Evliliğin Butlanı (Mutlak Butlan) Davası Nasıl Açılır? TMK 145 Rehberi 2026

//Evliliğin Butlanı (Mutlak Butlan) Davası Nasıl Açılır? TMK 145 Rehberi 2026

Evliliğin Butlanı (Mutlak Butlan) Davası Nasıl Açılır? TMK 145 Rehberi 2026

Kısa cevap: Evliliğin butlanı, bir evliliğin baştan itibaren hükümsüz sayılmasıdır. Mutlak butlan hâllerinde (TMK 145) evlilik kesin olarak geçersizdir: akıl hastalığı nedeniyle evlenme yasağının ihlali, hısımlığın evlenme engeli sayılması ve önceki evlilik sürerken yeniden evlenme bu gruba girer. Butlan davasını eşler, ilgili menfaat sahipleri ve Cumhuriyet savcısı açabilir; mutlak butlanda dava için kanunda bir süre öngörülmemiştir, evlilik her zaman hükümsüz kılınabilir.

Pek çok kişi, nikâh kıyılmış olmasının evliliği her koşulda geçerli kıldığını sanır. Oysa Türk Medeni Kanunu bazı hâllerde evliliği baştan itibaren ve kesin olarak hükümsüz sayar. Boşanmada var olan bir evlilik sona erdirilir; butlanda ise evlilik hiç var olmamış gibi kabul edilir. Bu ayrım miras hakkından nafakaya, çocukların hukuki durumundan sosyal güvenceye kadar pek çok alanda farklı sonuçlar doğurur. Bu yazıda mutlak butlanın şartlarını, kimin hangi sürede dava açabileceğini ve davanın hukuki sonuçlarını açıklıyoruz.

Evliliğin butlanı nedir? Mutlak ve ek butlan ayrımı

Türk Medeni Kanunu’na göre evliliğin butlanı iki şekilde ortaya çıkar: mutlak butlan ve ek butlan. Mutlak butlan, evliliğin kuruluşundaki ağır bir saklılık nedeniyle evliliğin kesin olarak hükümsüz olduğu hâllerdir; burada evliliği geçerli kılacak herhangi bir seçenek yoktur. Ek butlanda ise evlilik geçerli kurulmuştur; ancak sonradan ortaya çıkan belirli bir olay, eşe evliliğin feshini isteme hakkı verir. Ek butlanın tipik örneği, hakkında gaipliğe hükmedilen eşin dönmesi veya hayatta olduğunun öğrenilmesidir.

Mutlak butlan hâllerinde evliliğin hükümsüzlüğü her zaman mahkemeden istenebilir; hak düşürücü süre yoktur. Ek butlanda ise kanun koyucu, dönüşü öğrenen eşe altı ay içinde ve her hâlde beş yıl içinde dava açma hakkı tanımıştır; süre geçtiğinde evlilik geçerli olarak devam eder. Hangi hâlin hangi gruba girdiği, davanın türünü ve sonucunu doğrudan belirlediği için ilk değerlendirme aşaması hayati önem taşır.

Mutlak butlan hâlleri: hangi evlilikler baştan geçersizdir?

TMK md. 145’te sayılan hâllerde evlilik kesin olarak butlanla saklıdır. Öğreti ve uygulamada bu hâller şöyle gruplanır:

  • Akıl hastalığı nedeniyle evlenme yasağının ihlali (TMK 125): Evlenmesinde sakınca bulunan akıl hastalığı bulunan kişilerin evlenmesi yasaktır. Bu yasağa rağmen kıyılan nikâh kesin butlanla saklıdır.
  • Hısımlığın evlenme engeli sayılması (TMK 129): Üst soy ve alt soy ile, kardeşler arasında evlenme kesin olarak yasaktır. Evlilik veya evlat edinmeden doğan kayın hısımlığı da evlilik engelidir; evlilik sona erse bile bu engel kalkmaz. Bu yasaklara rağmen kurulan evlilik mutlak butlanla saklıdır. Amca, dayı, teyze ve hala ile yeğenleri arasındaki evlilik ise mahkeme iznine tabidir; izinsiz evlenmenin sonucu mutlak butlandan farklı değerlendirilir ve tek başına kesin hükümsüzlük oluşturmaz.
  • Önceki evlilik sürerken yeniden evlenme (TMK 130): Evlilik bağı çözülmemiş bir kişi yeniden evlenemez. Çok eşlilik Türk hukukunda tanınmadığı için mevcut evlilik devam ederken yapılan ikinci evlilik kesin olarak hükümsüzdür. Uygulamada bu hâl, önceki evliliği yurt dışında kapatılmamış kişilerde en sık karşılaşılan butlan nedenidir.

