Nafaka Azaltma Davası Nasıl Açılır? TMK 327 Şartları 2026

//Nafaka Azaltma Davası Nasıl Açılır? TMK 327 Şartları 2026

Nafaka Azaltma Davası Nasıl Açılır? TMK 327 Şartları 2026

Boşanma kararından sonra her ay ödediğiniz nafaka, iş kaybı, yeni bir yükümlülük ya da alacaklı tarafın mali durumunun düzelmesi nedeniyle ağır bir yüke dönüşebilir. Nafaka borçlusu sıfatıyla bu yükü tek başına taşımak zorunda değilsiniz: Türk Medeni Kanunu’nun 327. maddesi, maddi koşullar değiştiğinde mahkemeden nafakanın azaltılmasını ya da tamamen kaldırılmasını talep etme hakkı veriyor. Bu rehberde nafaka azaltma davasının şartlarını, hangi delillerle açılması gerektiğini ve sürecin İstanbul’da pratikte nasıl işlediğini adım adım anlatıyoruz.

Kısa cevap: Nafaka azaltma davası, daha önce boşanma veya ayrılık kararıyla belirlenmiş bir nafakanın, tarafların ekonomik ve sosyal durumundaki değişiklik nedeniyle TMK 327 uyarınca azaltılması veya kaldırılması için açılan iptal-tenzil davasıdır. Davayı nafaka borçlusu olan eş açar; nafakanın bağlandığı tarihe kıyasla mali durumunuzun objektif olarak kötüleştiğini veya alacaklının durumunun iyileştiğini gelir belgeleri, gider listesi ve tanık beyanlarıyla kanıtlamanız gerekir. Dava, alacaklı tarafın yerleşim yeri veya davalı eşin oturduğu yer aile mahkemesinde görülür ve nafakanın miktarını belirleyen boşanma kararının kesinleştiği mahkeme olması zorunlu değildir.

Nafaka Azaltma Davası Nedir, Kim Açabilir?

Nafaka azaltma davası, hâkim tarafından hükmedilmiş bir nafakanın ileride oluşacak maddi ve manevi koşulların değişmesi hâlinde mahkeme kararıyla azaltılması ya da kaldırılması imkânını düzenleyen bir tenzil (indirim) davasıdır. TMK’nın 327. maddesi, nafakanın azaltılması veya kaldırılmasını istemekle sınırlı kalmayıp artırılması talebini de aynı madde kapsamında düzenler; yani madde, nafaka miktarının hayatın gerçeklerine uydurulması için genel bir başvuru kapısıdır.

Davayı açma hakkı borçlu taraftadır: yoksulluk nafakası ödeyen boşanmış eş, iştirak nafakası ödeyen ve gelirleri azalan ebeveyn ya da yardım nafakası yükümlüsü akraba. Aile mahkemesi, tarafların gelir-gider durumlarını, sağlıklarını, yaşam standartlarını ve yeni doğan yükümlülükleri birlikte değerlendirerek nafakada yapılan talep doğrultusunda bir indirme, tamamen kaldırma ya da talebin reddi yönünde hüküm kurar.

Önemli bir nokta: Nafaka azaltma davası, boşanma davasının tekrarı ya da düzeltilmesi değildir. Boşanma hükmü aynen durur; yalnızca onun bir parasal sonucu olan nafaka yükümlülüğü yeni koşullara göre yeniden takdir edilir. Nafakanın azaltılmasına karar verilirse dava, boşanma kararıyla ilgili olarak kesinleştiği andan itibaren değil, koşulların değiştiği tarihten itibaren ve genellikle geçmişe etkisi sınırlı olarak hüküm kurulacak şekilde sonuçlanır.

TMK 327 Şartları: Nafaka Ne Zaman Azaltılır veya Kaldırılır?

TMK 327’ye göre nafakanın azaltılması ya da kaldırılması için nafakanın bağlandığı andaki koşulların emsalsiz biçimde değişmesi, değişikliğin objektif ve sürekli nitelikte olması ve talep sahibinin bunu ispat etmesi gerekir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarına göre hâkim, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını her yönden araştırmak, harcama ve gelirleri bir bilânço halinde değerlendirmek zorundadır.

