Komşu Gürültüsü Nasıl Şikayet Edilir? TCK 183 Gürültü Suçu, Cezası ve Delil Rehberi 2026

//Komşu Gürültüsü Nasıl Şikayet Edilir? TCK 183 Gürültü Suçu, Cezası ve Delil Rehberi 2026

Komşu Gürültüsü Nasıl Şikayet Edilir? TCK 183 Gürültü Suçu, Cezası ve Delil Rehberi 2026

Komşu Gürültüsü Mağduruysanız İzleyeceğiniz Yasal Yol

Kısa cevap: Komşunuzun gürültüsünden rahatsız olan kişi önce belediye zabıtasına (İstanbul’da 153 hattı) veya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Alo 181 çevre hattına bildirimde bulunur. Gürültünün yönetmelikteki sınır değerleri aştığı ve başkasının sağlığını bozmaya elverişli olduğu tespit edilirse, gürültüye neden olan kişi hakkında TCK m. 183 uyarınca iki aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası istemiyle kamu davası açılır. Suç şikayete tabi değildir; Cumhuriyet savcılığı resen soruşturur, ancak gürültü ölçümü ve bilirkişi raporu olmadan dosya pratikte ilerlemez.

Gece yarısı yüksek sesle çalan müzik, gece boyu süren davul gibi ayak sesleri, her hafta sonu tekrarlanan düğün eğlenceleri ya da sabaha kadar çalışınca işyeri makineleri… Apartman yaşamında komşu gürültüsü, Türkiye’de en yaygın hukuki uyuşmazlıklardan biridir. Mağdur uykusundan, sağlığından ve evinin huzurundan olurken çoğu kez “şikayet etsem komşuluk bozulur, etmesem bu çile bitmez” ikileminde kalır.

Asıl sorun şu: gürültüden şikayet eden çok kişi vardır ama delille desteklenmeyen şikayet sonuç üretmez. Zabıta geldiğinde ses kısılır, ekip gidince başlar. Mahkemeye giden dosyalarda ise kaderi genellikle tek bir belge belirler: gürültü ölçüm raporu. Bu rehberde, komşu gürültüsü için idari şikayetten ceza sürecine kadar izlenecek yolu, TCK 183’in şartlarını, delil toplama yöntemlerini ve Yargıtay’ın aradığı kriterleri adım adım anlatıyoruz.

Gürültüye Neden Olma Suçu Nedir? (TCK 183)

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 183. maddesi uyarınca: “İlgili kanunlarla belirlenen yükümlülüklere aykırı olarak, başka bir kimsenin sağlığının zarar görmesine elverişli bir şekilde gürültüye neden olan kişi, iki aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.” Madde metninden çıkan iki şart birlikte aranır: gürültü, kanun ve yönetmeliklerle belirlenen yükümlülüklere aykırı olacak ve sağlığın zarar görmesine elverişli düzeyde bulunacaktır.

“İlgili kanunlarla belirlenen yükümlülük” ifadesi, 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 14. maddesine ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği’ne (RG 04.06.2010) gönderme yapar. Çevre Kanunu’nun 14. maddesi, kişilerin huzur ve sükûnunu, beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde standartların üzerinde gürültü ve titreşim oluşturulmasını yasaklar; ulaşım araçları, şantiye, fabrika, atölye, işyeri, eğlence yeri, hizmet binası ve konutlardan kaynaklanan gürültünün standartlara indirilmesini faaliyet sahiplerinden talep eder.

Yargıtay bu suçun somut tehlike suçu olduğunu açıkça belirtir: suçun oluşması için gürültüye maruz kalan kişinin sağlığının fiilen bozulması gerekmez; gürültünün insan sağlığını tehlikeye düşürmeye elverişli olması yeterlidir. Nitekim Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin 26.06.2018 tarihli, 2016/12485 esas ve 2018/10097 karar sayılı kararı ile 13.03.2018 tarihli, 2016/2819 esas ve 2018/3517 karar sayılı kararı bu çerçevededir. Ayrıca suçun belli bir mağduru yoktur; toplumda yaşayan herkes bu suçun mağduru olabilir.

Hangi Gürültüler TCK 183 Kapsamına Girer?

Yargıtay kararlarında ve Çevre Kanunu’nda sayılan kaynaklar şunlardır: konutlardaki yüksek müzik ve televizyon, davul-bağlama gibi enstrümanlar, düğün ve nikâh eğlenceleri, klima ve jeneratör gibi tesisat gürültüleri, şantiye ve inşaat çalışmaları, atölye ve imalathane makineleri, kafe-restoran ve düğün salonu gibi eğlence işletmeleri ile fabrika gürültüsü. Özel mülkte yapılan partiden, sitenin ortak bahçesindeki yüksek sese kadar çoğu kaynak kapsam içindedir.

