Boşanmada Eşin Serbest Meslek Bürosu Nasıl Paylaşılır? 2026

//Boşanmada Eşin Serbest Meslek Bürosu Nasıl Paylaşılır? 2026

Boşanmada Eşin Serbest Meslek Bürosu Nasıl Paylaşılır? 2026

Kısa Cevap: Evet, boşanmada eşlerden birine ait serbest meslek bürosu belirli şartlarda mal paylaşımında dikkate alınabilir. Ancak çoğu durumda paylaşılan şey ruhsatın kendisi değil; büronun evlilik içindeki ekonomik değeri, demirbaşları, gelirleri ve bunlardan doğan katılma alacağıdır.

Yazan: Av. Arı | İstanbul Barosu | Bu makale hukuki bilgilendirme amaçlıdır, danışmanlık yerine geçmez.

Boşanma sürecinde en çok karışan konulardan biri, bir eşin kendi mesleği için kurduğu ofis veya büronun nasıl değerlendirileceğidir. Özellikle avukatlık bürosu, mimarlık ofisi, mali müşavirlik ofisi, danışmanlık bürosu, psikolog kliniği ya da benzeri serbest meslek faaliyetlerinde şu düşünce çok yaygındır: “Bu benim kişisel emeğimle kuruldu, o yüzden paylaşılmaz.” İlk bakışta mantıklı görünen bu yaklaşım, mal rejimi hukukunda çoğu zaman eksik kalır.

Uygulamada görüyoruz ki sorun yalnızca büronun kimin adına açıldığı değildir. Asıl mesele; büronun ne zaman kurulduğu, kurulum sermayesinin hangi kaynaktan geldiği, evlilik süresince elde edilen gelirlerin nasıl kullanıldığı, ofis demirbaşlarının ve birikimlerinin nasıl oluştuğu, borçların ve alacakların ne olduğu ve taraflar arasında başka bir mal rejimi sözleşmesi bulunup bulunmadığıdır. Bir eş mesleki faaliyeti bizzat yürütse de diğer eş aile bütçesini taşımış, kira yükünü üstlenmiş, başlangıçta birikim aktarmış veya dolaylı katkı sağlamış olabilir.

Problem burada başlar. Büro tek bir eş adına olduğu için diğer eşin hiçbir hakkı olmadığı sanılır. Agitation kısmı ise dosya büyüdükçe ortaya çıkar: banka hareketleri incelenir, ofis için evlilik içinde kredi çekildiği görülür, demirbaşların aile gelirleriyle alındığı anlaşılır, hatta bazen büronun gelirleri başka hesaplara aktarılmış olur. Çözüm ise meseleyi duygusal değil, teknik bir mal rejimi tasfiyesi olarak ele almaktır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 202 uyarınca eşler başka bir rejim seçmemişse yasal rejim edinilmiş mallara katılma rejimidir. TMK m. 218 rejimin kapsamını, m. 219 edinilmiş malları, m. 220 kişisel malları, m. 221 ise eşlerin mal rejimi sözleşmesiyle bir mesleğin icrası veya işletmenin faaliyeti sebebiyle doğan ve normalde edinilmiş mala girecek bazı değerleri kişisel mal saymayı kararlaştırabileceklerini düzenler. İspat yükü bakımından TMK m. 222, sona erme tarihi bakımından TMK m. 225, değer artış payı bakımından TMK m. 227, artık değer bakımından TMK m. 231 ve katılma alacağı bakımından TMK m. 236 önem taşır. İstanbul aile hukuku avukatı desteğiyle yürütülen dosyalarda bu maddelerin birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Evet, serbest meslek bürosu belirli şartlarda mal paylaşımına girer

Evet, serbest meslek bürosu boşanmada mal paylaşımı hesabına girebilir; ancak bu her dosyada aynı yöntemle olmaz. Burada kritik ayrım, mesleki ruhsat veya şahsi unvan ile ekonomik değerin birbirinden farklı şeyler olmasıdır. Avukatlık ruhsatı, diplomanın doğurduğu şahsi haklar veya mesleği icra etme ehliyeti kişiye sıkı sıkıya bağlıdır ve doğrudan paylaşım konusu yapılamaz. Buna karşılık evlilik içinde edinilen ofis mobilyaları, bilgisayarlar, ekipmanlar, kira depozitosu, tahsil edilmiş gelirler, birikmiş kazançlar ve uygun koşullarda işletme değeri tasfiyede hesaba katılabilir.

