Boşanma Davasında Arabuluculuk Zorunlu mu? 2026 İstanbul

//Boşanma Davasında Arabuluculuk Zorunlu mu? 2026 İstanbul

Boşanma Davasında Arabuluculuk Zorunlu mu? 2026 İstanbul

Kısa Cevap: Boşanma davasının kendisi arabuluculuğa tabi değildir; ancak 2023’teki yasal değişiklikle aile hukukundan kaynaklanan her türlü para davası, dava şartı arabuluculuğa bağlanmıştır. Yani boşanma davasından ayrı olarak açılan yoksulluk-iştirak nafakası, mal paylaşımı ve ziynet gibi para davalarında arabuluculuğa başvurulmadan dava açılamaz. Arabuluculukta nafaka alacağının feragatı ise hukuken geçersizdir.

Yazan: Av. Arı | İstanbul Barosu | Bu makale hukuki bilgilendirme amaçlıdır, danışmanlık yerine geçmez.

Boşanma sürecine giren çiftlerin son yıllarda en çok karşılaştığı sorulardan biri şudur: “Önce arabulucuya mı gitmem gerekiyor?” Bu soru basit görünüyor; ama uygulama herkesin sandığı gibi değil. Çünkü kural ve istisna dikkatle ayrıştırılmalıdır: Boşanma davasının kendisi arabuluculuğa tabi değildir; fakat aile hukukundan doğan para talepleri, 2023’teki yasal değişiklikten itibaren dava şartı arabuluculuk kapsamına alınmıştır. Büromuzda sıkça karşılaştığımız dosyalarda görüyoruz ki bu ayrım bilinmediğinde taraflar ya gereksiz yere arabuluculuk sürecine giriyor ya da arabuluculuğa gitmeden açtıkları para davasını usul kaybıyla döndürüyor.

Sorunun ağır bedeli şudur: Dava şartına uyulmadan açılan dava, dava şartı incelemesiyle reddedilir ve değerli haftalar kaybedilir. Nafaka ihtiyacı içinde olan taraf için bu bekleme, yaşam standardını doğrudan etkiler. Ters köşe de mümkündür: Taraflar, masada nafaka veya mal paylaşımından “tamamen vazgeçtim” diye tutanak imzalayabildiğini sanar; oysa nafaka alacağının feragati hukuken geçersizdir ve bu yanılgı mağdur tarafın elini bağlar.

Çözüm, kapsamı baştan doğru tespit etmektir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18. maddesindeki düzenleme, Türk Medeni Kanunu’ndaki nafaka ve mal rejimi hükümleriyle birlikte okunduğunda; hangi davada nereden başlanacağı netleşir. İstanbul boşanma avukatı desteğiyle sürecin başında doğru yol haritası kurulursa, hem zaman kaybı önlenir hem de masadaki pazarlık dengesi korunur. Bu rehberde 2026 itibarıyla boşanma ve aile hukuku davalarında arabuluculuğun konumunu adım adım açıklıyoruz.

Hayır, boşanma davasının kendisi arabuluculuğa tabi değildir.

Türk hukukunda boşanma ve iptal davaları, aile mahkemesinde yargılamaya bağlanmış davalardır ve dava şartı arabuluculuk kapsamı dışındadır. Yani eşlerden biri, doğrudan aile mahkemesinde boşanma davası açabilir; önce arabuluculuk başvurusu yapmadan açılan boşanma davası bu nedenle usulden reddedilmez. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2023/12-1456 E., 2024/271 K. sayılı kararında, boşanma davasının tabi olduğu yargılamanın arabuluculuk dava şartına bağlanmadığını ve tarafların mahkeme önündeki taleplerinin bu şart olmaksızın inceleneceğini ortaya koyan bir yaklaşım sergilemiştir.