Somut bir örnek: Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 19.01.2015 tarihli, 2013/30354 esas ve 2015/1453 karar sayılı dosyasında, bir fırın işletmesinde gece 04.00-04.15 saatleri arasında yapılan kontrolde gürültüye karşı yalıtım bulunmadığı, hamur karma makinesinin çalıştığı ve yönetmelikte belirlenen gürültü seviyesinin aşıldığı tespit edilmiş; işletmecinin TCK 183 kapsamındaki sorumluluğu tartışılmıştır. Görüldüğü gibi suç, yalnızca evdeki komşuya özgü değildir; işyeri ve imalat gürültüsü de aynı madde altındadır.

Bununla birlikte sınır şudur: sıradan ve kaçınılmaz yaşam gürültüsü (gündüz saatlerinde bir çocuğun evde yürümesi, birkaç adımlık ayak sesi gibi) tek başına suç oluşturmaz. Hukuki değerlendirme, gürültünün bölge ve saat bazlı sınır değerleri aşıp aşmadığına ve sağlığa zarar elverişliliğine göre yapılır. Apartmanlarda yalıtım eksikliği kaynaklı ayak sesi sorunlarında bu nedenle ölçüm ve teknik inceleme belirleyicidir.

Komşu Gürültüsü Şikayeti Adım Adım Nasıl Yapılır?

Süreci sağlıklı yürütmek için şu adımları sırayla izlemek gerekir:

1. Olayı yazılı hale getirin. Gürültünün tarih, saat aralığı, süresi, türü (müzik, makine, bağırma) ve tekrar sıklığını bir deftere ya da telefon notuna düzenli olarak işleyin. Tek seferlik değil, süreklilik arz eden rahatsızlık dosyada güçlü iz bırakır.

2. İdari şikayeti yapın. Belediye zabıtasını arayın (İstanbul’da 153 Beyaz Masa hattı) ve adres vererek tutanak tutulmasını isteyin. Konu işyeri, şantiye veya tesis kaynaklıysa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı il müdürlüklerine Alo 181 hattından ya da e-Devlet üzerinden bildirimde bulunun. Zabıta ve il müdürlüğü ekipleri yerinde ölçüm yapabilir, sınır aşımı varsa Çevre Kanunu uyarınca idari para cezası uygular ve yalıtım için süreli ihtarda bulunur.

3. Suç duyurusunda bulunun. İdari yaptırım, ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Cumhuriyet Başsavcılığı’na (adliyedeki zabıt katibliğinden veya e-Devlet üzerinden) suç duyurusu dilekçesi verin; dilekçeye tutanak örneklerini, tarih-saat bilgilerini ve varsa sağlık raporlarınızı ekleyin.

4. Soruşturma aşamasında aktif olun. Savcılık, şüphelinin ifadesini alır, gürültü ölçümü ve teknik inceleme yaptırabilir. Mağdur sıfatıyla ifade verirken elinizdeki kayıt ve notları bildirin; ölçüm talep edin.

5. Kovuşturmada katılan olun. Dava asliye ceza mahkemesinde görülür. Gürültüden doğrudan zarar gören gerçek kişi mağdur sıfatıyla kamu davasına katılabilir. Nitekim Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 19.02.2015 tarihli, 2015/1619 esas ve 2015/21076 karar sayılı kararında, bu suçtan doğrudan zarar görmesi mümkün olmayan belediyenin davaya katılamayacağı, buna karşılık bireysel mağdurun katılım hakkının korunması gerektiği çerçevesi kabul edilmiştir.

Delil ve Gürültü Ölçümü: Dosyanın Kaderini Belirleyen Nokta

TCK 183 dosyalarının kilit noktası, gürültünün “sağlığın zarar görmesine elverişli” olduğunun ispatıdır. Yargıtay 18. Ceza Dairesi, ölçülen gürültü düzeyinin insan sağlığını tehlikeye düşürüp düşürmediğinin bilimsel ölçütlere göre değerlendirilmesini ister; bunun için dosyanın odyoloji (kulak-burun-boğaz) uzmanı bulunan bir kurula tevdi edilmesini arar. Daire’nin 2016/12485 esas, 2018/10097 karar ve 2016/2819 esas, 2018/3517 karar sayılı kararlarında, bu inceleme yapılmaksızın verilen beraat kararları bu gerekçeyle bozulmuştur. Yani ölçüm ve bilirkişi raporu olmayan dosya savcılıkta takipsizlikle, mahkemede beraatle sonuçlanma riski taşır.

