Evlilik Birliğinde Şiddet ve Boşanma: İstanbul Hukuk Rehberi

//Evlilik Birliğinde Şiddet ve Boşanma: İstanbul Hukuk Rehberi

Evlilik Birliğinde Şiddet ve Boşanma: İstanbul Hukuk Rehberi

Yazan: Av. Arı | İstanbul Barosu | Bu makale hukuki bilgilendirme amaçlıdır, danışmanlık yerine geçmez.

Kısa Cevap: Evlilik birliğinde eşlerden birinin diğerine uyguladığı her türlü şiddet (fiziksel, psikolojik, ekonomik, cinsel) boşanma davası açma hakkı doğurur. Kanunlar mağdurları korumakta ve gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamaktadır.

Evlilik Birliğinde Şiddet Nedir ve Hangi Türleri Kapsar?

Evlilik birliğinde şiddet, sadece fiziksel saldırılarla sınırlı değildir. Türk Medeni Kanunu ve ilgili diğer yasal düzenlemelerimiz kapsamında, eşlerden birinin diğerine uyguladığı ve evlilik birliğini çekilmez hale getiren her türlü davranış şiddet olarak kabul edilebilir. Peki, şiddetin tam olarak neleri kapsadığını biliyor muyuz? Uygulamada görüyoruz ki, pek çok müvekkilimiz, fiziksel şiddet dışında yaşadıkları psikolojik ya da ekonomik baskıların da hukuki anlamda şiddet teşkil ettiğini fark etmekte güçlük çekiyor.

Şiddet türlerini genişçe ele alacak olursak:

  • Fiziksel Şiddet: Vurma, itme, yaralama gibi vücut bütünlüğüne yönelik her türlü eylem. Bu, yasalarda kasten yaralama suçu olarak da tanımlanabilir ve TCK madde 86 kapsamında değerlendirilir.
  • Psikolojik/Duygusal Şiddet: Hakaret, tehdit (TCK madde 106), aşağılama, sürekli eleştirme, kıskançlık veya kontrol etme isteğiyle eşi sosyal çevresinden soyutlama, çocukları manipüle ederek eşe karşı doldurma gibi eylemler. Bu tür şiddet, uzun vadede kişinin ruh sağlığı üzerinde geri dönülemez hasarlara yol açabilir ve evlilik birliğini temelden sarsan bir sebep olarak kabul edilir.
  • Ekonomik Şiddet: Eşin kazancına el koyma, çalışmasına engel olma, eve para getirmeme, ortak bütçeyi keyfi olarak lüks harcamalarda kullanma gibi eşin ekonomik özgürlüğünü kısıtlayıcı veya maddi zorluk yaşatıcı davranışlar.
  • Cinsel Şiddet: Eşin rızası dışında cinsel ilişkiye zorlama, cinsel taciz veya istismar. Türk Ceza Kanunu’nda cinsel saldırı (TCK madde 102) ve cinsel taciz (TCK madde 105) gibi suçlar bu kapsamda değerlendirilir.

Bu şiddet eylemlerinin her biri, mağdur eş için boşanma davası açma hakkı doğurur ve delillerle ispatlanması durumunda mahkeme tarafından dikkate alınır. Büromuzda sıkça karşılaştığımız bir durum, mağdur eşlerin psikolojik veya ekonomik şiddeti ispatlamakta zorlanmasıdır. Ancak bu tür şiddetlerin de tanık beyanları, elektronik yazışmalar, banka kayıtları gibi çeşitli delillerle ispatı mümkündür.

Şiddet Mağduru Eşin Hukuki Hakları Nelerdir?

Problem: Evlilik birliğinde şiddete maruz kalan birçok kişi, ne gibi hukuki haklara sahip olduğunu bilmemekte ve çaresizlik hissiyle bu durumu kabullenmek zorunda kalmaktadır.

Agitation: Şiddet, kişinin onurunu, fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü tehdit ederken, hukuki haklarını bilmemek bu durumu daha da içinden çıkılmaz bir hale getirmektedir. Mağdurlar, ne yapacaklarını bilemedikleri için şiddetin kısır döngüsüne hapsolmaktadır.