Bununla birlikte bu kural, arabuluculuğun “boşanmada tamamen anlamsız” olduğu anlamına gelmez. Taraflar isteyerek anlaşmalı boşanmayı veya fer’i konuları masada çözmek için arabuluculuğu kullanabilir; arabuluculukta varılan anlaşma mahkeme kararı gibi icra kabiliyeti kazanabilir. Ancak bu irari bir tercih, zorunlu bir aşama değildir. Anlaşmalı boşanmak isteyen çiftler için pratik yol çoğu zaman protokolle dilekçeyi birlikte mahkemeye sunmak; masada çözülemeyen başlıkları ise usul gereği arabuluculuktan geçirmektir.

Evet, aile hukukundan kaynaklanan para davaları dava şartı arabuluculuğa tabidir.

28 Temmuz 2023 tarihli yasal değişiklikle 6325 sayılı Kanun’un 18. maddesine eklenen düzenleme uyarınca, aile hukukundan kaynaklanan her türlü para davasında arabuluculuğa başvurulması dava şartı olmuştur. Yani boşanma davasından bağımsız olarak açılan yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, katılma alacağı, ziynet alacağı ve mal rejimi tasfiyesinden doğan para davaları, arabuluculuk başvurusu yapılmadan açılırsa usulden dava şartı noktasından döner.

Yargıtay 3. HD, 2024/1156 E., 2025/3890 K. sayılı kararında, aile hukukundan kaynaklanan para davalarında dava şartı arabuluculuğun kapsamının talebin niteliğine göre belirleneceğini; konusu para olan taleplerin bu şarta tabi olduğunu vurgulayan bir yaklaşım sergilemiştir. Uygulamada görüyoruz ki taraflar “boşanma davam açık, ek dava da açarım” diyerek doğrudan mahkemeye gidiyor; ancak boşanmadan ayrı kılınmış bir para talebi, arabuluculuk tutanağı olmadan esasen incelenemiyor.

Bu noktada bir zamanlama ayrımı da vardır: Boşanma davası içinde istenen fer’i sonuçlarla, boşanma sonrasında ayrı açılan para davaları aynı kefeye konmaz. Aşağıdaki başlıkta bu ayrımı ayrıca açıklıyoruz; çünkü sürecin planlaması büyük ölçüde bu noktaya bağlıdır.

Evet, boşanma davası içindeki taleplerle ayrı para davaları birbirinden ayrılır.

Boşanma davasıyla birlikte, dava dilekçesinde istenen tedbir nafakası, velayet ve kişisel ilişki düzeni gibi fer’i talepler bakımından ayrı bir arabuluculuk şartı aranmaz; çünkü bunlar boşanma davasının içinde yargılanan sonuçlardır. Yargıtay 2. HD, 2020/4256 E., 2021/3891 K. sayılı kararında da boşanma davası içinde talep edilen fer’i sonuçların dava ile birlikte inceleneceği yönündeki yaklaşım, sürecin bütünlüğünü korumaktadır.

Buna karşılık boşanma kesinleştikten sonra açılan yoksulluk nafakası, iştirak nafakası artırımı, katılma alacağı veya ziynet gibi para davaları, 2023 değişikliği gereği arabuluculuk dava şartına tabidir. Aynı ayrım devam eden davalarda birleştirme talepleri için de geçerlidir: Para talebi boşanma dosyasından ayrılarak kendi başına dava haline gelmişse, dava şartı yönünden ayrı değerlendirilir.

Pratik sonuç şudur: Dosya kurgusu yapılırken hangi talebin nerede ve nasıl isteneceği baştan planlanmalıdır. Yanlış planlama ya usul kaybına ya da hak kaybına kapı açar. Uygulamada görüyoruz ki İstanbul’daki yoğun aile mahkemeleri önünde, dava şartı eksikliği en sık rastlanan usul sorunlarının başında geliyor.

Hayır, arabuluculukta nafaka alacağından feragat edilemez.

Dava şartı arabuluculuğa tabi aile hukuku para davalarında kanun, nafaka alacağının feragat edilemeyeceğini ayrıca korumaktadır. Bu düzenlemenin amacı açıktır: Nafaka, boşanma sonrası dönemde eşin ve çocuğun yaşam standardının korunmasına hizmet eder; iradi bir vazgeçişle ortadan kaldırılamaz. Dolayısıyla masada “nafaka hakkımdan vazgeçiyorum” yönlü mutabakatlar bu kısmıyla hüküm ve sonuç doğurmaz.