Pratikte mahkemelerin kabul ettiği başlıca azaltma ve kaldırma nedenleri şunlardır:

  • Borçlunun gelirinin düşmesi: İşten çıkarilma, işyerinin kapanması, emeklilikle gelir düşüşü, kronik hastalık veya iş göremezlik raporu.
  • Yeni ve zorunlu yükümlülükler: Yeniden evlenme sonrası doğan çocuklar için iştirak nafakası yükümlülüğü, ana-baba bakım yükümlülüğü, yeni doğan sağlık giderleri.
  • Alacaklının durumunun iyileşmesi: Yoksulluk nafakası alan eşin işe girmesi, düzenli yüksek gelir elde etmesi, miras yoluyla malvarlığı kazanması ya da fiilen evlilik benzeri birliktelik yaşaması.
  • İştirak nafakasında çocuğun durumu: Reşit olan çocuğun öğrenim görmemesi ve çalışması, nafakanın çocuğun gerçek ihtiyaçlarının üzerinde kalması.

Kanunda ayrıca otomatik kaldırma hâlleri düzenlenmiştir: TMK 175/3 uyarınca yoksulluk nafakası, alacaklının yeniden evlenmesi veya malî durumunun iyileşmesi hâlinde talep üzerine kaldırılır; eşlerden birinin ölümü ya da evliliğin butlanla iptali hâlinde ise nafaka yükümlülüğü kendiliğinden ortadan kalkar. Yani yeniden evlenen eşe artık yoksulluk nafakası ödenmez ve bu durumda kaldırma davası açmak yeterlidir.

Hangi Nafaka Türleri Azaltılabilir?

Aile hukukunda üç ana nafaka türü bulunur ve üçü de TMK 327 kapsamında azaltılabilir:

  • Yoksulluk nafakası (TMK 175): Boşanma sebebiyle yoksulluğa düşen eş için hükmedilir. Borçlunun ekonomik durumu kötüleştiğinde veya alacaklı zenginleştiğinde azaltma-kaldırma davası en sık bu alanda açılır.
  • İştirak nafakası (TMK 182-185): Çocuğun bakım ve giderleri için velayi almayan tarafa ödetilir. Borçlunun geliri azaldığında azaltılabilir; ancak mahkeme her şeyden önce çocuğun üstün yararını gözetir. Ebeveynin kendi öz bakım giderleri kırpılsa bile çocuğun eğitim, sağlık ve barınma ihtiyaçları önce gelir.
  • Yardım nafakası (TMK 364): Akrabalar arası yoksulluk nafakasıdır. Yükümlünün aile içindeki diğer bakım yükümlülükleri gözetilerek azaltılabilir veya kaldırılabilir.

Geçici nafaka (TMK 169) için boşanma süreci devam ederken ayrı bir tedbir niteliğinde talep gerekir; kesinleşmiş nafakalarda ise ana başvuru yolu doğrudan azaltma-kaldırma davasıdır.

Nafaka Azaltma Davasında Deliller ve İspat Yükü

Değişen koşulları iddia eden taraf — yani davalı değil davacı olan borçlu — ispat yükü taşır. Mahkeme somut ve güncel belge bekler; “maaşım yetmiyor” şeklindeki soyut beyanlar davayı kazandırmaz. Dosyada toplanması gereken asgari delil seti şudur:

  • Gelir belgeleri: Son 6 aya ait maaş bordroları, iş sözleşmesi, SGK hizmet dökümü, serbest meslek için beyanname ve gelir-gider cetveli, işten çıkarılma yazısı ya da kıdem tazminatının ödendiğine dair belgeler.
  • Gider belgeleri: Kira kontratı, kredi ve borç ödeme planları, düzenli ilaç ve tedavi giderleri, okul ücretleri, başka nafaka kararları, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin nüfus kayıtları.
  • Alacaklı tarafın durumu: Çalıştığına dair tespit (SGK sorgusu, tapu ve araç kayıtları, sosyal medya ve paylaşım platformlarındaki yaşam standardı göstergeleri), yeni birliktelik tanıkları.
  • Tanık beyanları: Tarafların yaşam koşullarını bizzat gözlemiş ikişer tanık, özellikle alacaklının çalıştığı veya birlikte yaşadığı iddiasında belirleyicidir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin yerleşik uygulamasında nafaka, bağlandığı tarihteki koşullara göre değil, davanın görüldüğü tarihteki gerçeklere göre yeniden takdir edilir. Bu yüzden dava açmadan önce delilleri güncellemek ve mahkemeye eksiksiz sunmak, sürecin en kritik aşamasıdır.

