Ceza Mahkemesi Kanunu

/, Ceza Hukuku/Ceza Mahkemesi Kanunu

Ceza Mahkemesi Kanunu

Ceza Mahkemesi Kanunu

Ceza Mahkemesi Kanunu TMK maddelerinde oldukça geniş bir yere sahip olmaktadır. Ceza Mahkemeleri, kişilerin özgürlük haklarına yapılan saldırılara ve toplum huzurunun bozulmaması adına yapılmış olan düzenlemelerdir. Bu kapsamın içeriğinde yer alan bütün cezaların caydırıcı payı olmakla birlikte, toplum birlik ve beraberliğinin bozulmaması hedeflenmiştir. Ceza davalarını yakından ilgilendiren bazı kanun maddelerinde yapılacak olan bütün değişiklikler özellikle avukatlar tarafından yakından takip edilmelidir.

Ceza Mahkemesi Kanunu, yargılanan kişinin ceza hükmünü vermeden önce gerekli olan bütün araştırmanın yapılmasını ve delillerin, şahitlerin hazırlanmasını istemektedir. Hukuk büromuz tarafından hazırlanan makalemize, davanın oluşmasından önce geçen süreyi yani soruşturma ve kovuşturma evresini anlatarak devam edeceğiz. Bu iki evre Ceza Davasının işleyişi açısından oldukça önem taşımaktadır.

Ceza Mahkemesi Kanunu 170 Madde Nedir?

Ceza Mahkemesi Kanunu Madde 170. maddesine göre, (1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirilir. (2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.

Soruşturma Evresi

Soruşturma evresi, suç şüphesinin bulunduğu durumlarda suça konu olan eylemin Cumhuriyet Savcısının kontrolü altında, soruşturulduğu davanın açılmasına kadar geçen süreye verilen tanımlamadır. Cumhuriyet Savcılığı, kolluk güçleri tarafından hazırlanan fezleke sonrasında suça konu eyleme dair olan delilleri toplar, bu kapsamda şüpheli, mağdur, müşteki ve tanıkları dinler, ilgili kurumlardan gerekli gördüğü belgeleri ister ve hatta gerekirse keşif yapar. Deliller toplandıktan sonra eylemin suç teşkil ettiği konusunda yeterli bilgiye ulaşırsa iddianame hazırlar ve mahkemeye gönderir. Eğer suç teşkil etmediği kanısına ulaşırsa takipsizlik kararı vererek dosyayı kapatır.

Ceza Kanunu makalemiz içerisinde, soruşturma evresini açıkladıktan sonra, şimdi de sonraki evre olan kovuşturma evresini açıklayacağız.

Kovuşturma Evresi

Kovuşturma evresi Cumhuriyet Savcılığının, “yapılan eylem gerekli inceleme yapılmıştır ve suç teşkil eden eylem bulunmaktadır” beyanıdır. Bu evre ile birlikte davada başlamış olur.

Cumhuriyet Savsısı tarafından hazırlanan iddianamenin kabulüyle birlikte, soruşturma aşamasında “şüpheli” olan kişi kovuşturma aşamasında “sanık” konumuna geçmektedir. Ceza Mahkemesi ölçütlerine göre hazırlanan iddianameyle ceza davası açılan mahkeme, öncelikle kovuşturma evresinin duruşma hazırlığı işlemlerini yapar. Duruşma hazırlığı işlemleri, uygulamada “tensip zaptı” denilen tutanakla tespit edilir. Mahkeme, iddianamenin kabulünden sonra duruşma gününü belirler ve duruşmada hazır bulunması gereken kişileri çağırır. İddianame, çağrı kâğıdı ile birlikte tebliğ olunarak sanık duruşmaya çağrılır. Tutuklu bulunan sanık ise, cezaevine yazı yazılarak duruşmada hazır bulunması sağlanır.

Ceza Mahkemesi Kanunu ve ceza davalarıyla ilgili danışmanlık hizmeti almak için, Büyükçekmece Avukat ile iletişime geçebilirsiniz.

Bir sonraki yayınımız olan Velayetin Değiştirilmesi Davası makalemizi inceleyebilirsiniz.

By |2020-09-01T16:47:37+03:00Nisan 19th, 2019|Bilgilendirme, Ceza Hukuku|0 Comments

About the Author:

Leave A Comment