Mirasın Geçmesi Nedir? Ölüm Anında Ne Değişir? 2026 Rehberi

//Mirasın Geçmesi Nedir? Ölüm Anında Ne Değişir? 2026 Rehberi

Mirasın Geçmesi Nedir? Ölüm Anında Ne Değişir? 2026 Rehberi

Kısa Cevap: Mirasın geçmesi, mirasbırakanın ölümüyle birlikte malvarlığının tamamının, borçlar dâhil yasal ve atanmış mirasçılarına bir bütün halinde ve kendiliğinden intikal etmesidir (TMK m. 574-575). Bu geçiş için mirasçıların tapuya gitmesi, mirasçılık belgesi alması veya kabul beyanı vermesi gerekmez; ölüm anında sicillerdeki paylar hariç tüm tereke elbirliği mülkiyeti olarak mirasçılara geçer. Mirasçılık belgesi yalnızca mirasçı sıfatını belgeler, mülkiyeti geçirmez. Bu nedenle paylaştırma yapılmadan tek bir mirasçı, terekeye ait taşınmazı tek başına devredemez.

Yazan: Av. Arı | İstanbul Barosu | Bu makale hukuki bilgilendirme amaçlıdır, danışmanlık yerine geçmez.

Bir ailenin başına gelen en pratik hukuki olaylardan biri mirasın geçmesidir: Ölüm gerçekleşir ve aynı anda, hiçbir işlem yapılmamış olmasına rağmen, geride kalan her şey —evler, araçlar, banka hesapları, alacaklar ama aynı zamanda borçlar— yasal mirasçılara geçmiştir. İstanbul’da veraset işlemleriyle karşılaşan ailelerin ilk sorusu genellikle şudur: "Tapuya hiç gitmedik, bu ev şimdiden kimin?" Yanıt, miras hukukunun en temel kuralında gizlidir: Miras, terekenin paylaşılmasını beklemeden, ölüm anında bir bütün olarak geçer. Bu rehberde mirasın geçmesinin ne anlama geldiğini, elbirliği mülkiyetinin nasıl çalıştığını, mirasın nerede ve ne zaman açıldığını, hangi kişilerin mirasçı olamayacağını ve 2026 itibarıyla uygulanan Yargıtay içtihadını adım adım anlatıyoruz.

Mirasın geçmesi nedir, hangi anda gerçekleşir?

Türk Medeni Kanunu’nun "Mirasın geçmesi" başlıklı m. 574-575 düzenlemesine göre miras, mirasbırakanın ölümüyle açılır ve tereke, ölüm anındaki duruma göre değerlendirilerek mirasçılara geçer. Kanunun benimsediği model "bütün halinde geçiş" (sırat köprüsü) ilkesidir: Terekedeki tek tek mal ve borçlar mirasçılara tek tek dağıtılmaz; terekenin tamamı bir bütün olarak mirasçı topluluğuna intikal eder.

Bu geçişin üç önemli sonucu vardır:

  • Kendiliğinden geçiş: Mirasçının herhangi bir kabul beyanı vermesi, mirasçılık belgesi alması veya tapu kütüğünde işlem yapması gerekmez. Ölüm tarihinde geçiş hukuken tamamlanmıştır.
  • Borçların da geçmesi: Terekeye yalnızca mallar değil, mirasbırakanın borçları ve borç için sorumluluklar da dâhildir. Mirasçı, mirası reddetmediği sürece bu borçlardan sorumlu olur.
  • Payların belirlenmesi: Her mirasçının tereke üzerindeki payı, yasal miras sırasına ve derecesine göre ölüm anında belirlenir; ancak paylaştırma yapılmadan bu pay, tereke üzerinde ortak bir yetki alanı olarak varlığını sürdürür.

Elbirliği mülkiyeti nedir, mirasçıları nasıl bağlar?

Mirasın geçmesinin en kritik praktik sonucu, tereke malları üzerinde doğan elbirliği (iştirak halinde) mülkiyetidir. TMK m. 579’a göre mirasçılar, mirasın açılmasından itibaren tereke mallarında elbirliği mülkiyetine sahiptir. Bu mülkiyet türünün farkı şudur: Paylı mülkiyette her malikin belirli bir payı vardır ve bu payı tek başına devredebilir; elbirliği mülkiyetinde ise paylar somut olarak belirlenmemiştir ve tereke malı üzerinde tasarruf için tüm mirasçıların birlikte hareket etmesi gerekir.