Dava Nerece, Ne Zaman ve Ne Masrafla Açılır?

Azaltma-kaldırma davası aile mahkemesinde görülür. Yetkili mahkeme, nafaka alacaklısının yerleşim yeri veya davalının oturduğu yer mahkemesidir; dava şubesine göre görevli mahkeme aile mahkemesidir. Nafakanın tenzili için yasal bir süre sınırı yoktur; koşulların değiştiği andan itibaren her zaman dava açılabilir. Ancak azaltma kararı geçmişe yürütülemez: indirim, davanın açıldığı tarihten (ve hukuken dava şartlarının gerçekleştiği andan) sonra işler, birikmiş borçların tamamı otomatik silinmez. Bu nedenle koşul doğar doğmaz gecikmeden dava açmak finansal açıdan önemlidir.

Masraf tarafında ise nafaka davaları çekişmesiz görülmediği için harç, dava konusu nafakanın yıllık tutarı üzerinden hesaplanır. Nafakanın azaltılması istemiyle açılan davada peşin harç ve gider avansı, talebin derecesine göre hesaplanır; sabit bir bedel yoktur çünkü harç, azaltılmak istenen yıllık nafaka üzerinden oranlanır. Kural olarak her taraf kendi vekâlet ücretini üstlenir; ancak davanın tamamen kabulü hâlinde yargılama giderleri karşı tarafa yükletilebilir.

İstanbul’da Süreç Nasıl İşler?

İstanbul’da nafaka azaltma davaları, adliyelerdeki aile mahkemelerinde yoğun dosya trafiği nedeniyle ortalama birkaç ay ile bir yıl arası sürer. İstanbul Adliyesi ve Anadolu Adliyesi aile mahkemelerinde dosya, öncelikle arabuluculuk önkoşulu yönünden değerlendirilir: 2019’dan itibaren dava şartı arabuluculuk yalnızca boşanma ve ayrılık davaları ile bir dizi aile hukuku davası için öngörülmüştür; nafakanın azaltılması-kaldırılması davasında ön arabuluculuk şartı, 2023 düzenlemesiyle nafaka davalarının bir bölümünde dava şartı hâline getirilmiştir. Bu yüzden dava öncesinde arabuluculuk başvurusu yapılıp yapılmayacağı, dosyanızın ayrıntısına göre mutlaka bir avukatla netleştirilmelidir.

İstanbul pratiğinde dosya, mali değişimin yoğun olduğu dosyalarda mahkemece resen araştırma da yapılabilir: banka kayıtları, SGK tespitleri ve tapu kayıtları mahkemece getirtilir. Taraf beyanları dışında tanık dinlenmesi, özellikle alacaklı eşin yeniden çalışmaya başladığı iddialarında belirleyici olur. Nafakanın ısrarla ödenmediği iddiası ile ileri sürülen itirazların boşanma dosyasındaki karara etkisi olmadığı gibi, ödeme güçlüğü tek başına borcu ortadan kaldırmaz; mutlaka mahkeme kararı gerekir.

Nafaka Azaltma Davasında Sık Yapılan Hatalar

  • Ödemeyi durdurmak: Dava açmadan nafakayı ödemeyi bırakmak, birikmiş nafaka alacağı ve icra takibine kapı aralar; ayrıca karşı tarafın türlü taleplerine zemin hazırlar. Azaltma kararı verilene kadar ödemeye devam etmek gerekir.
  • Delilsiz dava açmak: “Durumum kötüleşti” iddiasını belgeyle desteklemeyen dosyalar reddedilir. Maaş bordrosundan kira kontratına kadar güncel belgeler dava ile birlikte sunulmalıdır.
  • Geç kalmak: Azaltma hükmü geçmişe tam yürümez; koşul doğduğu hâlde yıllarca bekleyen borçlu, aradaki dönemin ödemelerinden kurtulamaz.
  • Yanlış mahkemede dava açmak: Nafakanın tenzili talebiyle açılan dava, boşanma davasının açıldığı mahkemede açılmak zorunda değildir; ancak görev-yetki kurallarına uyulmazsa dosya zaman kaybıyla reddedilir.
  • İştirak nafakasında çocuğu unutmak: Çocuk lehine hükmedilen nafakada mahkeme çocuğun üstün yararını gözetir; borçlunun yaşam standardındaki düşüş tek başına yeterli olmayabilir.

