Israrlı Arama ve Mesaj Suçu 2026: TCK 123 Rehberi

//Israrlı Arama ve Mesaj Suçu 2026: TCK 123 Rehberi

Israrlı Arama ve Mesaj Suçu 2026: TCK 123 Rehberi

Kısa Cevap: Bir kişiyi sırf rahatsız etmek amacıyla ısrarla aramak, sürekli mesaj göndermek veya benzer şekilde huzurunu bozmak TCK 123 kapsamında suç oluşturabilir. Bu suçta tek seferlik öfke patlamasından çok, belirli bir kişiye yönelen ısrarlı ve özel kast içeren davranışlar aranır. Şikayet süresi ise kural olarak fiil ve fail öğrenildikten sonra 6 aydır.

Yazan: Av. Arı | İstanbul Barosu | Bu makale hukuki bilgilendirme amaçlıdır, danışmanlık yerine geçmez.

Israrlı arama ve mesaj atmak her zaman suç sayılır mı?

Hayır; her arama veya her mesaj doğrudan suç sayılmaz, ancak belirli şartlar oluştuğunda TCK 123 kapsamında ceza sorumluluğu doğabilir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.123’e göre, sırf bir kimsenin huzur ve sükununu bozmak maksadıyla o kişiye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde fail cezalandırılır. Burada üç temel unsur öne çıkar: davranışın belirli bir kişiye yönelmesi, davranışın ısrarlı olması ve failin amacının mağdurun huzurunu bozmak olması.

Uygulamada en sık karşımıza çıkan örnekler; ayrılık sonrası peş peşe aramalar, gece geç saatlerde sürekli mesaj gönderilmesi, aynı kişiye farklı hatlardan ulaşılmaya çalışılması, kapı önünde bekleme, ev veya işyeri çevresinde rahatsız edici şekilde görünme ve elektronik iletişim araçlarının baskı unsuru haline getirilmesidir. Büromuzda sıkça karşılaştığımız dosyalarda sorun, çoğu zaman mağdurun başlangıçta bunu “basit rahatsızlık” sanıp delil toplamayı geciktirmesidir.

Özellikle İstanbul gibi büyük şehirlerde aynı apartmanda, iş merkezinde veya sosyal çevrede tekrar eden temaslar daha karmaşık hale gelir. Bu nedenle bir İstanbul avukat veya İstanbul ceza avukatı ile erken aşamada değerlendirme yapılması, hem delillerin korunması hem de doğru suç tipinin belirlenmesi bakımından önem taşır.

TCK 123 kapsamında suçun oluşması için hangi şartlar aranır?

Suçun oluşması için ısrar, özel kast ve mağdurun huzurunu bozmaya elverişli davranış birlikte aranır.

TCK 123’te geçen “ısrarla” ibaresi son derece önemlidir. Bir defalık arama, tek bir mesaj ya da ani bir tartışma sonrasında söylenen tek söz çoğu olayda bu madde kapsamında yeterli görülmez. Davranışın süreklilik göstermesi, yinelenmesi ve mağdur üzerinde baskı oluşturması beklenir. Ayrıca failin amacı sadece iletişim kurmak değil, mağdurun huzur ve sükununu bozmak olmalıdır.

Problem tam da burada başlar: mağdur çoğu zaman “engelledim ama başka numaradan yazıyor”, “gece arıyor, gündüz işyerime geliyor” ya da “sosyal medyada yeni hesap açıp devam ediyor” der. Bu tablo büyüdükçe iş yaşamı, aile düzeni ve psikolojik denge bozulur. Agitation aşamasında olay sadece can sıkıcı olmaktan çıkar; uyku bozukluğu, işe odaklanamama, çocukların etkilenmesi ve güvenlik kaygısı ortaya çıkar. Çözüm ise delillerin sistematik toplanması ve sürenin kaçırılmadan şikayet hakkının kullanılmasıdır.