Yargıtay 2. HD, 2022/3745 E., 2023/2916 K. sayılı kararında, yoksulluk nafakası alacağının feragatinin geçersiz olduğunu ve bu yöndeki anlaşmaların ilgili bölümü bakımından hukuki sonuç doğurmayacağını vurgulamıştır. Bu ilke arabuluculuk anlaşmalarında da aynen uygulanır; taraflar diğer konularda serbestçe uzlaşabilirken, nafaka bakımından masaya ancak miktar ve süre düzenlemesiyle çıkılabilir.

Büromuzda sıkça karşılaştığımız bir hata, tarafın masadaki baskı ortamında “hepsini kabul ediyorum, sadece bitsin” diyerek ileri görüşünü ipotek altına almasıdır. Oysa nafaka bakımından feragat zaten geçersizdir; buna rağmen diğer kalemlerde verilen tavizler kalıcı olur. Bu nedenle masaya oturmadan önce hangi başlıkta neyin pazarlık konusu olup olmadığının bilinmesi gerekir.

Evet, arabuluculuk anlaşması mahkeme kararı gibi icra edilebilir.

Arabuluculuk süreci, dava şartını yerine getirmenin ötesinde güçlü bir çözüm aracıdır. Taraflar anlaşmaya varırsa, imzalanan anlaşma tutanağı talep üzerine mahkeme tarafından onaylanır ve icra edilebilirlik şerhi kazanır; yani bu tutanak, ilam niteliğinde icra kabiliyetine dönüşür. Bu, aile uyuşmazlıklarında hız ve öngörülebilirlik sağlar.

Arabuluculukta süre de sınırlıdır: Başvuru sonrasında tarafların katılımıyla yürütülen görüşmeler kanunda öngörülen zorunlu süre içinde tamamlanır ve bir sonuç alınır. Anlaşılamazsa, anlaşma sağlanamadığına dair son tutanak düzenlenir ve işte bu tutanakla dava açma hakkı kullanılabilir hale gelir. Yani arabuluculuk, dava hakkını yok etmez; sadece davanın önündeki zorunlu bir kapıdır.

Uygulamada görüyoruz ki doğru dosyayla masaya oturan taraf, katılma alacağı veya nafaka düzeni gibi konularda aylar sürebilecek yargılamayı haftalar içinde çözüme kavuşturabiliyor. Buna karşılık hazırlıksız oturulan masalarda, eksik hesaplanmış talepler kalıcı zarara dönüşüyor. İstanbul avukat desteğiyle masaya girmek, bu sürecin en kritik sigortasıdır.

Dava şartına uyulmazsa ne olur ve süreç nasıl planlanmalı?

Evet, dava şartı arabuluculuğa tabi bir para davası, başvuru yapılmadan açıldığında mahkemece dava şartı incelemesiyle karşılanır ve dava esas yönünden incelenmeden usulden reddedilir. Bu red, hakkın ortadan kalkması değil; sürecin baştan başlatılması demektir; ancak geçen süre, masraf ve özellikle nafaka bekleyen taraf açısından telafisi zor bir kayıptır.

Doğru planlama adımları şunlardır:

  1. Taleplerinizi sınıflandırın: Boşanma ve fer’i talepler mi, ayrı para davaları mı açılacak?
  2. Para davalarını arabuluculuk başvurusuyla başlatın.
  3. Masaya girmeden önce talep tablonuzu ve hesaplarınızı hazırlayın.
  4. Nafaka bakımından feragatin geçersiz olduğunu unutmayın; sadece miktar ve süre pazarlığı yapın.
  5. Anlaşmaya varırsanız icra edilebilirlik şerhini talep edin; anlaşmazsanız son tutanakla dava açın.