TMK m. 219’a göre her eşin mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleri edinilmiş maldır. Çalışmanın karşılığı olan edinimler de buna dahildir. Bu nedenle bir serbest meslek faaliyetinden evlilik içinde doğan ekonomik kazanımlar, kural olarak inceleme dışı bırakılamaz. Büromuzda sıkça karşılaştığımız uyuşmazlıklarda taraflardan biri “ofis benim emeğim, paylaşılmaz” derken; dosya incelendiğinde ofisin kurulumu, tadilatı ve sürdürülebilmesi için ortak bütçeden ciddi harcamalar yapıldığı görülmektedir.

Burada çoğu kez doğrudan “büronun yarısı devredilir” gibi bir sonuç çıkmaz. Asıl sonuç, diğer eş lehine bir katılma alacağı veya uygun şartlarda değer artış payı alacağı doğmasıdır. Yani paylaşım çoğu zaman ayni değil, parasal karakter taşır.

Hayır, büronun tek eş adına olması diğer eşin hakkını otomatik kaldırmaz

Hayır, vergi levhasının, kira sözleşmesinin, oda kaydının ya da ofis tabelasının yalnızca bir eş adına olması tek başına belirleyici değildir. TMK m. 222 açık biçimde, belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kişinin bunu ispatla yükümlü olduğunu söyler. Aynı maddede, bir eşin bütün mallarının aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edileceği de düzenlenmiştir.

Bu nedenle “büro benim adıma kayıtlı” savunması tek başına yeterli olmaz. Özellikle ofisin kuruluş tarihinde kullanılan para, ofis dekorasyonu, ekipman alımları, personel giderleri, kira ödemeleri ve gelir akışının kaynağı incelenir. Uygulamada görüyoruz ki taraflardan biri bütün ticari hareketleri kendi hesabından yürütse bile bu, ekonomik değerin otomatik olarak kişisel mal olduğu anlamına gelmez.

İstanbul avukat dosyalarında çoğu zaman şu deliller önem taşır: banka hesap ekstreleri, kredi sözleşmeleri, POS kayıtları, e-fatura hareketleri, vergi beyanları, kira kontratları, demirbaş faturaları, bilirkişi incelemesi ve gerektiğinde tanık beyanları. Diğer eşin ofiste resmen ortak görünmemesi, katkı sunmadığı anlamına gelmez.

Evet, evlilikten önce açılan büro kişisel mal olabilir; ama geliri yine tartışma yaratabilir

Evet, serbest meslek bürosu veya onun temelini oluşturan mesleki yapı evlilikten önce kurulmuşsa, TMK m. 220 uyarınca bunun kişisel mal sayılması mümkündür. Çünkü mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan malvarlığı değerleri kural olarak kişisel maldır. Ancak bu nokta çoğu kişi tarafından yanlış anlaşılır: büronun kendisi kişisel mal olsa bile, evlilik süresince bu yapıdan doğan bazı gelirlerin edinilmiş mal niteliği taşıması mümkündür.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2020/8-458 E., 2021/889 K. sayılı kararında; evlenmeden önce edinilmiş şirket hisselerinin kişisel mal olduğunu, ancak aksi kararlaştırılmadıkça evlilik birliği süresince bu hisselere düşen gelirin edinilmiş mal grubuna dahil olabileceğini vurgulamıştır. Bu yaklaşım, serbest meslek bürosu bakımından da düşünme biçimi sunar: temel yapı kişisel mal olsa dahi, evlilik döneminde doğan ekonomik faydalar her somut olayda ayrıca incelenir.