Yargıtay uygulaması da ısrar ve belirli kişiye yönelme ölçütünü öne çıkarır. Örneğin Yargıtay 12. CD, 2023/937 E., 2024/4800 K. sayılı kararda katılanın penceresine fener ile ışık tutarak rahatsız eden sanık yönünden TCK 123 kapsamında mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir. Yine Yargıtay 12. CD, 2023/969 E., 2024/3774 K. sayılı kararda mağdurun evini gözetleyerek rahatsız eden eylem kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu kapsamında değerlendirilmiştir. Bu kararlar, suçun yalnız telefondan ibaret olmadığını açıkça gösterir.

Israrlı arama ve mesaj suçunun cezası nedir?

TCK 123 uyarınca bu suçun temel cezası 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasıdır.

Kanun metni bakımından ceza aralığı görece sınırlı görünse de, dosyanın seyri sadece alt ve üst sınırdan ibaret değildir. Sanığın sabıkası, eylemin yoğunluğu, mağdur üzerindeki etkisi, farklı suçların da oluşup oluşmadığı ve uzlaştırma süreci sonucu önemli ölçüde etkiler. Bazı olaylarda aynı davranışlar tehdit, hakaret, kişisel verilerin hukuka aykırı kullanılması veya ısrarlı takip gibi başka suçlarla da birlikte değerlendirilebilir. Bu nedenle başvurunun tek başlık altında dar yorumlanması hatalı olabilir.

Uygulamada görüyoruz ki özellikle eski eş, eski sevgili, komşu, iş arkadaşı veya alacak-borç ilişkisi içindeki kişiler arasında başlayan rahatsızlık davranışları zamanla ağırlaşabiliyor. İlk aşamada sadece TCK 123 gibi görünen dosya, devamında tehdit veya hakaret boyutuna taşınabiliyor. Bu yüzden başvuruda olay örgüsünün kronolojik şekilde anlatılması gerekir.

Ceza miktarı tek başına bakıldığında düşük sanılabildiği için bazı mağdurlar şikayetten vazgeçiyor. Oysa mahkeme süreci dışında koruyucu tedbir ihtiyacı, iletişimin sonlandırılması ve başka suçların önlenmesi bakımından erken hukuki refleks çoğu zaman daha değerlidir.

Şikayet süresi ne kadar ve şikayet nereye yapılır?

Bu suç şikayete bağlıdır ve TCK 73 gereği kural olarak fiil ile failin öğrenilmesinden itibaren 6 ay içinde şikayet edilmelidir.

TCK m.73’e göre soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlarda, yetkili kişi altı ay içinde şikayette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Süre, olayın ve failin öğrenildiği günden itibaren başlar. Bu nedenle mağdurun “biraz daha bekleyeyim” yaklaşımı ciddi hak kaybına neden olabilir.

Şikayet Cumhuriyet Başsavcılığına, kolluğa veya bazı durumlarda doğrudan karakola yapılabilir. İstanbul’da yaşayan kişiler bakımından olayın gerçekleştiği yer savcılığı ya da kolluk birimi genellikle ilk temas noktasıdır. İstanbul ceza avukatı desteğiyle hazırlanmış ayrıntılı bir şikayet dilekçesi, olayın basit bir iletişim tartışması gibi görünmesini önler.

Şikayet dilekçesinde şu başlıklar net olmalıdır:

  • Rahatsız etme davranışlarının başlangıç tarihi ve devam eden örnekleri
  • Arama, mesaj, sosyal medya yazışması veya fiziksel takip sayısı ve sıklığı
  • Kullanılan telefon numaraları, hesap adları ve ekran görüntüleri
  • Varsa tanıklar, apartman görevlisi, işyeri çalışanı veya aile bireylerinin gözlemleri
  • Mağdurun huzurunun nasıl bozulduğu ve günlük yaşamın nasıl etkilendiği

Şikayet süresi geçtikten sonra dosya sırf bu nedenle işlemden kaldırılabileceği için zaman yönetimi kritik önemdedir.

Hangi deliller etkili olur ve delil toplarken nelere dikkat edilmelidir?

En etkili deliller; ekran görüntüsü, arama kayıtları, ses kayıtları konusunda hukuka uygun materyaller, tanık beyanları ve kronolojik olay listesidir.

