Mirasta Ortaklığın Giderilmesi Davası 2026 İstanbul Rehberi

//Mirasta Ortaklığın Giderilmesi Davası 2026 İstanbul Rehberi

Mirasta Ortaklığın Giderilmesi Davası 2026 İstanbul Rehberi

Kısa Cevap: Mirasta ortaklığın giderilmesi davası, mirasçılar arasında elbirliğiyle kalan taşınır veya taşınmazların paylaştırılması için açılır. Anlaşma yoksa sulh hukuk mahkemesi aynen paylaşım mümkün değilse satış yoluna gidebilir; özellikle İstanbul gibi taşınmaz değeri yüksek yerlerde dava stratejisinin baştan doğru kurulması hak kaybını azaltır.

Yazan: Av. Arı | İstanbul Barosu | Bu makale hukuki bilgilendirme amaçlıdır, danışmanlık yerine geçmez.

Mirasta ortaklığın giderilmesi davası nedir?

Mirasta ortaklığın giderilmesi davası, miras bırakanın vefatından sonra terekeye dahil malvarlığının mirasçılar arasında paylaştırılamaması halinde açılan davadır. Türk Medeni Kanunu m. 640 uyarınca birden çok mirasçı varsa paylaşmaya kadar miras ortaklığı doğar ve mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olur. Bu yapı, günlük hayatta çoğu zaman sorun yaratır; çünkü tek bir mirasçı taşınmazı satmak, kiralamak, devretmek ya da tek başına tasarruf etmek istediğinde diğer mirasçıların katılımı gerekir.

Sorun burada başlar. Bir daire yıllarca boş kalabilir, kira tek bir kişi tarafından toplanabilir, bakım masrafı tartışması çıkabilir ya da kardeşler arasında fiili kullanım çatışması büyüyebilir. Uygulamada görüyoruz ki anlaşmazlık uzadıkça sadece aile içi gerilim artmaz; taşınmazın ekonomik değeri de verimsiz kullanılır. Bu nedenle TMK m. 642, her mirasçıya kural olarak her zaman paylaşma isteme hakkı tanır.

Çözüm ise doğru hukuki nitelendirmedir. Büromuzda sıkça karşılaştığımız dosyalarda dava halk arasında çoğu zaman izale-i şuyu davası diye bilinse de miras kaynaklı ortaklıklarda işin temeli miras ortaklığının sona erdirilmesidir. Mahkeme, belirli malların aynen paylaştırılmasını, mümkün değilse satış yoluyla bedelin dağıtılmasını değerlendirebilir.

Kimler bu davayı açabilir ve kime karşı açılır?

Bu davayı mirasçılardan her biri açabilir. TMK m. 642 açık şekilde, ortaklığı sürdürme zorunluluğu yoksa her mirasçının paylaşma talebinde bulunabileceğini düzenler. Dava, diğer tüm mirasçılara karşı açılır. Eğer terekeye ilişkin taşınmazlar üzerinde sonradan pay devri, alacaklı haczi veya başka hukuki ilişki doğmuşsa taraf yapısı daha dikkatli kurulmalıdır.

Burada en kritik nokta, tüm paydaşların davada yer almasıdır. Yargıtay 7. HD, 2023/1948 E., 2024/1553 K. sayılı kararında, ortaklığın giderilmesi davasında bütün paydaşların davada bulunmasının zorunlu olduğunu; eksik taraf teşkili ile karar verilemeyeceğini vurgulamıştır. Yine Yargıtay 7. HD, 2024/237 E., 2024/1375 K. sayılı kararda, çelişkili mirasçılık belgeleri ve taraf teşkili sorunlarının davanın sonucunu doğrudan etkilediği görülmektedir.

Bu yüzden yalnızca veraset ilamını almak yetmez; veraset ilamında çelişki, önceki ölüm kayıtlarında eksiklik, soybağı uyuşmazlığı veya yabancı ülke nüfus kayıtları gibi başlıklar varsa dava açılmadan önce bunların kontrol edilmesi gerekir. İstanbul miras avukatı desteği alınmasının en önemli sebeplerinden biri de, dava henüz başlarken taraf hatası yapılmamasıdır.

Hangi mahkeme görevlidir ve İstanbul’da nerede açılır?