Büromuzda sıkça karşılaştığımız bir yanlış da şudur: “Ofisi ben evlenmeden önce açtım, o yüzden boşanmada hiçbir hesabı yapılamaz.” Oysa ofisin başlangıç hali ile evlilik dönemindeki büyümüş hali aynı olmayabilir. Yeni şube, yeni ekipman, yeni portföy, yeni tahsilatlar, marka değeri ve birikmiş gelirler dosyanın kaderini değiştirir. Bu nedenle evlilik öncesi varlık ile evlilik içi artışın titizlikle ayrılması gerekir.

Evet, mal rejimi sözleşmesi varsa sonuç tamamen değişebilir

Evet, taraflar geçerli bir mal rejimi sözleşmesi yaptıysa paylaşım hesabı farklılaşabilir. TMK m. 221’e göre eşler, bir mesleğin icrası veya işletmenin faaliyeti sebebiyle doğan ve normalde edinilmiş mala dahil olması gereken malvarlığı değerlerinin kişisel mal sayılacağını kararlaştırabilirler. Aynı şekilde kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara dahil olmayacağını da sözleşmeyle düzenleyebilirler.

Bu yüzden boşanma dosyasında ilk sorulması gerekenlerden biri, evlilik öncesinde veya sonrasında noterde yapılmış bir mal rejimi sözleşmesi bulunup bulunmadığıdır. Böyle bir sözleşme varsa büronun kendisi, gelirleri veya belirli yatırım unsurları bakımından genel kuralın dışında bir sonuç çıkabilir. Fakat sözleşme yoksa, sadece sözlü anlaşmalara dayanarak “biz bunu paylaşmayacaktık” denmesi çoğu zaman yeterli olmaz.

İstanbul aile hukuku avukatı bakımından bu aşamada sözleşmenin kapsamı, tarihi ve lafzı çok önemlidir. Sözleşme yalnızca bazı malvarlığı kalemlerini mi kapsıyor, yoksa mesleki gelirleri de kapsayacak kadar açık mı? Her dosyada cevap değişir.

Evet, büronun değeri hesaplanırken sadece masa sandalye değil ekonomik bütünlük incelenir

Evet, serbest meslek bürosunun boşanmadaki değeri belirlenirken yalnızca fiziksel eşyaların toplamı esas alınmaz. Demirbaşlar elbette hesaba katılır; ancak dosyanın niteliğine göre tahsil edilmiş alacaklar, kasa ve hesap hareketleri, devam eden işlerden doğan hakedişler, ofis için oluşturulan birikimler ve bazı durumlarda işletmenin toplam ekonomik görünümü de dikkate alınabilir.

Yargıtay 8. HD, 2015/6299 E., 2016/15819 K. sayılı kararında, mal paylaşımında dava konusu şirket ise değerlemenin yalnızca öz sermaye hesabıyla sınırlı tutulamayacağını; mal rejiminin sona erdiği andaki durum esas alınarak tasfiye tarihindeki rayiç değere göre sonuca gidilmesi gerektiğini belirtmiştir. Kararda; sektörün durumu, bilanço yapısı, teknoloji, müşteri portföyü, organizasyon yapısı, satışlar, nakit akışı ve geleceğe ilişkin ekonomik verilerin dikkate alınması gerektiği vurgulanmıştır. Serbest meslek bürosu birebir şirket olmayabilir; ancak ekonomik değerleme mantığı bakımından bu yaklaşım yol göstericidir.

Burada önemli bir sınır da vardır. Mesleki itibar, kişisel yetenek veya tamamen kişiye bağlı gelecekteki muhtemel kazançlar her zaman aynı şekilde tasfiye konusu yapılamaz. Uygulamada görüyoruz ki bazı taraflar karşı eşin tüm gelecekteki kariyerini paylaşım hesabına dahil etmek ister. Oysa dava, somut ve ispatlanabilir malvarlığı değerleri üzerinden yürür. Bu ayrımı doğru kurmak gerekir.

