Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kısaca HAGB, mahkemenin sanık hakkında verdiği mahkûmiyet hükmünü belirli bir denetim süresi boyunca hukuken sonuç doğurmayacak şekilde askıya almasıdır. Sanık bu süre içinde yeni bir kasıtlı suç işlemez ve yükümlülüklere uyar ise dava düşer, kişi hiç mahkûm olmamış gibi sicilinden arınır. Kurum CMK 231’de düzenlenmiştir; 16.07.2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla maddede önemli değişiklikler yapılmıştır.
Bu rehberde HAGB’in sicili nasıl koruduğunu, hangi suçlarda uygulanabildiğini, denetim süresi içinde neyin düşme sonucunu doğurduğunu ve hüküm açıklandığında hangi hakların doğduğunu, güncel Yargıtay içtihadıyla ele alıyoruz. Aleyhinize HAGB kararı verilen ya da denetim süresi içinde yeni suç isnat edilen sanıklar için her aşamada bir ceza avukatıyla çalışmak, hakkınızı korumanın en güvenli yoludur.
HAGB Nedir? Mahkûmiyeti Askıya Alan Kurum
HAGB, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinde düzenlenen ve mahkemenin, hakkında mahkûmiyet hükmü kurduğu sanığa bir tür “ikinci şans” tanıyan kurumdur. Mahkeme sanığı suçlu bulur ve bir cezaya mahkûm eder; ancak bu hükmün açıklanmasını geri bırakır. Hüküm açıklanmadığı için sanık hakkında hukuki sonuç doğurmaz: ceza infaz edilmez, sicile işlemez, kişi mahkûmiyet nedeniyle hiçbir hak yoksunluğuna uğramaz.
Bununla birlikte HAGB bir beraat veya cezasızlık kararı değildir. Mahkeme somut olayda sanığın suçu işlediğine kanaat getirmiştir; yalnızca bu sonucun sanığın geleceğinde iz bırakmamasını, sanığın denetim süresi içindeki davranışına bağlamıştır. Sanık süreyi temiz atlarsa dava düşer; süreyi ihlal ederse hüküm açıklanır ve ceza infaz edilir. Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre bu yapı, sanık ile devlet arasındaki bir sözleşmeye benzer: sanık yeniden suç işlemeyeceğine dair söz verir, devlet de bu söz tutulursa cezayı tamamen ortadan kaldırır.
HAGB Şartları: CMK 231/5 ve 231/6 Nasıl Uygulanır?
CMK 231/5’e göre HAGB kararı verilebilmesi için öncelikle yargılama sonunda hükmolunan cezanın 2 yıl veya daha az süreli hapis cezası ya da adli para cezası olması gerekir. Buna ek olarak 231/6’daki üç şartın birlikte gerçekleşmesi aranır:
- Daha önce kasıtlı suçtan mahkûmiyet olmamak: Sanığın geçmişinde kasıtlı bir suçtan mahkûmiyeti bulunmamalıdır. Taksirle işlenen suçlardan alınan mahkûmiyetler bu engeli oluşturmaz.
- Yeniden suç işlememe kanaati: Mahkeme, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışlarını dikkate alarak sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varmalıdır.
- Zararın tamamen giderilmesi: Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suç öncesi hale getirme veya tazmin yoluyla giderilmesi gerekir. Sanık bu koşulu derhal yerine getiremiyorsa, zararın denetim süresi boyunca aylık taksitlerle ödenmesi koşuluyla da HAGB verilebilir (CMK 231/9).
Bu şartların varlığı hâlinde dahi HAGB mahkemenin takdirindedir; sanık HAGB verilmesini talep edebilir, ancak mahkeme kanaati oluşmazsa HAGB’den vazgeçebilir. Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez (CMK 231/7). Ayrıca HAGB, birden fazla suçtan yargılanan sanık hakkında her suç için ayrı ayrı değil, kurulan hüküm üzerinden değerlendirilir.