Yargıtay bu ilkeyi tutarlı biçimde uygular. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 16.05.2011 tarihli, 2010/19715 esas ve 2011/8468 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, açılmış bir mirasta mirasçının payını devralan üçüncü kişinin elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesini istemesi mümkün değildir. Benzer biçimde Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 26.09.2018 tarihli, 2016/589 esas ve 2018/6015 karar sayılı ilamında, elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi davalarını mirasçıların açabileceği; mirasçılar dışındaki alacaklıların ise yalnızca İİK m. 121 uyarınca icra hakiminden yetki belgesi almak kaydıyla bu davayı açabileceği vurgulanmıştır.

Pratikte bu şu anlama gelir: Dört kardeşin elbirliği ile sahip olduğu bir daireyi, üç kardeş tapuya gidip tek başına satamaz. Miras payını üçüncü kişiye devreden kardeşin alıcısı da bu devirle paylı mülkiyete geçiş talep edemez. Miras payının devri sözleşmesi yapılmışsa bile, tapuda aynen paylı mülkiyete geçiş gerçekleşene kadar elbirliği rejimi devam eder.

Miras nerede ve ne zaman açılır?

TMK m. 575 uyarınca miras, mirasbırakanın ölümüyle açılır ve ölüm anındaki tereke durumuna göre değerlendirilir. Ölümün yanı sıra, gaiplik kararının kesinleşmesiyle de miras açılmış sayılır. Açılma yeri ise TMK m. 576’da düzenlenmiştir: Miras, malvarlığının tamamı için mirasbırakanın yerleşim yerinde açılır. Mirasbırakanın tasarruflarının iptali veya tenkisi, mirasın paylaştırılması ve miras sebebiyle istihkak davaları da bu yerleşim yeri mahkemesinde görülür.

İstanbul’da yaşamış bir mirasbırakanın terekesiyle ilgili paylaşım, tenkis veya muris muvazaası davaları bu nedenle İstanbul mahkemelerinde açılır. Ölüm tarihinde tespit edilen tereke, borç ve alacaklar da bu ana göre değerlendirilir; ölüm anından sonra terekede meydana gelen değer artışları veya azalmaları, ayrı hesaplamalara konu olur.

Kimler mirasçı olamaz? Mirastan yoksunluk ve mirasa ehliyet

Terekede yer alabilmek için ölüm anında sağ olmak ve mirasa ehliyetli olmak gerekir (TMK m. 577). Buna karşılık TMK m. 578, bazı kişileri mirasçılıktan yoksun bırakır. Buna göre mirasbırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldüren veya öldürmeye teşebbüs edenler, onu sürekli şekilde ölüme bağlı tasarruf yapamayacak duruma getirenler ve ilgili suçlar sebebiyle mahkûm olanlar, mirasçı olamayacağı gibi ölüme bağlı tasarrufla herhangi bir hak da edinemezler.

Yoksunluk, kamu düzenine ilişkindir; hâkim tarafından resen gözetilir. Yoksun kalan kişinin terekedeki payı, onun altsoyununa geçmez ve bu kişi, kendisiyle aynı derecedeki diğer mirasçılar gibi muamele görmez. Ayrıca mirasbırakan, sağlığında yaptığı kazandırmalarla veya ölüme bağlı tasarruflarla mirasçılardan birini başka bir mirasçı lehine cezalandırabilir; ancak bu tasarruflar, saklı pay (TMK m. 506 vd.) sınırlarına tabidir.

Mirasçılar terekede ne kadar süreyle elbirliği ile kalır?

Elbirliği rejimi, mirasın paylaşılmasına kadar devam eder. Mirasçılar bu rejimi üç yoldan sona erdirebilir:

  • Miras paylaşım (taksim) sözleşmesi: Tüm mirasçıların yazılı olarak anlaşmasıyla tereke paylaşılır (TMK m. 678).
  • Ortaklığın giderilmesi davası: Mirasçılardan biri, paylaşmanın yapılabilmesi için sulh hukuk mahkemesinde ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 02.07.2018 tarihli, 2016/2530 esas ve 2018/4938 karar sayılı ilamına göre, mirasçılara gönderilecek davetiyede, belirlenen süre içinde elbirliği mülkiyetinin devamını haklı kılacak bir itiraz ileri sürülmediği veya paylaşma davası açılmadığı takdirde istem konusu mal üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verileceği bildirilmelidir.
  • Satış yoluyla paylaşma: Aynen taksim mümkün değilse, mahkeme tereke malının satışına ve bedelin paylaştırılmasına karar verir.