Dikkat edilmesi gereken nokta şudur: baskı ve korkutmayla evlenme (TMK 146), hataya düşürülme veya aldatılma (TMK 147) ile küçüklük, kısıtlılık veya ayırt etme gücünden yoksunluk (TMK 148) mutlak butlan değil, iptal (fesih) nedenleridir. Yani tehdit altında kıyılan nikâh kesin hükümsüz değildir; iptal davasına tabidir ve belirli sürelerde kullanılmalıdır. Kadının önceki evliliğin sona ermesinden sonra öngürülen 301 günlük bekleme süresine (iddet) uyulmaması da tek başına mutlak butlan oluşturmaz. Bu ayrım, dava türünün ve savunma stratejisinin belirlenmesinde kritik önem taşır.

Butlan davası kimler açar, görevli mahkeme hangisidir?

Butlan davası TMK md. 149 uyarınca şu kişiler tarafından açılabilir:

  • Eşler: Evliliğin butlanla saklı olduğunu her zaman mahkemeden isteyebilirler.
  • İlgililer: Mirasçılar, alacaklılar ya da hukuki durumu evliliğe bağlı olarak etkilenen üçüncü kişiler butlan davası açabilir. Örneğin vefat eden kişinin evliliğinin butlanla saklı olduğunu ileri süren mirasçılar, bu yolla miras paylaşımındaki sonuçları etkileyebilir.
  • Cumhuriyet savcısı: Kamu düzenini ilgilendiren bir saklılık hâlinde re’sen dava açabilir. Özellikle çok eşlilik iddiasında savcının davası uygulamada görülür.

Görevli mahkeme aile mahkemesidir; İstanbul’da işlem yoğunluğu nedeniyle dosyalar mahkeme iş dağılımına göre farklı aile mahkemelerine düşebilir. Yetki bakımından genel kural, davalı eşin yerleşim yeri mahkemesidir. Mutlak butlan hâllerinde dava için herhangi bir süre öngörülmemiştir; dava hakkı düşmez. Ek butlanda ise eş, dönüşü veya hayatta olma olasılığını öğrenmesini izleyen altı ay içinde ve her hâlde beş yıl geçmeden dava açmak zorundadır; süre geçtiğinde evlilik kesinleşir.

Butlan davasında ispat: deliller ve Yargıtay’ın yaklaşımı

Butlan davasında ispat yükü, saklılığı iddia eden tarafa düşer. Hısımlığın varlığı nüfus kayıtları üzerinden; önceki evliliğin varlığı ise yurt dışı nikâh belgeleri, apostil ve yeminli tercümesi yapılmış resmi kayıtlarla ispatlanır. Akıl hastalığına dayanan butlanlarda resmi sağlık kurulu raporları ve varsa kısıtlılık kararları belirleyicidir. Soybağı reddedilmişse veya tanıma yapılmamışsa biyolojik bağın ispatı için DNA bilirkişi incelemesine başvurulabilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin yerleşik yaklaşımına göre, yurt dışında kıyılan önceki evliliğin Türkiye’de resmen tescil edilmemiş olması ikinci evliliği tek başına geçerli kılmaz. Türk vatandaşının yurt dışında evlenme ehliyeti Türk hukukuna tabidir (MÖHUK md. 13); bu nedenle önceki evliliği devam eden bir Türk vatandaşının yurt dışında yaptığı ikinci evlilik, Türkiye’de butlanla saklı kabul edilebilir. Uygulamada sık rastlanan bir başka husus da şudur: evlendirme memurunun nikâh sırasında bir saklılığı fark etmemiş olması mutlak butlan hâllerini ortadan kaldırmaz; memurun hatası taraflara ek bir hak tanımaz, ancak eşin iyi niyetinin değerlendirilmesinde rol oynayabilir.