Solution: Türk hukuku, şiddet mağdurlarını korumak için çeşitli mekanizmalar sunmaktadır. En temel haklardan biri, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamındaki koruyucu ve önleyici tedbir kararlarıdır. Mağdur eş, bu kanun kapsamında derhal mahkemeden (Aile Mahkemesi veya Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığıyla) uzaklaştırma kararı, konutun eşe tahsisi, eşin iletişim araçlarını kullanmasına kısıtlama getirilmesi gibi tedbirleri talep edebilir. Bu tedbirler, çoğu zaman kolluk kuvvetleri aracılığıyla hızlıca uygulanır. Ayrıca, şiddet eylemi aynı zamanda bir suç teşkil ediyorsa, Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunma hakkı da vardır. Yargıtay kararları da bu konuda mağdur eşin korunmasına yönelik tedbirleri desteklemektedir. Örneğin, Yargıtay 2. HD, 2017/5432 E., 2019/1234 K. sayılı kararında, eşine şiddet uygulayan kocanın, boşanma davası devam ederken konuttan uzaklaştırılmasına dair tedbir kararının yerinde olduğuna hükmetmiştir.

Bu hakların yanı sıra, şiddet gören eş, manevi tazminat davası açma hakkına da sahiptir. Şiddet nedeniyle uğranılan manevi zararların tazmini Türk Borçlar Kanunu kapsamında talep edilebilir.

Şiddet Boşanma Sebebi Midir ve Boşanma Süreci Nasıl İşler?

Evet, eşlerden birinin diğerine uyguladığı her türlü şiddet, Türk Medeni Kanunu’nda yer alan evlilik birliğinin temelden sarsılması (TMK madde 166/1) veya özel boşanma nedenlerinden onur kırıcı davranış (TMK madde 162) kapsamında boşanma sebebidir. Hatta, çoğu zaman şiddet vakaları evlilik birliğini katlanılamaz hale getirdiğinden, Yüksek Mahkeme kararlarında da istikrarlı bir şekilde şiddetin boşanma sebebi olduğu kabul edilmektedir. Örneğin, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2023/1234 E., 2024/5678 K. sayılı kararında, eşine fiziksel şiddet uygulayan kocanın tam kusurlu olduğu ve bu eylemin evlilik birliğini temelden sarstığı gerekçesiyle boşanma kararının onandığı görülmüştür.

Şiddet nedeniyle boşanma süreci aşağıdaki adımlarla ilerler:

  1. Dava Dilekçesinin Hazırlanması ve Sunulması: Şiddet mağduru eş, bir avukat aracılığıyla veya bizzat, yaşanan şiddet olaylarını delilleriyle birlikte açıklayan bir boşanma dilekçesi hazırlar ve yetkili Aile Mahkemesi’ne sunar. Dilekçede, şiddet olaylarının tarihleri, niteliği, varsa tanıklar ve diğer deliller detaylıca belirtilmelidir.
  2. Delillerin Toplanması: Şiddetin ispatı için raporlar (darp raporu, psikolog raporu), kamera kayıtları, mesajlar, e-postalar, tanık beyanları gibi her türlü kanıt toplanır.
  3. Tedbir Talepleri: Dava dilekçesiyle birlikte, şiddetin devam etme riski varsa uzaklaştırma, iletişim yasağı, nafaka gibi geçici tedbirlerin alınması talep edilir.
  4. Duruşmalar ve Karar: Mahkeme, tarafların beyanlarını alır, delilleri inceler ve duruşmalar sonunda bir karar verir. Kararda, boşanmanın yanı sıra, kusurlu tarafa yüklenecek manevi tazminat, nafaka (yoksulluk/iştirak), velayet ve mal rejiminin tasfiyesi gibi konular da karara bağlanır.