Bu süreç tamamlanana kadar her mirasçı, miras payını diğer mirasçıların rızası olmadan tereke malları üzerinde tek başına kullanamaz; terekedeki bir taşınmazın tapuda devri için tüm mirasçıların katılımı şarttır.

Mirasın geçmesi aşamasında sık yapılan beş hata

İstanbul’da veraset dosyalarında en sık gördüğümüz hataları özetlemek gerekirse:

  1. Mirasçılık belgesini mülkiyet devri sanmak: Veraset ilamı yalnızca mirasçı sıfatını belgeler; tapudaki intikal için ayrı bir devir işlemi gerekir.
  2. Tek başına tasarruf girişimi: Elbirliği mülkiyetinde tek mirasçının taşınamazı tek başına satması veya ipotek etmesi mümkün değildir; işlemin iptali dava konusu olur.
  3. Red süresini kaçırmak: Terekenin borca batık olduğu şüphesi varsa, mirasın reddi için ölümden itibaren üç aylık süre (TMK m. 606) kaçırılmamalıdır; aksi hâlde miras kayden kabul edilmiş sayılır. Terekenin borca batık olduğu ispatlanırsa mahkemeden mirasın hükmen reddi de istenebilir.
  4. Ölüm öncesi devirleri görmezden gelmek: Mirasbırakanın sağlığında yapılan devirler, kayden taşınmazın tamamının devri olarak görünse bile (muris muvazaası) saklı pay sahiplerinin tenkis veya iptal talebine konu olabilir.
  5. Tereke borçlarını yalnızca mallara göre değerlendirmek: Mirasçı, mirası reddetmediyse tereke borçlarından kendi miras payı oranında sorumludur; bu hesap, paylaşım sözleşmesinden önce netleştirilmelidir.

İstanbul’da mirasın geçmesi ve paylaşım süreci: adım adım yol haritası

İstanbul’da bir terekenin devri ve paylaşımı için pratik sıra şöyledir:

  • 1. Ölüm belgesi ve veraset işlemleri: Ölüm belgesiyle birlikte Sulh Hukuk Mahkemesi’nden veya Noter’den mirasçılık belgesi alınır.
  • 2. Tereke envanteri: Mallar, borçlar, banka hesapları, araçlar ve varsa şirket payları listelenir. Gerekirse Sulh Hukuk Mahkemesi’nden terekenin tespiti ve defteri istenir.
  • 3. Ret kararı değerlendirmesi: Terekenin borca batık göründüğü durumlarda üç aylık reddetme süresi içinde karar verilir; süre kaçırılmışsa hükmen red yolu değerlendirilir.
  • 4. Paylaşım stratejisi: Mirasçılar anlaşabiliyorsa yazılı taksim sözleşmesi; anlaşamıyorsa ortaklığın giderilmesi davası yoluna gidilir. İstanbul’da taşınmaz yoğun terekelerde aynen taksim mi satış mı sorusu, emsal değere ve mirasçı sayısına göre belirlenir.
  • 5. Tapu ve kurum devirleri: Paylaşım sonucu tapu müdürlüklerinde, bankalarda ve ilgili kurumlarda devirler tamamlanır.

Sıkça Sorulan Sorular

Mirasçılık belgesi alınmadan miras geçmiş sayılır mı?

Evet. Miras, mirasbırakanın ölümüyle kanunen kendiliğinden ve bir bütün olarak mirasçılara geçer (TMK m. 574-575). Mirasçılık belgesi (veraset ilamı) bu geçişi sağlayan bir işlem değil, yalnızca mirasçı sıfatını ve pay oranlarını belgeleyen bir vesikadır. Bankalar, tapu müdürlükleri ve kurumlar işlem yapabilmek için bu belgeyi ister; ancak belge olmadığı için miras geçmemiş sayılmaz. Belgenin gecikmeli alınması, geçişin tarihini de değiştirmez; geçiş her zaman ölüm anında gerçekleşmiş kabul edilir.