Butlan davasının sonuçları: nafaka, miras, mal rejimi ve çocuklar

Evliliğin butlanla saklılanması hâlinde sonuçlar, eşlerin iyi niyetine göre farklılaşır:

  • Evlilik baştan itibaren hükümsüz olur. Eşler hiç evlenmemiş sayılır; birlikte kalmak isteyen tarafların yeniden nikâh kıydırması gerekir.
  • Nafaka: Evliliğin butlanı sebebiyle yoksun kalan iyi niyetli eş, kusurlu eşten yoksun kalmama nafakası isteyebilir. Boşanmadaki yoksunluk nafakasına ilişkin düzenlemeler, butlan hâlinde iyi niyetli eşin lehine uygulanır.
  • Miras: Evlilik butlanla saklıysa eşler kanuni mirasçı sıfatı kazanamaz. Ancak evliliğin hükümsüz olduğunu bilmeyen iyi niyetli eşin mirasçılığının korunması, kanunun iyi niyete tanıdığı güvenceler arasında değerlendirilir.
  • Mal rejimi: Evliliğin butlanla saklılanması hâlinde edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi istenemez; eşler arasındaki malvarlığı ilişkileri bu çerçevede ayrıca değerlendirilir.
  • Çocuklar: Evliliğin butlanı çocukların soybağını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Çocukların durumu, ana-babanın boşanması hâlindeki kurallara benzer biçimde çözümlenir; velayet çocuğun üstün yararına göre düzenlenir ve butlan, çocuk lehine korumaları ortadan kaldırmaz.

Dava kesinleşene kadar evlilik geçerli kabul edilir; eşler yasal sonuçlarıyla evli sayılır. Dava kabul edilip kesinleştiğinde ise evlilik baştan itibaren hükümsüz hâle gelir. Bu geçiş döneminde miras ve üçüncü kişilerin hakları bakımından ihtiyati tedbir yolları gündeme gelebilir; özellikle murisin ölümü sonrası açılan butlan davalarında tereke işlemlerinin durdurulması istenebilir.

Butlan mı boşanma mı? Karşılaştırma tablosu

Kriter Butlan davası Boşanma davası
Evliliğin durumu Baştan itibaren hiç geçerli olmamış sayılır Geçerli kurulur, dava ile sona erdirilir
Sebep Kanunda sayılan saklılıklar (TMK 145) Boşanma sebepleri (TMK 161 ve devamı)
Dava süresi Mutlak butlanda süresiz Zina ve hayata kastta 6 ay / her hâlde 5 yıl; diğer sebeplerde kural olarak süre yok
Davacı Eşler, ilgililer, Cumhuriyet savcısı Eşler
Tazminat/nafaka İyi niyete göre yoksun kalmama nafakası Yoksunluk nafakası + maddi/manevi tazminat
Tekrar evlenme Yeni nikâh gerekir Kesinleşmeyle yeniden evlenilebilir

Hangi davanın açılacağı, sadece olayların niteliğine değil, talebe de bağlıdır. Örneğin önceki evliliğin varlığı kesin olarak sabitse boşanma değil butlan davası uygun olur; ancak maddi-manevi tazminat talepleri ancak geçerli bir evliliğin sona erdirilmesiyle gündeme gelebileceği için taktiksel değerlendirme mutlaka bir avukatla yapılmalıdır.

Butlan davasında sık yapılan hatalar

Uygulamada en sık rastlanan hata, iptal sebebiyle butlan sebebini karıştırmaktır: baskı veya korkutma hâlinde açılması gereken dava yanlışlıkla butlan davası olarak nitelenir ve saklılığın niteliği reddedilir. İkinci sık hata, ek butlan süresini kaçırmaktır; beş yıllık süre dolduğunda gaipliğe hükmedilen eşin dönüşü artık evliliği feshetmez. Üçüncü hata, yurt dışı nikâh belgelerini apostil ve yeminli tercüme yaptırılmadan sunmaktır; bu eksiklik delillerin değerlendirilmesini ciddi biçimde geciktirir. Son olarak butlan davasının miras, sosyal güvenlik ve malvarlığı sonuçları, dava açılmadan önce bir bütün olarak değerlendirilmelidir; aksi hâlde dava kazanılsa bile beklenen hukuki sonuç elde edilemeyebilir.

Sık sorulan sorular

Butlan davası hangi sürede açılmalıdır?

Mutlak butlan hâllerinde kanun bir süre öngörmediği için dava her zaman açılabilir; bu, butlanın boşanmadan en önemli farklarından biridir. Ancak ek butlanda durum farklıdır: gaipliğe hükmedilen eşin dönmesi veya hayatta olduğunun öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde ve her hâlde beş yıl geçmeden dava açılması gerekir. Bu süreler hak düşürücü niteliktedir; süre geçtikten sonra evlilik kesin olarak geçerli hâle gelir ve artık feshedilemez. Sürenin başlangıcı olarak öğrenme tarihinin ispatı da pratikte önemli bir sorun oluşturur; bu nedenle öğrenme tarihini gösteren delillerin derhâl toplanması gerekir.

Evlilik butlanla saklıysa çocukların durumu ne olur?