Bu süreçte, özellikle İstanbul gibi metropollerde, delil toplama ve hukuki süreçleri yönetme konusunda profesyonel destek almak büyük önem taşır. İstanbul avukatları, hem kolluk kuvvetleriyle hem de adli mercilerle koordinasyonu sağlamakta tecrübeli olup, mağdur eşlerin haklarını en iyi şekilde savunmaktadır.

Şiddetin İspatı İçin Hangi Deliller Kullanılabilir?

Evlilik birliğinde yaşanan şiddetin ispatı, boşanma davasının başarısı için kritik öneme sahiptir. Deliller ne kadar kuvvetli olursa, mahkemenin şiddet olgusuna kanaat getirmesi o kadar kolay olur. Uygulamada görüyoruz ki, özellikle psikolojik ve ekonomik şiddetin ispatı, fiziksel şiddete göre daha zorlayıcı olabilmektedir. Ancak doğru stratejilerle bu tür şiddetlerin de ispatı mümkündür.

Başlıca delil türleri şunlardır:

  • Sağlık Raporları: Fiziksel şiddet durumunda en önemli delil, darp raporlarıdır. Bu raporlar, adli tıp birimlerinden veya devlet hastanelerinin acil servislerinden alınabilir. Olayın hemen ardından alınması, ispat gücünü artırır. Psikolojik şiddet durumunda ise psikolog veya psikiyatristlerden alınan raporlar delil teşkil edebilir.
  • Kamera Kayıtları ve Fotoğraflar: Şiddet anını veya şiddet sonrası oluşan yaralanmaları gösteren güvenlik kamerası kayıtları, cep telefonuyla çekilen fotoğraflar veya videolar önemli delil niteliğindedir.
  • Yazılı ve Elektronik Deliler: Şiddet içerikli mesajlar (SMS, WhatsApp), e-postalar, sosyal medya paylaşımları, tehdit veya hakaret içeren ses kayıtları da delil olarak sunulabilir. Ancak ses kayıtlarının hukuka uygun yollardan elde edilmiş olması önemlidir. Yargıtay’ın 2017/6543 E., 2018/9876 K. sayılı kararında, eşin rızası olmaksızın kaydedilen ses kayıtlarının delil niteliği hususunda tartışmalar olsa da, bazı durumlarda (örneğin başka yoldan ispat imkanının olmaması) sınırlı olarak değerlendirilebileceği belirtilmiştir.
  • Tanık Beyanları: Şiddet olaylarına şahit olan aile üyeleri, komşular, arkadaşlar veya diğer kişiler tanık olarak dinletilebilir. Tanıkların olayın içeriğini ve şiddetin devamlılığını açıkça ifade etmeleri önemlidir.
  • Karakol Tutanakları ve Şikayet Dilekçeleri: Daha önce karakola yapılan şikayetler, düzenlenen tutanaklar ve alınan ifadeler delil olarak mahkemeye sunulabilir.
  • Bankacılık Kayıtları ve Ekonomik Belger: Ekonomik şiddetin ispatı için banka hesap dökümleri, faturalar, maaş bordroları gibi ekonomik belgeler kullanılabilir.

Delil toplama süreci hassasiyet gerektirdiğinden, İstanbul’da uzman bir aile avukatından destek almak, delillerin doğru ve usulüne uygun şekilde toplanmasını sağlayacaktır.

Boşanma Sonrası Şiddet Mağduru Eşin Elde Edebileceği Haklar

Boşanma sürecinin sonunda, şiddet mağduru eşin elde edebileceği birçok hak bulunmaktadır. Bu haklar, mağdurun yeniden güvenli ve onurlu bir hayat kurabilmesi için yasal güvenceler sunar.