Denetim Süresi Nasıl İşler? 5 Yıl ve Yükümlülükler
HAGB kararının kesinleşmesiyle sanık 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulur. Mahkeme bu süre içinde, bir yılı aşmamak üzere, sanığı denetimli serbestlik tedbirlerine de tabi kılabilir: meslek sahibi değilse eğitim programına devam etmesi, meslek sahibise gözetim altında çalıştırılması, belli yerlere gitmekten yasaklanması ya da belli yerlere devam etmesi ya da takdir edilecek başka bir yükümlülüğün yerine getirilmesi (CMK 231/8).
Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur. Süre boyunca sanığın kasıtlı yeni bir suç işlememesi ve yükümlülüklere uygun davranması hâlinde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir (CMK 231/10). Dava düşünce kişi açısından mahkûmiyet bütünüyle ortadan kalkar; artık o suçtan yargılanmış bile sayılmaz.
Denetim Süresi İçinde Yeni Suç İşlenirse Ne Olur?
Denetim süresi içinde sanığın kasten yeni bir suç işlemesi ya da denetimli serbestlik yükümlülüklerine aykırı davranması hâlinde mahkeme hükmü açıklar (CMK 231/11). Burada iki önemli ayrıntı vardır:
Birincisi, yeni suçun kasıtlı olması şarttır. Yargıtay’a göre yeni suçun taksirle işlenmesi, bilinçli taksir dahi olsa, hükmün açıklanması sonucunu doğurmaz. İkinci suçun şikâyete bağlı ya da resen soruşturulan bir suç olması, hapis veya adli para cezası ya da seçenek yaptırıma çevrilmiş olması sonucu değiştirmez; ölçüt yalnızca kastın varlığıdır.
İkincisi, ikinci suçun denetim süresi içinde işlenmiş olması yeterlidir; bu suçtan verilen mahkûmiyetin aynı süre içinde kesinleşmesi aranmaz. Mahkeme, ikinci suçtan verilen hüküm kesinleştikten sonra birinci hükmü açıklar. Aynı düzenlemeye göre, yükümlülükleri elinde olmayan nedenlerle yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirilerek cezanın yarısına kadar kısmının infaz edilmemesine, koşulları varsa hapis cezasının ertelenmesine ya da seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verilebilir. Ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 06.03.2024 tarihli E. 2020/252, K. 2024/112 sayılı kararıyla da vurgulandığı üzere, 2014’te yürürlüğe giren düzenleme gereği denetim süresi içinde kasıtlı bir suç nedeniyle kişi hakkında ikinci kez HAGB kararı verilemez.
Hükmün açıklanması usulüne de dikkat edilmelidir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 07.04.2016 tarihli E. 2015/22506, K. 2016/6619 sayılı kararı; denetim süresi içinde suç işleyen sanık hakkında öncelikle duruşma açılması, sanığın bu duruşmadan haberdar edilmesi ve savunması alındıktan sonra hüküm kurulması gerektiğini, dosya üzerinden duruşmasız verilen hükmün savunma hakkını ihlal edeceğini belirtir. HAGB hükmü açıklanırken savunma hakkınızın kısıtlandığını düşünüyorsanız bunu itiraz ve kanun yolu aşamasında ileri sürmelisiniz.
HAGB Adli Sicile (Sabıka Kaydına) İşler mi?
HAGB verildiği anda kişi henüz mahkûm olmadığı için adli sicil kaydına “mahkûmiyet” olarak işlemez. Ancak süreç tamamen görünmez değildir: HAGB kararı ve denetim süresi, sürenin sonuna kadar adli sicil kaydındaki arşiv bilgisi kapsamında tutulur. Denetim süresi başarıyla tamamlanıp dava düşerse kayıt tümden silinir; kişi hiç suç işlememiş gibi olur.
Denetim süresi ihlal edilir ve hüküm açıklanırsa, mahkûmiyet kesinleştiği anda sicile işler. Bu nedenle HAGB alan bir kişinin en kritik görevi, 5 yıllık süreyi kasıtlı suç işlemeden ve yükümlülüklere uyumla geçirmektir. Sicil kaydınızda HAGB şerhi görünüp görünmeyeceği, kaydın hangi aşamada hangi makamlara sunulduğu ve silme süreleri, işleminize konu suçun niteliğine göre değişebilir; bu aşamada bir ceza avukatından alınacak güncel bilgi, iş başvurularında ve resmi işlemlerde sürprizle karşılaşmanızı önler.
