Ticaret Hukuku

Anasayfa » Faaliyet Alanları » Ticaret Hukuku
Ticaret Hukuku2019-04-12T12:11:57+00:00

Ticaret Hukuku

Ticaret hukuku kapsamı, ticaret ve şirketler açısından olarak iki bölüme ayrılmıştır. Bilgilendirme amaçlı olarak, hukuk büromuz tarafından hazırlanan bu makalemizin içeriğinde bu alanın ticaret kısmını açıklayacağız.

Bu hukuk alanı, bireyler arasındaki ilişkileri düzenleyen ve hukukun, ticaretle olan mevzuatlarını kapsayan alt dalıdır. 1956’da 6762 sayılı yasa ile düzenlenen, ayrıca Sermaye Piyasası Kanunu, Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu gibi dalları olan Ticaret ve Şirketler Hukuku’nun genel kavramları tacir, ticari işletme, ticaret sicili, ticaret unvanı, haksız rekabet, ticari defterler, cari hesap, ticari işler tellallığı, acentelik olarak bilinir.

Ticaret hukuku kavramının kendi bünyesinde barındırdığı içerikleri, başlıklar halinde belirtecek olursak;

  • Ticari işletme (Ticari işletmenin oluşması için gerekli unsurlar, işletmenin işleyişi, işletmenin devredilmesi ve rehini )
  • Ticari iş
  • Tacir ve esnaf
  • Tacir ve esnaf yardımcıları
  • Ticari yargı
  • Ticaret sicili
  • Ticaret unvanı ve işletme adı
  • Marka
  • Haksız rekabet
  • Ticari defterler
  • Cari hesap

Ticaret hukuku kapsamları hakkında bilgilendirme yaparak, makalemize devam edeceğiz.

Ticari İşletme

Ticari işletme TTK madde 11/II’de belirtilmiştir. Hükümde sayılanlar, aynı zamanda ticari işletmenin ekonomik altyapısını da ifade etmektedir; çünkü Kanun koyucu ticari işletmeyi ekonomik açıdan bir birim olarak düşünülmüştür. Hükme göre; tesisat, kiracılık hakkı, ticaret unvanı ve diğer adlar, patentler ve markalar, endüstriyel tasarımlar, faydalı modeller gibi bir işletmenin işletilmesi için devamlı bir şekilde tahsis olunan unsurlar, sözleşmede aksine hüküm bulunmadıkça, ticari işletmeye dâhil sayılır.

Tacir sıfatının kazanılması için ortada mutlaka bir ticari işletme bulunmalıdır. TTK m. 14/I’e göre ticari işletmeyi ve kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.

Ticaret hukuku alanına gire bir davanın tespiti için öncelikle, davanın mutlak ticari dava olup olmadığı tespit edilmelidir eğer sonuç alınmazsa yarı-nispi ticari dava kıstasına bakılmalı; en son davanın nispi ticari dava olmadığı incelenmelidir. Bu kısımdan da sonuç alınamazsa, dava adi hukuk davası olabilir.

Marka

Marka en sade anlatımı ile bir teşebbüse ait olan mal ya da hizmetin, diğer mal ya da hizmetlerden ayrım gücünün oluşması için belirlenen işaretlerdir. Marka üzerinde özel koruma hükümlerinden yaralanmak için TPE nezdinde tescil işlemi yapılması gerekmektedir. Fakat bundan tescilsiz olarak kullanılan bir markanın tamamen korumasız bırakıldığı sonucu çıkarılamaz. Tescilsiz olarak kullanılan markalar; nispi ret nedenleri, hükümsüzlük davası ve arkasından da haksız rekabet hükümleri gereğince korunabilecektir.

Markanın tescil edilebilmesi için belli aşamalar vardır. Bunlar; marka olarak tescil edilebilecek bir işaret olması, bu işaretin mutlak veya nispi ret nedenlerine girmemesi ve idari prosedürdür.

Haksız Rekabet

Haksız rekabet, aldatıcı hareket ya da iyi niyet kurallarına aykırı olarak ekonomik rekabetin her türlü kötüye kullanılmasıdır. Haksız rekabette bulunan kişi, bir başkasının emeğini, ününü, piyasadaki itibarını ve ekonomik gücünü kendi yararına haksız olacak şekilde kullanan kişidir. Bu kişiler hakkında hukuk davaları ve ceza davaları açılabilir. Ticaret Hukuku kurallarına göre bu davayı açabilecek kişiler;

  • Haksız rekabet dolayısıyla zarar gören veya böyle bir tehlike ile karşılaşan kişi
  • Müşteriler
  • Mesleki ve ekonomik açıdan zarar gören kişiler olabilir.

Haksız rekabetin TTK’da düzenlenmesinden dolayı mutlak ticari dava olduğunu; davanın, değerine göre Asliye (ticaret) ya da Sulh Hukuk Mahkemesinde olacağını da belirtmek isteriz.

Ticari Defterler

Ticari defterler tutmakla yükümlü olanlar, esas itibariyle tacirlerdir.  Bunun yanı sıra tacir sayılanlarla, tacir gibi sorumlu tutulanlar da donatma iştiraki yükümlülüğe sahiptir. Bunların dışında TTK m. 18’de sayılan bazı kuruluşların da defter tutma yükümlülüğü düzenlenmiştir.

Gerçek kişi tacirler kural olarak; yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri tutmak zorundadır. Fakat işletmesinin nitelik ve önemine göre bunları tutmayıp sadece işletme defteri de tutabilir.

Ticaret hukuku kapsamına göre, tüzel kişi tacirler; yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri ve karar defteri tutmakla yükümlüdür. Karar defterine genel kurul veya ortak kurulu, yönetim kurulu tarafından yapılan görüşmeler sonucunda alınan kararlar ve bu kararlara ilişkin ayrıntılar yazılır.

Cari Hesap

Cari hesap kurallarında özellikle alım-satım, hizmet gibi ilişkiler nedeniyle birbirlerine devamlı ve karşılıklı olarak ödemelerde bulunan taraflar, cari hesap sözleşmesi yaparak alacaklarını ayrı ayrı istemekten vazgeçer.

Ticaret hukuku davalarınız hakkında detaylı bilgi almak için, Beylikdüzü Avukat ile iletişim sağlayabilirsiniz.