Mağdurun en sık yaptığı hata, mesajları silmek veya numarayı hemen tamamen kapatıp geçmiş kayıtları kaybetmektir. Oysa ceza dosyasında sürekliliği ispat etmek için peş peşe gelen çağrılar, farklı tarihlerdeki mesajlar, sosyal medya yazışmaları ve gerekirse HTS veya operatör kayıtları önem kazanır. Büromuzda sıkça karşılaştığımız bir başka hata da yalnız tek bir ekran görüntüsü ile yetinilmesidir. Savcılık aşamasında mümkün olduğunca tarih-saat bilgisi görünen çoklu kayıtlar daha güçlü ispat sağlar.

Ses kaydı konusunda ise her olayın ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Hukuka aykırı yöntemlerle delil elde edilmesi ayrı tartışmalar doğurabilir. Bu yüzden özellikle gizli kayıt, üçüncü kişilerin konuşmalarının alınması veya özel alan görüntüleri konusunda profesyonel değerlendirme yapılmalıdır. Mağdurun kendisine yönelen iletişimi saklaması ile başkasının özel alanına müdahalesi aynı şey değildir.

Uygulamada çözüm odaklı yaklaşım şu sırayla ilerler:

  1. Mesajları ve çağrı kayıtlarını yedeklemek
  2. Tarih sırasına göre olay çizelgesi hazırlamak
  3. Varsa tanıkları not etmek
  4. Numara değişse bile bağlantıyı gösterecek kayıtları saklamak
  5. Şikayet dilekçesini somut örneklerle desteklemek

Özellikle İstanbul gibi yoğun yaşam alanlarında apartman kamera kayıtları, site güvenlik kayıtları veya işyeri giriş-çıkış kayıtları kısa sürede silinebileceğinden hızlı hareket etmek gerekir.

Uzlaştırma süreci var mı, dava nasıl ilerler?

Evet; TCK 123 kapsamındaki suç şikayete bağlı yapısı nedeniyle CMK 253 çerçevesinde uzlaştırma değerlendirmesine konu olabilir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.253 uyarınca şikayete bağlı suçlarda uzlaştırma mekanizması devreye girebilir. Bu, her dosyanın mutlaka anlaşmayla sonuçlanacağı anlamına gelmez. Taraflar uzlaşmazsa soruşturma ve yeterli şüphe bulunması halinde dava süreci devam eder. Mağdur açısından önemli olan, uzlaştırma teklifinin gelmiş olmasının olayın önemsiz olduğu anlamına gelmediğini bilmektir.

Agitation burada yeniden ortaya çıkar: bazı mağdurlar uzlaştırma teklifini görünce geri adım atmak zorunda olduklarını sanır. Oysa uzlaştırma tamamen taraf iradesine bağlı bir kurumdur. Özellikle davranışların devam ettiği, güvenlik endişesinin sürdüğü ya da aynı kişinin tehdit ve hakaret içeren başka eylemleri bulunduğu dosyalarda strateji dikkatle belirlenmelidir.

Yargıtay kararları da maddi olayın niteliğine bakar. Yargıtay 18. CD, 2019/8026 E., 2020/4736 K. sayılı kararda TCK 123 bakımından ısrar ve rahatsız etme kastı unsurlarının somut olay içinde değerlendirilmesi gerektiği vurgulanan uygulamalardan biridir. Bu nedenle savunma ve şikayet tarafının dosyayı sadece “mesaj attı” seviyesinde değil, kast ve süreklilik ekseninde kurması gerekir.

Mağdur ne yapmalı, fail neye dikkat etmelidir?

Mağdur gecikmeden delil toplamalı; fail ise iletişimin karşı tarafça açıkça istenmediği durumda ısrarın ceza sorumluluğu doğurabileceğini bilmelidir.

Mağdur yönünden çözüm nettir: iletişimin kesilmesi yönündeki iradeyi mümkünse yazılı şekilde ortaya koymak, buna rağmen süren eylemleri kayıt altına almak ve süresi içinde başvuru yapmaktır. Özellikle ayrılık, boşanma, alacak verecek veya komşuluk ilişkilerinde taraflar duygusal tepkiler nedeniyle hukuki sınırları kaçırabiliyor.