HAGB’e İtiraz Edilir mi? Sanığın Kabul ve Ret Hakkı
6008 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra HAGB’nin verilmesi için sanığın açık muvafakati aranmaz; buna karşılık sanık, HAGB uygulanmasını kabul etmeme hakkına sahiptir. Neden bir sanık HAGB’den vazgeçmek isteyebilir derseniz: HAGB’de ceza yalnızca askıdadır ve 5 yıllık denetim süresi boyunca bir kasıtlı suç dahi hükmün açıklanmasına yol açabilir. Oysa sanık mahkemenin hukuka aykırılık bulduğunu düşündüğü hükümle değil, beraat ya da daha elverişli bir sonuçla (örneğin erteleme veya seçenek yaptırım) ilerlemek isteyebilir. HAGB bir beraat kararı olmadığından temyizde beraat arayan sanık için HAGB’yi kabul etmek, beraat hakkını elde tutma imkânını ortadan kaldırabilir.
HAGB kararına karşı itiraz edilebilir; ancak itiraz mercii, CMK 231/11 uyarınca yalnızca hükmün açıklanmasına ilişkin koşulların değerlendirilmesiyle sınırlı bir inceleme yapabilir. Ayrıca denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi hâlinde açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilir. İtiraz yolunun sınırlı olması, sürecin her aşamasında hukuki destek alınmasını gerektirir; süreci doğru yönetmek için bir ceza avukatı ile birlikte hareket etmek önemlidir.
İstanbul’da HAGB Süreci Nasıl Yürütülür?
İstanbul’da günlük ceza yargılamasının önemli kısmı basit yaralama, hakaret, tehdit, mala zarar verme, taksirle yaralama gibi kısa süreli hapis ya da adli para cezasına dönüşen suçlardan oluşur ve bu dosyalarda HAGB sıkça gündeme gelir. Sulh ceza ve asliye ceza mahkemelerinde görülen bu dosyalarda HAGB kararının isabetli verilip verilmediği, denetim süresi yükümlülüklerinin kişiye uygun olup olmadığı ve zararın giderilmesi şartının nasıl karşılanacağı, dosyanın kritik noktalarıdır.
İstanbul Barosu kayıtlı bir ceza avukatı olarak dosyanızı değerlendirirken öncelikle HAGB şartlarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğini, varsa usul hatalarını ve itiraz olanaklarını inceliyoruz. Dosyanızın İstanbul’da görülmesi hâlinde duruşmalara katılım, denetimli serbestlik yükümlülüklerinin takibi ve hüküm açıklanması aşamasındaki savunma, sürecin en az hatayla yürütülmesini sağlar. HAGB kararı verilmiş ya da denetim süresi içinde yeni bir suç isnat edilmişseniz, süreklilik arz eden bu süreci deneyimli bir avukatla yönetmenizi öneririz.
Sık Sorulan Sorular
HAGB ile ceza erteleme arasındaki fark nedir?
Ceza ertelemede (TCK 51) mahkeme mahkûmiyet hükmünü kurar ve cezayı belirler; ancak cezanın infazını belirli şartlara bağlayarak erteler. Sanık kesinleşmiş bir mahkûmiyetle yaşamaya devam eder; erteleme süresi dolunca ceza infaz edilmiş sayılır. HAGB’de ise hüküm henüz açıklanmaz, sanık mahkûm sayılmaz ve denetim süresi sonunda dava düşerek kişi hiç mahkûm olmamış gibi olur. Bu nedenle sicil temizliği açısından HAGB, ertelemeye göre daha elverişli bir kurumdur. İki kurum birbirinin alternatifi olduğunda, Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında HAGB’nin diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce değerlendirilmesi gerektiği vurgulanır.
HAGB’den sonra tekrar HAGB alınabilir mi?