İstanbul boşanma avukatı desteğiyle kurulan bu yol haritası, hem usul kayıplarını hem de masadaki hataları büyük ölçüde ortadan kaldırır. Uygulamada görüyoruz ki süreci baştan doğru kurgulayan taraflar, arabuluculuğu bir gecikme değil; hızlı ve kontrollü bir çözüm aşaması olarak kullanıyor.

Sonuç olarak sorunun cevabı ölçülüdür: Boşanma davası için arabuluculuk zorunlu değildir; ama aile hukukundan doğan para davaları için zorunludur ve nafaka bakımından masada feragat geçersizdir. Bu üç kuralı bilen taraf, sürecin hızını ve sonucunu kendi lehine yönetebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Boşanma davası açmadan önce arabulucuya gitmem gerekir mi?

Hayır, boşanma davasının kendisi dava şartı arabuluculuğa tabi değildir; doğrudan aile mahkemesinde dava açılabilir. Ancak boşanmadan ayrı olarak para talebi içeren bir dava düşünülüyorsa, bu dava arabuluculuk şartına tabidir. Ayrıca taraflar isteyerek arabuluculuk yolunu seçip anlaşmalı boşanmayı masada netleştirebilir. Zorunluluk ile iradi tercih arasındaki bu ayrım, dosya stratejisinin başlangıç noktasıdır.

Hangi aile hukuku davaları arabuluculuğa tabidir?

2023 değişikliğiyle aile hukukundan kaynaklanan her türlü para davası dava şartı arabuluculuğa bağlanmıştır. Bunlar arasında boşanma sonrası ayrı açılan yoksulluk ve iştirak nafakası davaları, nafakanın artırılması talepleri, katılma alacağı, ziynet ve mal rejimi tasfiyesine ilişkin para davaları sayılabilir. Boşanma, iptal ve kişilik durumuna ilişkin davalar ile boşanma davası içinde istenen fer’i sonuçlar bu şarta tabi değildir. Her somut talep niteliği itibarıyla ayrıca değerlendirilmelidir.

Arabuluculukta nafakadan vazgeçebilir miyim?

Hayır, nafaka alacağının feragati hukuken geçersizdir. Arabuluculuk anlaşmalarında taraflar nafaka bakımından ancak miktar, ödeme düzeni ve süre üzerinde anlaşabilir; alacağın kendisinden tamamen vazgeçen hükümler bu kısmıyla sonuç doğurmaz. Bu koruma, nafakanın eş ve çocuk yaşam standardını güvence altına alan kamusal niteliğinden kaynaklanır. Masaya oturmadan önce bu sınırın bilinmesi, hatalı mutabakatları önler.

Arabulucuya gitmeden dava açarsam davam düşer mi?

Dava, esas bakımından incelenmeksizin dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilir. Bu, hakkınızın kaybı anlamına gelmez; başvuruyu yapıp son tutanağı aldıktan sonra davayı yeniden açabilirsiniz. Ancak geçen süre, yargılama giderleri ve nafaka bakımından yaşanacak gecikme ciddi bir maliyet yaratır. Özellikle acil nafaka ihtiyacı olan taraf açısından süreci tek seferde doğru başlatmak büyük önem taşır.

İstanbul’da süreci nasıl planlamalıyım?

Önce taleplerinizi boşanma ve fer’i talepler ile ayrı para davaları olarak sınıflandırmalısınız. Ardından para davaları için arabuluculuk başvurusunu yapmalı, masaya girmeden hesap ve talep tablonuzu hazır bulundurmalısınız. Nafaka bakımından feragat geçersiz olduğu için pazarlık alanını doğru kurgulamak gerekir. İstanbul avukat veya İstanbul boşanma avukatı desteğiyle hazırlanan yol haritası, hem usul kayıplarını hem de masadaki hataları büyük ölçüde önler.

Bu konuda hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin.

By |2026-09-04T21:02:10+03:00Eylül 4th, 2026|Aile Hukuku|0 Comments

About the Author:

Leave A Comment