Mağdurun toplayabileceği pratik deliller şunlardır: saatin ve tarihin göründüğü video-ses kayıtları, zabıta tutanakları, komşuların tanık beyanları, site yönetiminin tutanak ve uyarı yazıları, uyku bozukluğu ve benzeri şikâyetler için hekim raporları. Süreklilik gösteren rahatsızlık, münferit bir gürültüden çok daha güçlü delil değeri taşır. Öte yandan delil toplarken komşunun özel hayatını ihlal edecek yöntemlerden (izinsiz görüntüleme gibi) kaçının; toplanan delilin kendisi hukuka aykırı olursa işin içine yeni bir suç girebilir.

Cezası Ne Kadar? Hapis, Adli Para Cezası ve İdari Yaptırım Farkı

TCK 183/1’de ceza iki aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası olarak belirlenmiştir ve iki yaptırımdan biri tercih edilir. Somut örnek olarak, Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin incelediği 26.01.2023 tarihli, 2022/13439 esas ve 2023/665 karar sayılı dosyada, bozma sonrası yerel mahkemece sanığa TCK 183/1 uyarınca 3.500 TL adli para cezası verildiği görülmektedir. Somut olayda hapis yerine adli para cezası seçilmesi sık rastlanan uygulamadır.

Hükmedilen ceza iki yıl veya daha az olduğu için, kişinin geçmişine ve koşullara göre erteleme (TCK 51) ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB, CMK 231) kurumları da gündeme gelebilir; bu, mahkemenin takdirindedir. Bunun yanında idari yaptırım ayrı bir hukuki kanaldır: sınır değerlerin aşılması halinde Çevre Kanunu uyarınca işletme sahibine idari para cezası uygulanır ve gürültünün standartlara indirilmesi için süre verilir; süre içinde düzeltilmezse faaliyet durdurulabilir. İdari para cezası tutarları her yıl yeniden değerleme oranına göre güncellendiğinden, güncel tutara başvuru anında teyit edilmelidir.

Yargıtay’ın yaklaşımı ölçüm raporunun ağırlığını şöyle özetler: yerleşim bölgesindeki kişilerde gürültünün fizyolojik, psikolojik ve sosyolojik olumsuz etkiler bırakacağının bilimsel değerlendirmeyle ortaya konması hâlinde mahkemenin TCK 183 uygulaması hukuka uygun sayılır (Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin 05.12.2017 tarihli, 2015/39835 esas ve 2017/14320 karar sayılı kararı). Kısacası: rapor varsa yaptırım var, rapor yoksa dosya boşta.

Komşu Gürültüsü mü İsrarlı Takip mi? TCK 123 ile Fark

Pek çok mağdur, “komşum sesi bilerek açıyor, bana karşı yapıyor” der. Hukuki ayrım tam burada yapılır. Yargıtay’a göre gürültüye neden olma suçunun faili belli bir kimseyi hedef almaz; gürültünün belli olmayan bir kimseye karşı yapılması, bu suçu TCK 123’te düzenlenen kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçundan ayırır. TCK 123’te fail belli bir kişiyi hedef alırken, TCK 183’te kastedilen toplum genelinin sağlıklı çevre hakkıdır. Gürültü, size karşı gelişigüzel ve hedefli bir rahatsızlık (ısrarlı zil çalma, telefonla rahatsız etme, kapıya dayanma gibi) hâline dönüşmüşse, ayrıca TCK 123 kapsamı değerlendirilir ve iki suç birlikte gündeme gelebilir. Ayrıca gürültü kaynağı kiracı ise kiraya verenin uyarı ve tahliye mekanizması, apartman ise kat malikleri kurulu kararları, hukuki takibin ikinci ayağını oluşturur.

İstanbul’da Komşu Gürültüsü Şikayeti Nasıl Yapılır?

İstanbul, yoğun yapılaşma, yapışık apartmanlar ve karma kullanımlı binalar nedeniyle komşu gürültüsü şikayetlerinin en çok alındığı illerden biridir. İstanbul’da süreci hızlandırmak için: konut kaynaklı gürültüde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 153 hattını ya da ilgili ilçe belediyesinin zabıta birimini arayın; işyeri, eğlence yeri, şantiye ve tesis gürültülerinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğü’ne Alo 181 üzerinden ya da e-Devlet kapısından başvurun. Suç duyurusu için İstanbul’da ikametinize göre görevli cumhuriyet başsavcılığına (olay yerinin bulunduğu adliye) gidebilir veya e-Devlet üzerinden elektronik suç duyurusu yapabilirsiniz. Ağır ve sürekli rahatsızlık hâlinde mağdur, ceza dosyasından bağımsız olarak kişilik haklarının ihlaline dayalı manevi tazminat davası da açabilir; bu davanın kabulü gürültünün süreklilik ve şiddetinin ispatına bağlıdır.

Sık Sorulan Sorular

Komşu gürültüsü şikayeti için avukat tutmak zorunlu mu?

