İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Anasayfa » Faaliyet Alanları » İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku2019-04-12T12:07:04+00:00

İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

İş ve sosyal güvenlik hukuku kapsamına dâhil olan Kanun maddeleri, işçilerin hakları konularında bilinçlenmesini ve hak kaybı yaşamamasını düzenlemektedir. İş hukuku alanında işverenin hakları olduğu gibi işçinin de hem çalışma alanında hem de güvenliği açısından belli başlı hakları olmaktadır.

Bedensel iş zararları Türk Hukukunda genel olarak 4 Kanun maddesinde ele alınmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu bu konu hakkında genel kanundur.  4857, 6331 ve 5510 sayılı Kanunlar ise özel kanunlardır. Her kanun kendi içerisinde sorumluluk nedenlerini genel olarak hukuka aykırılık, kusur, nedensellik bağını açık veya örtülü şekilde düzenler. Hukuka aykırılık değişmez ortak karardır.

İş ve sosyal güvenlik hukuku kurallarına göre zarar, en geniş şekilde bir kişinin mal varlığında ve kişiliğine ilişkin korunan değerinde hukuka aykırı eylem sonucu onun iradesi dışında meydana gelen eksilmedir. Tazminat zararı giderimin hukuksal biçimidir. İlkesel olarak tazminat etmenleri (kusur, karşı kusur, iş göremezlik, yaş vb.) zarardan indirim öğeleridir.

İş Güvenliğinde Bedensel Zarar

İş güvenliğinde bedensel zarar 6331 sayılı Kanun’da yer almaktadır. İş ve sosyal güvenlik hukuku, bu madde ile iş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliği sağlanması hak ve yükümlülükleri düzenlemeyi amaçlamıştır. “İş kazası, meslek hastalığı” gibi kavramlar bu madde de yer almaktadır. Kanunun en büyük özelliği, işverenin yükümlülüklerini son derece genişletmektedir. Ayrıca risk olacak tehlike kaynağının ortadan kaldırılmasının gerekliliği belirtilmiştir.

Avrupa Birliği ile yapılan sözleşme kapsamına paralel olarak da İş ve sosyal güvenlik hukuku çerçevesinde, işveren iş sağlığı ve güvenliği açısından risk değerlendirmesi yapmakla yükümlü olmaktadır.

İş kazası sonrası bedensel zarara uğrayan ya da kazanın ölümle sonuçlanması sonrasında; sağ kalan işçiye ya da ölen işçinin bakmakla yükümlü olduğu kişiye tazminat ödenmesi gerekmektedir. Bu tazminatlar eylemin oluş şekline göre belirlenir ve “maddi tazminat, manevi tazminat ve destekten yoksun kalma tazminatı” olmaktadır. İş ve sosyal güvenlik hukuku bu kapsam dâhilinde olan davaların tümünü içermektedir.

İş Kazasının Tespit Davası

İş kazasının tespit davası hakkında edinmek istediğiniz bilgilere, makalemizin bu kısmından ulaşabileceğiniz gibi, internet sayfamızdaki diğer makale örneklerinden de faydalanabilirsiniz. Süreç cismani zarara neden olan eylemin ve sonucunun Kuruma bildirilmesiyle başlar. Kurumca eylemin iş kazası olup olmadığı değerlendirilir. Alınacak sağlık kurulu raporuna göre; yine Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre iş göremezlik oranı belirlenir. Gerek rapora gerek iş göremezlik oranına Sosyal Sigorta Yüksek Kuruluna itiraz edilebilir. Sigortalının kurulun raporunu benimsememesi durumunda dava yoluyla hakkını ilerletmesi mümkündür.

Yargıtay (Y.21. HD, 21.05.2007- 7569/8369) esaslı İş ve sosyal güvenlik hukuku davasının kararına göre; sürekli iş göremezlik oranın “0” olması durumunda da tedavisinin devam ettiği ve çalışmadığı sürelere ilişkin maddi zararın tespiti mümkün olduğu, geçici iş göremezlik ödeneğinin düşülerek farka karar verilebileceğine hükmetmiştir.

İş Yerinde Mobbing(Psikolojik Taciz) Uygulaması

İş yerinde mobbing (psikolojik taciz) uygulaması, Türk Borçlar Kanunu 417. Maddesinde belirtilmiştir.

Meslek hastalığı ve iş kazası ya ad ölüm olayının ağırlıklı olarak görünümü, mekanik bir aracın ya da bir sanayi üretiminin işçiye verdiği zarardır. Zararın da dış bütünlüğe ve iç bütünlüğe verildiği ifade edilmiştir.

Mobbing ise nitelik olarak iç bütünlüğe zarar vermektir. Burada zararı veren de, zararı gören de insandır. İşçilerin birbirine düşmanca davranışları, kasıtlı olarak işçiye yaşatılan zorluklar, eziyet edilmesi gibi durumlar mobbing uygulanması dâhilinde yer alan eylemlerdir.

İş ve sosyal güvenlik hukuku içerisinde de yer alan bu psikolojik uygulamanı,  iş sözleşmesine etkisi ayrı bir inceleme konusu olmaktadır. Fakat bu durumda mağdurun eylemde bulunan ya da bulunanlar aleyhine manevi tazminat isteme hakkı bulunmaktadır. Bu kişiler mağdurun arkadaşları olabileceği gibi, işveren ya da işveren vekili de olabilir.

İş Davasında Tazminat Türleri

İş davasında tazminat türleri 3 kısma ayrılmaktadır. Bumlar; maddi tazminat, manevi tazminat ve destekten yoksun kalma tazminatıdır. Tazminatın şeklini yaşanılan eylem ve bu eylemin sonuçları belirlemektedir. Fakat burada esas alınması gereken bir durumda yaşanılan eylemin süresine uygun olarak davanın açılmasıdır. Eğer ki süre zamanaşımına uğrarsa tazminat hakları da ortadan kalkan bir durum olmaktadır.

İş ve sosyal güvenlik hukuku davalarınız için, danışmanlık ve avukatlık hizmeti almak isterseniz, internet sayfamızda bulunan bilgilerden faydalanarak Avcılar Avukat ile iletişime geçebilirsiniz.