Mirasta ortaklığın giderilmesi davasında görevli mahkeme kural olarak sulh hukuk mahkemesidir. Bu sonuç TMK m. 642 ve devamındaki sistematikten doğar. Dava taşınmazı konu alıyorsa yetki bakımından HMK m. 12 önemlidir; taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Yani İstanbul’daki bir taşınmaz için dava, taşınmazın bulunduğu ilçenin bağlı olduğu sulh hukuk mahkemesinde açılmalıdır.

Örneğin Kadıköy, Beşiktaş, Bakırköy, Üsküdar veya Büyükçekmece’deki bir miras taşınmazı için dosya, ilgili adliyedeki sulh hukuk mahkemesinde görülür. Birden fazla taşınmaz varsa ve bunlar farklı yerlerde bulunuyorsa HMK m. 12/3 kapsamında taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde diğerleri hakkında da dava açılabilmesi gündeme gelebilir. Ancak dosya özelinde dikkatli değerlendirme gerekir.

İstanbul avukat veya İstanbul miras avukatı arayışında olan kişiler için pratik nokta şudur: Yetki kuralı teknik görünse de yanlış yerde açılan dava, süre kaybına ve ek masrafa yol açabilir. Özellikle yüksek değerli şehir içi taşınmazlarda bu hata, aylar süren gecikme anlamına gelir.

Dava süreci nasıl işler ve neden gecikmemek gerekir?

Bu dava süreci, önce mirasçılık durumunun netleştirilmesi, sonra tereke mallarının belirlenmesi ve en sonunda paylaşım yönteminin tespiti ile ilerler. Dava dilekçesinde hangi taşınmaz veya mallar yönünden ortaklığın giderilmesi istendiği açıkça yazılmalıdır. Tapu kayıtları, veraset ilamı, nüfus kayıtları, gerekiyorsa ekspertiz ve keşif aşamaları dosyanın omurgasını oluşturur.

Problem çoğu zaman aile içi ‘şimdilik dursun’ yaklaşımıdır. Agitation kısmı tam da burada büyür: Bir mirasçı evi kullanır, diğeri kira ister, bir başkası satış ister, biri de hiç cevap vermez. Yıllar geçtikçe emlak vergisi, aidat, bakım gideri, işgal iddiası ve hatta ecrimisil tartışmaları doğar. Uygulamada görüyoruz ki erken açılmayan davalarda ekonomik zarar kadar duygusal yıpranma da artar.

Solution ise süreci belgesel olarak temiz kurmaktır. Veraset ilamı tek mi, tapu kaydı güncel mi, taşınmaz üzerinde haciz veya ipotek var mı, tüm mirasçılar doğru gösterildi mi, aynen taksim ihtimali gerçekten var mı soruları baştan cevaplanmalıdır. Yargıtay 7. HD, 2024/237 E., 2024/1375 K. kararında da usuli eksiklerin işin esasına geçilmesini engellediği görülmektedir. Bu nedenle dava açmak kadar dosyayı doğru hazırlamak da önemlidir.

Satış mı olur, aynen paylaşım mı olur?

Mahkeme önce aynen paylaşım ihtimalini değerlendirir; mümkün değilse satış yoluna gider. TMK m. 642/2 ve TMK m. 651 birlikte değerlendirildiğinde, belirli malların aynen paylaştırılması olanaklıysa buna karar verilebilir; değerinde önemli azalma olmadan bölünemeyen mal ise bütün olarak bir mirasçıya özgülenebilir ya da satılarak bedeli dağıtılabilir.

Bir arsa imar ve yüzölçümü bakımından bölünebiliyorsa aynen taksim ihtimali doğabilir. Buna karşılık tek bağımsız bölüm niteliğindeki bir dairede çoğu zaman satış daha olasıdır. İstanbul’da özellikle tek mesken, işyeri veya küçük metrekareli dairelerde satış yoluyla ortaklığın giderilmesi daha sık görülür. Ancak her dosyada aynı sonuç çıkmaz; tapu niteliği, fiili kullanım, pay oranları ve teknik bilirkişi raporu belirleyicidir.