Evet, boşanma davasının açıldığı tarih çoğu dosyada kritik eşiktir

Evet, mal rejiminin hangi tarihte sona erdiği sorusu hesaplamanın temelini oluşturur. TMK m. 225 uyarınca boşanma halinde mal rejimi, dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer. Bu da şu anlama gelir: büronun evlilik içindeki ekonomik gelişimi incelenirken sonsuz bir dönem değil, dava tarihine kadar olan dönem esas alınır; fakat tasfiye hesabında malın o andaki durumu ile karar tarihindeki rayiç değer birlikte önem kazanabilir.

Bu ayrım pratikte çok önemlidir. Örneğin dava açılmadan hemen önce ofis ekipmanları elden çıkarılmış, gelir başka hesaplara kaydırılmış veya işletme bilinçli biçimde küçültülmüş olabilir. İstanbul avukat pratiğinde bu tür girişimlere karşı banka kayıtları, vergi dairesi yazışmaları, ticari defter ve bilirkişi incelemeleriyle tablo ortaya konulmaya çalışılır.

Yargıtay 8. HD, 2013/16341 E., 2015/1094 K. sayılı kararında da mal paylaşımında şirket gelirleri, kâr payı, sermaye artışı ve muhdesat yönünden eksik incelemeyle karar verilemeyeceğini; gerektiğinde uzman bilirkişi incelemesiyle sonuca gidilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu karar, serbest meslek bürosu gibi karma yapılı dosyalarda eksik incelemenin ne kadar tehlikeli olduğunu gösterir.

Hayır, her katkı aynı hukuki sonuç doğurmaz; ispat stratejisi doğru kurulmalıdır

Hayır, ofise ilişkin her katkı otomatik olarak aynı tür alacak hakkını doğurmaz. Bazen söz konusu olan katılma alacağıdır; bazen kişisel maldan edinilmiş mala yapılan katkı nedeniyle değer artış payı gündeme gelir; bazen de tarafın iddiası ispatlanamadığı için beklenen sonuç alınamaz. Bu yüzden davanın başında hangi hukuki talebin ileri sürüleceği çok önemlidir.

Örneğin bir eş kendi mirasından gelen para ile diğer eşin ofisine ciddi yatırım yaptıysa, burada kişisel mal katkısı gündeme gelebilir. Buna karşılık ofis tamamen evlilik döneminde oluşan gelirlerle büyüdüyse, katılma alacağı hesabı daha belirgin hale gelebilir. Aynı dosyada hem kişisel mal savunması hem edinilmiş mal karinesi hem de bilirkişi değerlemesi birlikte tartışılabilir.

Büromuzda sıkça karşılaştığımız sorun, tarafların sadece “ben çok emek verdim” veya “hiç katkısı olmadı” düzeyinde genel anlatımla dava yürütmeye çalışmasıdır. Oysa mahkemede belirleyici olan; hangi harcamanın ne zaman yapıldığı, hangi gelir kaleminin hangi dönemde oluştuğu ve bunun hangi belgeyle doğrulandığıdır. İstanbul aile hukuku avukatı desteği tam da bu noktada dosyanın teknik omurgasını kurar.

Evet, doğru hazırlanan dava stratejisi hak kaybını ciddi biçimde azaltır

Evet, boşanmada eşin serbest meslek bürosunun paylaşımı konusu teknik olarak zor görünse de doğru hazırlıkla yönetilebilir. İlk adım, büroya ilişkin tüm mali verilerin toplanmasıdır. İkinci adım, mal rejimi sözleşmesi bulunup bulunmadığının netleştirilmesidir. Üçüncü adım ise kişisel mal ile edinilmiş mal ayrımının dosya bazında yapılması ve buna uygun dava/cevap stratejisinin kurulmasıdır.

