip yollarına değil de doğrudan genel haciz yoluyla takibe başvurulabilir. Ancak kambiyo senedine, ilama ya da ilam niteliğinde belgeye bağlı olmayan veya rehinle de güvence altına alınmayan para ve teminat alacakları için başvurulacak tek yol, genel haciz yoluyla takiptir. Genel haciz yoluyla takibe başvurabilmek için alacağın mutlaka senede bağlı olması gerekmez.

İcra ve iflas hukuku alanındaki bilgilendirmelerimize, kambiyo senetleri hakkında bilgi vererek devam edeceğiz.

Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yoluyla Takip

Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip, elinde bir kambiyo senedi bulunan alacaklının başvurduğu özel ilamsız icra yoludur.

Kambiyo senedinin alacaklısı, o senedin yetkili hamilidir. Kambiyo senedi ciro edilmişse yetkili hamil düzgün ciro zincirine göre hak sahibi olduğu anlaşılan son hamildir. Bu senedin borçlusu, senedin türüne göre değişmektedir.

İcra müdürü, gerekli incelemelerini yaptıktan sonra, gerekli koşulların oluştuğu kanaatine varırsa icra ve iflas hukuku kurallarına göre, kambiyo sentlerine özgü haciz yoluyla ödeme emri gönderir. Ödeme emri, genel haciz yolundan farklı olarak üç gün içerisinde değil, hemen gönderilir. Ödeme emrine kambiyo senedi ve varsa protesto evrakının örneği de eklenir.

Borçlu, ödeme emrine süresi içerisinde itiraz etmezse sürenin bitimiyle birlikte takip işlemi kesinleşir. Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden beş gün içerisinde dilekçe ile icra mahkemesine itirazda bulunabilir.

Kiralanan Taşınmazların Tahliyesi

Kiralanan taşınmazların tahliyesi yoluyla takip, kira bedelinin ödenmemesi veya kira süresinin sona ermesi durumunda başvurulabilen bir ilamsız takip yoludur. Normal koşullarda mahkemeye başvurularak yapılabilecek olan tahliye işlemi, bu yolda icra dairesinden başlatılmaktadır.

İcra ve iflas hukuku kanunu gereğince, kiralayan sadece alamadığı kira bedelinin tahsilini amaçlayıp, aynı zamanda kiracının taşınmazdan tahliyesini de istiyorsa bu durumda kira bedelinin ödenmemesi nedenine dayanarak ilamsız tahliye yoluna başvurmalıdır. Kiralayanın bu yola başvurabilmesi için yazılı bir kira sözleşmesinin ve bunun takip talebine eklenmesi gerekli değildir.

Takip talebini alan icra dairesi, tahliye istemini de içeren bir ödeme emri düzenleyerek kiracıya gönderir. Ödeme emrini alan kiracı, borcunu 30 gün içinde ödemekle yükümlüdür. Fakat ödeme süresi, 6 aydan daha kısa süreli adi kirada altı gün, hâsılat kiralarında ise 60 gündür.

İcra ve iflas hukuku davalarınız hakkında, danışmanlık ya da avukatlık isteminizde, Esenyurt Avukat ile iletişime geçebilirsiniz.