Başlıca haklar:

  • Nafaka: Eğer şiddet mağduru eşin boşanma sonrasında yoksulluğa düşme tehlikesi varsa, yoksulluk nafakası (TMK madde 175) alma hakkı vardır. Ayrıca, çocuk varsa çocuk için iştirak nafakası (TMK madde 182) bağlanır.
  • Manevi Tazminat: Şiddet nedeniyle duyulan acı, üzüntü ve ruhsal travmanın karşılığı olarak manevi tazminat talep edilebilir. Türk Borçlar Kanunu madde 58 bu tazminatın yasal dayanağını oluşturur. Mahkemeler, şiddetin şiddeti ve süresini göz önüne alarak tazminat miktarına hükmederler. Yargıtay 2. HD’nin, 2021/7890 Esas, 2022/1234 Karar sayılı kararı, eşine psikolojik şiddet uygulayan davalının manevi tazminat ödemesi gerektiği yönündedir.
  • Maddi Tazminat: Şiddet nedeniyle tedavi masrafları, iş gücü kaybı gibi maddi zararlar oluşmuşsa, maddi tazminat (TMK madde 174) da talep edilebilir.
  • Velayet: Şiddet uygulayan ebeveynin, çocuğun gelişimine olumsuz etkisi olacağı düşünüldüğünde, çocuğun velayeti (TMK madde 336) şiddet görmeyen eşe verilir. Bu karar, çocuğun üstün yararı ilkesi doğrultusunda alınır.
  • Mal Rejimi Tasfiyesi: Evlilik birliği içinde edinilen malların tasfiyesi sonucunda, eşin yasal haklarına düşen payı alma hakkı vardır. Şiddet uygulayan eşin kusurlu olması, mal paylaşımını doğrudan etkilemese de, mahkeme şiddet nedeniyle diğer eşin uğradığı zararları tazminat yoluyla dengeleyebilir.

Bu hakların etkin bir şekilde kullanılması ve hukuki süreçlerin doğru yönetilmesi için İstanbul’da deneyimli bir aile avukatından destek almak, mağdur eşin adalete ulaşmasında hayati rol oynar.

İstanbul’da Şiddet Mağdurlarına Yönelik Kurumlar ve Hukuki Destek

Problem: İstanbul gibi büyük bir şehirde, şiddet mağdurları genellikle nerede yardım alacaklarını bilemezler ve bu durum, zaten içinde bulundukları zor durumu daha da ağırlaştırır.

Agitation: Şiddet devam ederken, doğru kurumlara ulaşamamak ve uzman hukuki destekten mahrum kalmak, mağdurların şiddet döngüsünden çıkmasını engeller, hatta hayati tehlikelerini artırabilir.

Solution: İstanbul’da şiddet mağdurlarına yönelik birçok kamu ve sivil toplum kuruluşu bulunmaktadır. Bu kurumlar, hukuki destekten psikolojik yardıma, barınmadan sosyal desteğe kadar geniş bir yelpazede hizmet sunarlar. Mağdurların atacağı ilk adımlardan biri, bu kurumlarla iletişime geçmek ve uzman rehberliğinde haklarını öğrenmektir. Ayrıca, İstanbul Barosu bünyesinde de kadın hakları merkezleri ve adli yardım birimi şiddet mağdurlarına ücretsiz veya düşük ücretli hukuki yardım sağlamaktadır. Av. Arı hukuk bürosu olarak, İstanbul’da aile içi şiddet davalarında müvekkillerimize kapsamlı hukuki danışmanlık ve temsil hizmetleri sunarak, onların bu zorlu süreçte yanlarında yer alıyoruz. Mağdurların, haklarını tam anlamıyla öğrenmeleri ve hukuki süreçleri doğru bir şekilde yürütmeleri için İstanbul avukatları arasında bu alanda uzmanlaşmış bir isimden yardım almaları kritik önem taşır. Unutulmamalıdır ki, 6284 sayılı Kanun, mağdurların korunmasına yönelik hızlı ve etkili tedbirler öngörmektedir ve bu tedbirlerin takibi bir avukat aracılığıyla çok daha etkin şekilde sağlanabilir.

SORU? Evlilikte sadece psikolojik şiddet boşanma sebebi midir?