Fail bakımından ise “sadece konuşmak istedim” savunması her zaman yeterli olmaz. Karşı tarafın iletişimi reddetmesine rağmen farklı hatlardan aramaya devam etmek, işyerine gitmek, ev çevresinde beklemek veya sosyal medya üzerinden sürekli temas kurmak ceza dosyasına dönüşebilir. Uygulamada görüyoruz ki bazı kişiler tehdide başvurmadıkları için suç işlemediklerini düşünüyor. Oysa tehdit bulunmasa bile TCK 123 kapsamında değerlendirme yapılabilir.

Bir İstanbul avukat desteğiyle dosyanın erken analiz edilmesi, gereksiz beyanların önlenmesi ve doğru stratejinin kurulması açısından önemlidir. Özellikle aynı olay içinde tehdit, hakaret veya ısrarlı takip şüphesi de varsa savcılık değerlendirmesi genişleyebilir.

Sık sorulan sorular

Tek bir kez aramak veya mesaj atmak TCK 123 kapsamında suç olur mu?

Çoğu olayda tek seferlik arama veya tek mesaj, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun oluşması için yeterli görülmez. Çünkü kanun ısrar unsurunu arar. Ancak tek hareket tehdit, hakaret veya başka bir suçu oluşturabilir. Bu nedenle olayın sadece sayısına değil, içeriğine, saatine, tekrarına ve taraflar arasındaki geçmişe birlikte bakmak gerekir. Özellikle gece saatlerinde, engelleme sonrası farklı numaralarla devam eden temaslar ayrı değerlendirilir.

Engellediğim halde farklı numaralardan araması suçun oluştuğunu gösterir mi?

Bu durum suçun oluştuğunu otomatik olarak göstermez; ancak ısrar unsurunun ispatı bakımından çok güçlü bir veri olabilir. Mağdurun iletişimi istemediğini açıkça ortaya koymasına rağmen farklı hatlar, sahte hesaplar veya üçüncü kişiler üzerinden temas kurulması, failin rahatsız etme kastını gösterebilir. Savcılık ve mahkeme, aramaların sıklığını, içeriklerini ve mağdur üzerindeki etkisini birlikte değerlendirir. Bu yüzden tüm numaraların ve tarihlerin kayda alınması gerekir.

Şikayetten vazgeçersem dosya tamamen kapanır mı?

TCK 123 şikayete bağlı bir suç olduğundan şikayetten vazgeçme çoğu durumda dosyanın seyrini doğrudan etkiler. Ancak aynı olay içinde tehdit, hakaret, kişisel verilerin ihlali veya başka bir re’sen takip edilen suç bulunuyorsa, süreç sadece TCK 123 bakımından düşünülmemelidir. Bu nedenle vazgeçme kararı verilmeden önce dosyanın bütün yönleri değerlendirilmelidir. Pratikte mağdurlar bazen baskı altında vazgeçtiği için sonradan daha büyük sorunlarla karşılaşabilmektedir.

Bu suçta uzlaştırma teklifini kabul etmek zorunlu mudur?

Hayır, uzlaştırma teklifini kabul etmek zorunlu değildir. CMK 253 çerçevesinde taraflara uzlaşma imkanı tanınması, mağdurun mutlaka anlaşması gerektiği anlamına gelmez. Olayın niteliği, eylemlerin devam edip etmediği, taraflar arasındaki güç dengesi ve güvenlik riski birlikte değerlendirilmelidir. Sürekli rahatsızlık, korku ve baskı yaratan durumlarda salt dosya kapansın düşüncesiyle hareket etmek her zaman doğru sonuç vermez.

Israrlı arama ile ısrarlı takip aynı şey midir?

Hayır, her ne kadar pratikte birbirine yakın görünseler de aynı hukuki değerlendirme değildir. Israrlı arama ve mesajlar çoğu zaman TCK 123 kapsamında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçuyla ilişkilendirilir. Buna karşılık fiziksel takip, dijital gözetleme, yaşam alanına sistematik müdahale ve güvenlik kaygısı doğuran eylemler farklı suç tipleriyle birlikte ele alınabilir. Somut olayın içeriği, suç vasfının doğru belirlenmesi açısından belirleyicidir.

Bu konuda hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin.

By |2026-06-26T09:03:40+03:00Haziran 26th, 2026|Ceza Hukuku|0 Comments

About the Author:

Leave A Comment