Hayır. CMK 231/8’deki, 2014’te 6545 sayılı Kanunla eklenen düzenlemeye göre denetim süresi içinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha HAGB kararı verilemez. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 06.03.2024 tarihli E. 2020/252, K. 2024/112 sayılı kararı bu konudaki içtihadı netleştirmiştir: hakkında HAGB verilmiş kişi denetim süresi içinde kasıtlı yeni bir suç işlerse, bu yeni suçtan dolayı ona ikinci kez HAGB uygulanamaz; mahkeme birinci hükmü açıklar ve yeni suçtan yargılamayı normal şekilde yürütür.
HAGB süresi içinde taksirle suç işlersem hüküm açılır mı?
Açılmaz. CMK 231/11 ve Yargıtay’ın yerleşik içtihadı uyarınca hükmün açıklanmasını tetikleyen unsur, kasıtlı yeni suç işlemek veya yükümlülüklere aykırı davranmaktır. Denetim süresi içinde taksirle işlenen bir suç, bilinçli taksirle işlenmiş olsa bile hükmün açıklanması sonucunu doğurmaz. Ancak taksirli suçtan verilen hüküm, ayrı bir yargılama konusu olur ve kendi hukuki sonuçlarını doğurur; bu süreçte de bir ceza avukatından destek almak doğru kararı vermenizi kolaylaştırır.
HAGB kaydı silinir mi, ne zaman düşer?
Denetim süresi içinde kasıtlı yeni suç işlenmez ve denetimli serbestlik yükümlülüklerine uyulursa, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir. Dava düştüğü anda mahkûmiyet bütünüyle ortadan kalkar; kayıt sicilden silinir ve kişi açısından bu suç hiç işlenmemiş sayılır. Dava düşme kararı verilmeden önce HAGB şerhi adli sicilde arşiv kaydı olarak görünmeye devam eder; bu kaydın ne kadar süreyle ve hangi makamlara gösterileceği, ilgili mevzuattaki arşiv sürelerine tabidir.
HAGB verilen dosyada mağdurun zararı nasıl giderilir?
CMK 231/6-c uyarınca suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suç öncesi hale getirme ya da tazmin yoluyla tamamen giderilmesi gerekir. Sanık bu koşulu derhal yerine getiremiyorsa, CMK 231/9 imkânına göre zararın denetim süresi boyunca aylık taksitlerle ödenmesi koşuluyla da HAGB verilebilir. Yargılamada zararın giderildiğinin dosyaya sunulan belgelerle (dekont, uzlaşma belgesi, tazminat makbuzu vb.) kanıtlanması, HAGB kararının alınmasında belirleyici rol oynar.
HAGB’de uzlaşma süreci nasıl etkilenir?
CMK 231/5’te uzlaşmaya ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir. Bu, uzlaşma kapsamındaki suçlarda öncelikle uzlaştırma prosedürünün uygulanacağı anlamına gelir. Uzlaşma sağlanırsa dava düşer; ulaşılamazsa yargılamaya devam edilir ve sonuçta verilecek ceza HAGB şartlarını taşıyorsa mahkeme bu kuruma başvurabilir. Uzlaşma belgesinde öngörülen edimlerin yerine getirilmesi, aynı zamanda 231/6-c’deki zararın giderilmesi şartının karşılanması bakımından da önemlidir.
Denetim süresi içinde yükümlülüklere aykırı davranırsam ne olur?
Denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranış, kasıtlı yeni suç gibi hükmün açıklanmasını gerektiren hâllerden biridir (CMK 231/11). Mahkeme bu durumda hükmü açıklar; ancak sanığın yükümlülükleri elinde olmayan nedenlerle yerine getiremediğini belirtmesi hâlinde, mahkeme durumunu değerlendirerek cezanın yarısına kadar kısmının infaz edilmemesine, hapis cezasının ertelenmesine ya da seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verebilir. Yükümlülük ihlali iddiası ciddiye alınmalı ve bu aşamada mutlaka savunma hazırlanmalıdır.
Yazan: Av. Arı | İstanbul Barosu
Dosyanızda HAGB kararı verilip verilmediğinden emin değil misiniz? Denetim süresi içinde yeni bir suç isnat mı edildi? Yargılamanızın hangi aşamasında olursanız olun, süreci birlikte değerlendirebiliriz. Sorularınız için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilir, dosyanızı İstanbul’da görev yapan ceza avukatımızla görüşebilirsiniz.
Leave A Comment