Evliliğin butlanı çocukların soybağını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Çocukların durumu, ana-babanın boşanması hâlindeki kurallara benzer biçimde çözümlenir; evlilik içinde doğan çocuk, kocanın babalığı karinesinden yararlanmaya devam eder. Bununla birlikte babalık karinesinin çürütülmesi mümkündür ve butlan davasıyla birlikte soybağının reddi de ayrı bir süreçte ileri sürülebilir. Velayet, çocukların üstün yararına göre ana-babadan birine veya gerektiğinde üçüncü bir kişiye verilebilir. Kısacası butlan, çocukların hukuki güvenliğini bozmamak için boşanma hükümlerine yakın bir koruma sağlar.

Butlan davasını yalnızca eşler mi açabilir?

Hayır. TMK md. 149 uyarınca eşler dışında, evliliğin hukuki sonuçlarından doğrudan etkilenen ilgililer ve Cumhuriyet savcısı da butlan davası açabilir. İlgililer arasında mirasçılar, alacaklılar ve statüsü evliliğe bağlı üçüncü kişiler sayılabilir. Savcının dava açması özellikle çok eşlilik şüphesi bulunan hâllerde görülür. Buna karşılık hukuken korunmaya değer bir menfaati bulunmayan kişilerin dava hakkı yoktur; dava, somut bir hukuki yarar üzerine kurulmalıdır. Menfaat bağının somut biçimde gösterilememesi, davanın usulden reddi ile sonuçlanabilir.

İkinci evlilik yurt dışında yapıldıysa butlan yine de söz konusu mudur?

Evet, söz konusu olabilir. Türk vatandaşının yurt dışında evlenme ehliyeti Türk hukukuna tabidir; yurt dışında kıyılan nikâhın Türkiye’deki statüye etkisi, Türk hukukunun emredici kurallarına aykırı olmamasına bağlıdır. Önceki evliliği devam eden bir kişinin yurt dışında yaptığı ikinci evlilik, Türkiye’de tanınmayabilir ve mahkemece butlanla saklı kabul edilebilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin yaklaşımda yurt dışı nikâhın varlığı, tek başına mutlak butlanı ortadan kaldırmamakta; evlenme ehliyeti Türk hukuku bakımından da denetlenmektedir. Bu nedenle yurt dışı belgelerin apostil ve yeminli tercümeyle birlikte eksiksiz sunulması gerekir.

Butlan davası açıldığını öğrenen eş ne yapmalıdır?

Öncelikle dava dilekçesinde gösterilen saklılığın gerçekte var olup olmadığı ve hangi butlan türüne girdiği incelenmelidir; zira mutlak butlan ile iptal arasındaki ayrım savunmanın yönünü belirler. İkinci adım, iyi niyetin belgelenmesidir: nikâh başvurusunda beyan edilen bilgiler, önceki evliliğin kapandığı yönündeki resmi kayıtlar ve evlendirme memurluğunun tutumu, nafaka talepleri bakımından kritiktir. Üçüncü adım, karşı talepleri düşünmektir; kusurlu eş aleyhine yoksun kalmama nafakası ve mümkün olan hukuki çerçevede zarar talepleri ileri sürülebilir. Sürecin miras ve malvarlığı boyutu da mutlaka birlikte değerlendirilmelidir.

Butlan davası sonuçlanana kadar evlilik hangi statüdedir?

Dava kesinleşene kadar evlilik geçerli kabul edilir; eşler yasal sonuçlarıyla evli sayılır. Nafaka, miras, sağlık sigortası gibi statüler dava süresince korunur. Bununla birlikte mahkeme, terekenin korunması veya statünün belirsizliğe düşmemesi için ihtiyati tedbir kararı verebilir; örneğin davalı eşin tereke üzerindeki tasarrufları sınırlanabilir. Dava kabul edilip kesinleştiğinde ise evlilik baştan itibaren hükümsüz hâle gelir ve bu statüler geriye yürürlü olarak ortadan kalkar. Bu geçiş dönemi, özellikle miras ve üçüncü kişilerin hakları bakımından ihtilaflı hâllerde dikkatle yönetilmelidir.

Yazan: Av. Arı | İstanbul Barosu

Konunuzda güvenilir bir hukuki değerlendirme mi arıyorsunuz? Butlan davaları, ispat yükü ve iyi niyet değerlendirmesi bakımından ince ayrıntılar içerir. Durumunuza özel analiz için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilir, İstanbul ofisimizde görüşme planlayabilirsiniz.

By |2026-10-05T21:08:17+03:00Ekim 5th, 2026|Aile Hukuku|0 Comments

About the Author:

Leave A Comment