TMK m. 644 de ayrıca önemlidir. Bu madde, elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesini düzenler. Yargıtay 7. HD, 2023/482 E., 2023/2805 K. kararında, mirasçılardan biri süre içinde paylaşma davası açarsa paylı mülkiyete dönüştürme talebinin otomatik sonuç doğurmadığı yönündeki yaklaşım dikkat çekmektedir. Yani hangi yola gidileceği stratejik olarak seçilmelidir; her dosyada önce paylı mülkiyete geçmek en iyi çözüm olmayabilir.

Yargıtay kararları bu davalarda neyi özellikle önemsiyor?

Yargıtay bu davalarda en çok usul güvenliğini, taraf teşkilini ve paylaşımın doğru hukuki zeminde yapılmasını önemsiyor. İlk başlık, bütün paydaşların davada yer almasıdır. Yargıtay 7. HD, 2023/1948 E., 2024/1553 K. kararında eksik tarafla hüküm kurulmasını bozma nedeni saymıştır. Bu, uygulamadaki en kritik başlıklardan biridir.

İkinci başlık, mirasçılık belgelerindeki çelişkinin giderilmesidir. Yargıtay 7. HD, 2024/237 E., 2024/1375 K. kararında çelişkili veraset kayıtları varken ve bu eksikliği gidermeye dönük işlem süresinde yapılmışken, sırf usulden ret sonucuna gidilmesini doğru bulmamıştır. Bu karar, mahkemelerin şekilci değil hakkaniyete uygun değerlendirme yapması gerektiğini gösterir.

Üçüncü başlık, seçilen dava yolunun hukuki etkisidir. Yargıtay 7. HD, 2023/482 E., 2023/2805 K. kararında TMK m. 644 bağlamında elbirliği mülkiyetinden paylı mülkiyete geçiş ile paylaşma davası arasındaki ilişkiyi vurgulamaktadır. Kısacası, miras ortaklığı dosyalarında strateji rastgele kurulamaz; hangi talebin önce, hangisinin alternatif olarak ileri sürüleceği önemlidir.

Dava açmadan önce hangi belgeler ve hangi hazırlık gerekir?

Dava açmadan önce en azından veraset ilamı, güncel tapu kayıtları, nüfus kayıt örnekleri, belediye rayiç bilgileri ve mümkünse taşınmazın fiili kullanımına ilişkin bilgiler toplanmalıdır. Eğer taşınmaz üzerinde kira ilişkisi, işgal, bakım masrafı, ipotek veya haciz varsa bunlar da ayrıca dosyalanmalıdır. Bazı durumlarda banka hesapları, şirket payları veya alacaklar da terekeye dahildir; fakat bunların paylaşım yöntemi taşınmazdan farklı olabilir.

Büromuzda sıkça karşılaştığımız bir hata, mirasçıların yalnızca tek taşınmazı konuşup diğer tereke unsurlarını görmezden gelmesidir. Oysa eksik tablo ile açılan dava, sonradan yeni uyuşmazlıklara neden olabilir. Ayrıca mirasçılardan biri yurt dışında ise tebligat süreci uzayabilir. Bu da İstanbul gibi yoğun yargı çevrelerinde dosyanın beklenenden daha yavaş ilerlemesine yol açabilir.

Pratik çözüm, dosyayı dava öncesi mini bir envanter mantığıyla hazırlamaktır. Taşınmazların listesi, hisseler, fiili kullanım, masraf dökümü ve mirasçılar arasındaki temel uyuşmazlık konusu netleştirildiğinde mahkeme süreci daha öngörülebilir hale gelir.

Mirasta ortaklığın giderilmesi davasında sık sorulan sorular

Kardeşlerden biri evi kullanıyorsa yine de ortaklığın giderilmesi davası açılabilir mi?

Evet, açılabilir. Taşınmazın bir mirasçı tarafından fiilen kullanılması, diğer mirasçıların paylaşma isteme hakkını ortadan kaldırmaz. Hatta uzun süreli tek taraflı kullanım, çoğu zaman davanın açılmasını hızlandıran temel sebeptir. Ancak kullanım nedeniyle ayrıca ecrimisil, kira geliri veya masraf denkleştirmesi gibi yan uyuşmazlıklar da gündeme gelebilir. Bu nedenle yalnızca satış talebine değil, kullanım geçmişine dair delillere de dikkat edilmelidir.

Tüm mirasçılar aynı fikirde değilse dava yine de sonuçlanır mı?