Hayır, zorunlu değildir. Suç şikayete tabi olmadığından savcılık ihbarı resen değerlendirir; mağdur dilekçesini bizzat verebilir, zabıta tutanaklarını kendisi toplayabilir. Bununla birlikte dosyanın kaderi gürültü ölçümü, bilirkişi incelemesi ve doğru hukuki nitelendirmede (TCK 183 mü, TCK 123 mü) şekillenir; Yargıtay’ın odyoloji uzmanı kurulu raporu aradığı düşünülürce, sürecin bir ceza avukatı tarafından yönetilmesi delillerin eksiksiz toplanması ve takipsizlik kararına itiraz gibi aşamalarda ciddi avantaj sağlar.

Gece gelen gürültü için anında kimi aramalıyım?

Öncelikle belediye zabıtasını arayın; İstanbul’da 153 hattı gece de hizmet verir ve ekip adresinize yönlendirilir. Zabıta geldiğinde tutanak tutulmasını özellikle isteyin; tutanak, saat ve ölçülen rahatsızlığın kaydı bakımından dosyanın en güçlü belgelerinden biridir. Çevre ve tesis kaynaklı gürültülerde Alo 181 hattı üzerinden de anlık bildirim yapılabilir. Ertesi gün olayı savcılığa suç duyurusuyla taşıyın; gece saatlerine ait tutanak ve kayıtlar elinizde olsun.

Telefonla çektiğim video ve ses kaydı delil olarak kullanılabilir mi?

Evet. Tarih ve saatin göründüğü video-ses kayıtları, hâkimin hukuka uygun bulduğu ölçüde delil değeri taşır ve somut tehlike ispatında önemli göstergedir. Kayıtlarda gürültünün kaynağı, şiddeti ve sürekliliğinin anlaşılır olması önemlidir. Yalnız bu kayıtlar tek başına genellikle yeterli görülmez; Yargıtay bilimsel ölçüm ve odyoloji uzmanı incelemesi aradığından, kayıtları zabıta tutanağı ve ölçüm raporuyla desteklemek dosyayı ciddi biçimde güçlendirir.

Gürültü şikayetinden sonra vazgeçersem dava düşer mi?

Düşmez. Gürültüye neden olma suçu şikayete tabi suçlardan olmadığından ihbar veya şikayet üzerine başlayan soruşturma kamu düzenine ilişkindir ve savcılık resen sürdürür. Mağdurun şikayetten vazgeçmesi dosyayı otomatik olarak düşürmez. Buna karşılık mağdurun sonraki adımları (tutankının, ölçüm talebinin, ifadeye katılımın) delil zincirini besler. Kişilik haklarına dayalı manevi tazminat davasında ise talepten feragat mümkündür ve o dava ayrı işler görür.

Üst komşunun ayak sesi ve çocuk koşuşturması suç oluşturur mu?

Tek başına genellikle oluşturmaz. Suç için yönetmelikteki sınır değerlerin aşılması ve gürültünün sağlığa zarar verecek düzeyde elverişli olması gerekir; gündüz saatlerinde sıradan çocuk hareketliliği veya birkaç adımlık ayak sesi normal yaşamın parçası sayılır. Ancak yoğun ve sürekli ayak sesi rahatsızlığında, yalıtım eksikliğinden kaynaklanan titreşim ve gürültü ölçülüp sınır aşıldığı teknik olarak belirlenirse TCK 183 kapsamı gündeme gelir; apartmanda çözüm için kat malikleri kurulu kararları da bir yol olarak devreye girer.

Gürültü yüzünden sağlık sorunlarım oluştu, tazminat alabilir miyim?

Ceza dosyasından bağımsız olarak manevi tazminat davası açılabilir. Kişilik haklarının ihlali, Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesi ve 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi çerçevesinde değerlendirilir. Uyku düzeninin bozulması, anksiyete veya benzeri şikâyetlere ait hekim raporları, tutanaklar ve ölçüm sonuçları davanın ispat omurgasını oluşturur. Tazminat miktarı, gürültünün süresi, tekrar sıklığı, kusur ve oluşan zarırın kapsamına göre mahkemece belirlenir; somut olaya göre değişir.

Yazan: Av. Arı | İstanbul Barosu | Bu makale hukuki bilgilendirme amaçlıdır; danışmanlık yerine geçmez.

Komşu gürültüsü nedeniyle şikayet sürecini başlatmak, elinizdeki delilleri doğru toplamak veya gürültü kaynaklı ceza ve tazminat dosyanızı takip etmek istiyorsanız, olayınızın özelinde yol haritasını birlikte değerlendirebiliriz. İstanbul’daki ceza mahkemelerindeki dosya deneyimimizle sürecin her adımında yanınızdayız; iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

By |2026-10-31T18:11:56+03:00Ekim 31st, 2026|Ceza Hukuku|0 Comments

About the Author:

Leave A Comment