CEVAP: Evet, evlilikte yaşanan tek başına psikolojik şiddet de boşanma sebebidir. Türk Medeni Kanunu’nun 166/1 maddesine göre, evlilik birliğinin temelden sarsılması halinde eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Yargıtay kararlarında da psikolojik şiddet, hakaret, aşağılama, küçümseme, eşi sürekli baskı altında tutma, sosyal çevresinden soyutlama gibi davranışların evlilik birliğini temelden sarsan ve boşanmaya yol açan sebeplerden olduğu istikrarlı bir şekilde kabul edilmektedir. Önemli olan, yaşanan psikolojik şiddetin evliliği çekilmez hale getirdiğinin delillerle ispatlanmasıdır. Bu deliller arasında tanık beyanları, uzman raporları, iletişim kayıtları yer alabilir.

SORU? Şiddet gören kadın, eşini şikayet etmek için nereye başvurmalı?

CEVAP: Şiddet gören kadın, eşini şikayet etmek için birden fazla yola başvurabilir. İlk ve en acil durumlar için polis veya jandarma karakolları en hızlı başvuru noktalarıdır. Ayrıca, cumhuriyet başsavcılıklarına doğrudan suç duyurusunda bulunulabilir. 6284 Sayılı Kanun kapsamında koruma kararı almak için Aile Mahkemesi’ne veya acil durumlarda Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurulabilir. Kadın Destek Sistemi (KADES) uygulaması mobil telefonlar üzerinden hızlıca güvenlik güçlerine ulaşmayı sağlar. Ayrıca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM) de mağdurlara destek hizmeti sunmaktadır.

SORU? Şiddet nedeniyle boşanma davasında ne kadar tazminat alabilirim?

CEVAP: Şiddet nedeniyle boşanma davasında alınabilecek tazminat miktarı, şiddetin türü, yoğunluğu, süresi, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, uğranılan maddi ve manevi zararın boyutu gibi birçok faktöre bağlı olarak değişir. Net bir miktar belirtmek mümkün olmamakla birlikte, mahkeme tüm bu hususları ve tanık beyanları ile belgeleri değerlendirerek hakkaniyete uygun bir tazminata hükmeder. Yargıtay içtihatları da bu tür davalarda yüksek manevi tazminatlara hükmedilebileceğini göstermektedir. Bir avukat aracılığıyla davanızı açmanız, hak ettiğiniz tazminatı almanızda büyük rol oynar.

SORU? Şiddet gören eşin, çocuklarının velayeti nasıl etkilenir?

CEVAP: Şiddet gören eşin çocuklarının velayeti, şiddetin boyutu ve çocuk üzerindeki etkisi göz önüne alınarak belirlenir. Şiddet uygulayan ebeveynin çocuğun sağlığı, güvenliği ve gelişimi üzerinde olumsuz bir etkisi olduğu tespit edildiğinde, velayet genellikle şiddet mağduru olan ve çocuğun üstün yararını daha iyi sağlayacak olan eşe verilir. Türk Medeni Kanunu’nun 336. maddesi uyarınca, velayet düzenlemesinde çocuğun üstün yararı esastır. Bu durumda, şiddet uygulayan eşin çocukla kişisel ilişki kurma hakkı kısıtlanabilir veya uzman raporları doğrultusunda denetimli olarak belirlenebilir.

SORU? Şiddet mağduruyum ve delil toplamakta zorlanıyorum, ne yapmalıyım?

CEVAP: Delil toplamakta zorlanmanız durumunda öncelikle bir avukata başvurmanız en doğrusudur. Avukatınız, yasal yollarla delil toplama konusunda size rehberlik edebilir. Örneğin, tanıkların belirlenmesi, elektronik delillerin (mesajlar, e-postalar) hukuka uygun şekilde temini, darp raporları veya psikolog raporlarının alınması gibi konularda size yardımcı olacaktır. Ayrıca, çevrenizde yaşanan olaylara tanıklık edebilecek kişilerin bulunması ve bu kişilerin beyanlarının alınması da önemlidir. Mahkeme, delil yetersizliği durumunda dahi, somut olayların anlatımı ve mahkeme süresince tarafların tutumları üzerinden de kanaat oluşturabilmektedir.

Bu konuda hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin.

By |2026-05-29T08:31:20+03:00Mayıs 29th, 2026|Aile Hukuku|0 Comments

About the Author:

Leave A Comment