Evet, sonuçlanabilir. Bu davanın amacı zaten anlaşmazlık halinde ortak mülkiyetin sona erdirilmesidir. Herkesin aynı fikirde olması şart değildir. Mahkeme, aynen paylaşım teknik olarak mümkün mü, satış mı gerekli, pay oranları nasıl korunmalı gibi sorulara deliller üzerinden karar verir. Anlaşmazlık ne kadar derinse, usuli hazırlığın o kadar güçlü yapılması gerekir; aksi halde süreç gereksiz yere uzar.

Dava ne kadar sürer?

Dosyanın süresi taşınmaz sayısına, taraf sayısına, tebligat durumuna, bilirkişi ihtiyacına ve itirazlara göre değişir. İstanbul’da birden fazla mirasçı, çelişkili kayıt veya yurt dışı tebligatı varsa süre uzayabilir. Tek taşınmazlı ve taraf yapısı net dosyalar daha kısa ilerler. Ancak uygulamada en çok gecikmeye sebep olan unsur, eksik belge ve hatalı taraf gösterimidir. Bu nedenle hazırlık aşaması dava süresi üzerinde doğrudan etkilidir.

Mahkeme satış kararı verirse taşınmaz mutlaka çok düşük bedele mi gider?

Hayır, mutlaka düşük bedele gider denilemez. Satış usulü, kıymet takdiri, ihalenin koşulları ve dosyadaki itirazlar sonucu ciddi biçimde etkiler. Yine de mirasçılar kontrolsüz bırakılmış bir süreçte değer kaybı riski bulunduğunu bilmelidir. Bu nedenle satış öncesi kıymet takdiri raporları, muhammen bedel ve ihale prosedürü dikkatle takip edilmelidir. Özellikle İstanbul gayrimenkullerinde bedel farkları yüksek olabildiğinden profesyonel takip önem kazanır.

Noterde paylaşım yapmak varken neden dava açılır?

Noterde veya yazılı anlaşmayla paylaşım, tüm mirasçılar uzlaşıyorsa daha hızlı olabilir. Fakat bir mirasçı imza vermiyorsa, taşınmazın nasıl bölüneceği konusunda anlaşma sağlanamıyorsa ya da kullanım ve değer konusunda sert uyuşmazlık varsa dava kaçınılmaz hale gelir. Mahkeme kararı, tarafların uzlaşamadığı noktada bağlayıcı çözüm üretir. Bu nedenle dava, anlaşmanın alternatifi değil; anlaşmanın mümkün olmadığı dosyalarda zorunlu hukuki yoldur.

Sonuç olarak nasıl hareket edilmeli?

Mirasta ortaklığın giderilmesi davasında en doğru hareket, önce terekeyi ve tarafları netleştirmek, sonra aynen paylaşım mı yoksa satış mı daha gerçekçi buna dosya bazında karar vermektir. TMK m. 640, 642, 644 ve 651 ile HMK m. 12 birlikte okunmadan atılan adımlar usul hatasına dönüşebilir. Uygulamada görüyoruz ki erken ve planlı hareket eden mirasçılar, hem ekonomik hem duygusal yıpranmayı daha sınırlı yaşar.

İstanbul avukat desteği özellikle yüksek değerli taşınmazlar, kalabalık mirasçı yapısı, yurtdışı bağlantılı mirasçılar ve çelişkili veraset kayıtlarında daha kritik hale gelir. Dava sadece bir satış talebi değildir; doğru kurulmadığında yıllarca sürebilen kapsamlı bir miras uyuşmazlığına dönüşebilir.

Kaynak notu

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 640, 642, 644, 651
  • 6100 sayılı HMK m. 12, m. 27, m. 94, m. 115/2
  • Yargıtay 7. HD, 2023/482 E., 2023/2805 K.
  • Yargıtay 7. HD, 2023/1948 E., 2024/1553 K.
  • Yargıtay 7. HD, 2024/237 E., 2024/1375 K.
  • Resmi mevzuat için: https://www.mevzuat.gov.tr
  • Karar araştırması için: https://karararama.yargitay.gov.tr

Bu konuda hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin.

By |2026-07-08T09:03:36+03:00Temmuz 8th, 2026|Miras Hukuku|0 Comments

About the Author:

Leave A Comment