Özellikle serbest meslek faaliyetlerinde kayıt dışı tahsilat, aile hesabından yapılan ofis harcamaları, yakınlar üzerinden yürütülen ödemeler ve eksik belge problemi sık yaşanır. Bu yüzden dava yalnızca hukuki bilgiyle değil, güçlü delil yönetimiyle kazanılır. Uygulamada görüyoruz ki ilk anda önemsiz görülen bir banka hareketi ya da bir ofis faturası, dosyanın sonucunu değiştirebilmektedir.

Sonuç olarak, serbest meslek bürosu boşanmada ne tamamen dokunulmaz bir alan ne de otomatik olarak yarı yarıya bölünecek bir malvarlığıdır. Doğru cevap, her zaman mal rejimi, tarih, kaynak, gelir yapısı, sözleşme ve ispat kombinasyonunda saklıdır.

Evet, en çok sorulan noktalar bunlardır

Serbest meslek bürosu doğrudan ikiye bölünür mü?

Genellikle hayır. Çoğu dosyada mahkeme büronun kapısını, ruhsatını veya meslek icra hakkını fiziksel olarak bölüştürmez. Esas olarak büronun evlilik içindeki ekonomik değerinin hesaplanması ve buna göre diğer eş lehine katılma alacağı ya da gerekiyorsa başka bir alacak kaleminin belirlenmesi gündeme gelir. Bu nedenle süreç, ayni paylaşım değil çoğu zaman parasal tasfiye şeklinde ilerler.

Avukatlık bürosu veya benzeri mesleki ofis tamamen kişisel mal sayılır mı?

Her zaman değil. Meslek ruhsatı ve kişisel mesleki yetki doğrudan kişiye bağlıdır; ancak ofisin ekonomik unsurları ayrıca değerlendirilir. Evlilik öncesinde mevcut olan yapı kişisel mal sayılabilir, fakat evlilik içinde oluşan gelirler, yeni yatırımlar, ekipmanlar veya bazı birikimler mal rejimi tasfiyesinde gündeme gelebilir. Sonuç, dosyanın tarih ve belge yapısına göre değişir.

Diğer eş ofiste resmi ortak değilse yine de hak talep edebilir mi?

Evet, edebilir. Resmi ortaklık tek ölçüt değildir. Ofisin kurulmasında ortak para kullanılmışsa, evlilik içi gelirlerle büyütülmüşse veya diğer eşin kişisel mal katkısı varsa, resmi ortaklık bulunmasa bile alacak talebi doğabilir. Burada kritik nokta, bu katkının nasıl ve hangi belgelerle ispatlanacağıdır. Mahkeme görünürdeki kayıttan çok ekonomik gerçekliği araştırır.

Boşanma davası açıldıktan sonra büronun gelirleri paylaşım hesabına girer mi?

Bu konu somut olaya göre değerlendirilir; çünkü mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer. Genel olarak dava tarihine kadar oluşan yapı esas alınır. Ancak malın o tarihteki durumu ile tasfiye tarihindeki değeri birlikte önem taşıyabilir. Dava sonrasında yapılan işlemler, mal kaçırma veya değer düşürme iddiası varsa ayrıca incelenebilir ve bilirkişi değerlendirmesi bu noktada belirleyici olabilir.

Bu tür davalarda hangi belgeler özellikle önemlidir?

Banka ekstreleri, vergi kayıtları, ofis kira sözleşmesi, demirbaş faturaları, kredi belgeleri, tahsilat kayıtları, muhasebe verileri, bilirkişi raporları ve gerektiğinde tanık beyanları çok önemlidir. Serbest meslek bürosu dosyalarında çoğu zaman tek bir belge değil, belgelerin birbiriyle kurduğu zincir sonucu belirler. Bu nedenle delillerin erken toplanması hak kaybını ciddi biçimde azaltır.

Bu konuda hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin.

By |2026-08-24T21:05:03+03:00Ağustos 24th, 2026|Aile Hukuku|0 Comments

About the Author:

Leave A Comment