Elbirliği mülkiyetinde bir mirasçı kendi payını satabilir mi?

Miras payının devri, mirasın açılmasından sonra ve paylaştırılmasından önce mümkündür; ancak satış, tereke malının bizzat satışı anlamına gelmez. Devredilen şey, o mirasçının tereke üzerindeki miras payıdır ve alıcı, elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesini talep edemez (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 16.05.2011 tarihli, 2010/19715 esas ve 2011/8468 karar sayılı ilamı). Tereke taşınmazının kendisinin satışı için tüm mirasçıların işlemde yer alması veya paylaşımın tamamlanmış olması gerekir. Tek başına yapılan tasarruflar, diğer mirasçıların iptal davasına konu olur.

Mirasbırakan yerleşim yeri İstanbul değilse dava nerede açılır?

Miras, malvarlığının tamamı için mirasbırakanın yerleşim yerinde açılır (TMK m. 576). Mirasbırakanın tasarruflarının iptali veya tenkisi, mirasın paylaştırılması ve miras sebebiyle istihkak davaları, bu yerleşim yeri mahkemesinde görülür. Yerleşim yeri, ölüm anında mirasbırakanın sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir; taşınmazların bulunduğu il değildir. Mirasbırakan Ankara yerleşimliyse, İstanbul’daki taşınmazlara ilişkin paylaşım davası da Ankara mahkemesinde açılır.

Mirasçılardan biri paylaşımı istemezse ne olur?

Herhangi bir mirasçı, diğerlerinin rızası olmadan paylaşım sözleşmesi yapılmasına engel olabilir; çünkü taksim sözleşmesi tüm mirasçıların katılımını gerektirir. Bu durumda paylaşmayı isteyen mirasçı, sulh hukuk mahkemesinde ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Mahkeme, mümkünse aynen taksime, mümkün değilse satış yoluyla paylaştırmaya karar verir. Mahkeme sürecinde mirasçılardan biri tereke malını tek başına kullanıyorsa, kullanım bedeli ve kira hesabı da talep edilebilir.

Ölüm anında terekedeki borçlar da mirasçılara geçer mi?

Geçer. Mirasın geçmesi terekenin tamamını kapsar; yani borçlar, alacaklar ve mallar birlikte intikal eder. Mirasçı, mirası reddetmediği sürece tereke borçlarından sorumlu olur; sorumluluk, kendi miras payı ile sınırlı olmakla birlikte, kayden kabul hâlinde tüm tereke borçları için terekeden takip yapılabilir. Terekenin borca batık olduğundan şüphe duyuluyorsa, ölümü öğrenme tarihinden itibaren üç ay içinde mirasın reddi bildirilmeli; bu süre kaçırılmışsa ve borca batıklık ispatlanabiliyorsa mirasın hükmen reddi davası açılmalıdır (TMK m. 605).

Gaiplik kararında miras ne zaman açılmış sayılır?

Gaip kişinin ölümü büyük olasılıkla görülen tarihte, bu belli değilse gaiplik kararının kesinleştiği tarihte miras açılmış sayılır (TMK m. 575). örneğin deniz kazasında kaybolan ve ölümü büyük olasılıkla görülen tarih tespit edilen bir kimsenin terekesi, o tarihte açılmış gibi işlem görür. Mirasın açıldığı anın tespiti önemlidir; çünkü miras sırası, saklı paylar, tenkis süresi ve red süreleri bu ana göre hesaplanır. Gaiplik hâlinde mirasın geçişi, kesinleşen gaiplik kararıyla tapu ve banka işlemlerinde resmen tanınır.

Mirasın geçmesi ve elbirliği mülkiyeti, göründüğünden daha teknik bir alandır; özellikle borca batık terekelerde red süreleri ve muris muvazası iddiaları süreci kökten etkiler. Mirasınızın geçişi, paylaşımı veya saklı paylar konusunda güvenilir bir hukuki değerlendirme için bizimle iletişime geçin.

By |2026-09-30T09:19:22+03:00Eylül 30th, 2026|Miras Hukuku|0 Comments

About the Author:

Leave A Comment