Sık Sorulan Sorular

Nafaka azaltma davasını kim, hangi mahkemede açar?

Davayı nafaka borçlusu açar: yani yoksulluk nafakası ödeyen boşanmış eş, iştirak nafakası yükümlüsü ebeveyn veya yardım nafakası borçlusu akraba. Görevli mahkeme aile mahkemesidir; yetkili mahkeme ise nafaka alacaklısının yerleşim yeri ile davalının oturduğu yer mahkemesidir. Boşanma davasının görüldüğü mahkemede açılması zorunlu değildir. Dilekçede nafakanın azaltılmasına veya kaldırılmasına dayanılan tüm maddi olaylar sırayla anlatılmalı ve her iddia delille desteklenmelidir.

Alacaklı eş yeniden evlenirse yoksulluk nafakası otomatik biter mi?

Evet. TMK 175/3 uyarınca nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi hâlinde mahkeme, talep üzerine nafakayı kaldırır; eşlerden birinin ölümü veya evliliğin butlanla iptalinde ise yükümlülük kendiliğinden sona erer. Yeniden evlenme hâlinde borçlu, nafakanın kaldırılması davası açarak yükümden kurtulur. Fiilî evlilik dediğimiz evlilik benzeri birlikte yaşama hâlinde ise nafakanın kaldırılması otomatik değildir; ancak Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin içtihatlarında bu durum, nafakanın haklı nedenle kaldırılması veya azaltılması için güçlü bir delil olarak değerlendirilir ve tanık beyanlarıyla ispatlanabilir.

Nafaka azaltma kararı geçmişe yürür mü, birikmiş borç silinir mi?

Hayır, tam anlamıyla yürümez. Mahkeme, azaltmaya davanın açıldığı tarihten itibaren ya da koşulların gerçekleştiği ve ispatlandığı andan itibaren hükmeder; dava açılmadan önceki dönem için ödenmemiş nafaka borçları genellikle geçerli alacak olarak kalır. Bu yüzden gelir düşüşü meydana geldiğinde dava derhâl açılmalıdır. Gecikilen her ay, azaltım kapsamı dışında birikir ve karşı tarafın icra takibi yapmasına engel olmaz. Kısa cevap: azaltım ileriye dönük tasarruf sağlar, geçmiş borcu ancak mahkemenin belirleyeceği sınırlar içinde etkiler.

Nafaka azaltma davasında hangi deliller güçlü sayılır?

En güçlü deliller güncel ve resmî olanlardır: SGK hizmet dökümü ve maaş bordroları gelir düşüşünü; işten çıkarılma yazısı, işsizlik belgeleri ve hastane raporları iş gücü kaybını; kira kontratı, kredi ödeme planları, ilaç ve tedavi faturaları artan giderleri kanıtlar. Karşı tarafın iyileşen durumunda tapu ve araç kayıtları, banka hesap hareketleri, çalıştığına dair resmî tespitler ve sosyal paylaşım kayıtları delil olarak sunulabilir. Tanık beyanları özellikle birlikte yaşama ve yaşam standardı iddialarında tamamlayıcı delil değeri taşır. Tek bir belgeye dayanmak yerine bütün bu delilleri bir arada sunmak, kabul ihtimalini ciddi biçimde artırır.

İştirak nafakası hangi hâllerde azaltılabilir?

İştirak nafakası, çocuğun bakım ve giderleri katlanarak arttığı için azaltması en zor nafaka türüdür. Yine de yükümlünün geliri kalıcı olarak düşerse, yeni evlilikten doğan çocuklar için nafaka yükümlülüğü doğarsa, kronik bir hastalıkla iş gücü kaybı oluşursa veya reşit olan çocuk öğrenim görmez ve kendi geliri olursa azaltma ya da kaldırma mümkündür. Mahkeme bu değerlendirmede çocuğun üstün yararını esas alır; ebeveynin yaşam düzeyindeki düşüş, çocuğun eğitim, sağlık ve barınma ihtiyaçlarını karşılama zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Bu nedenle talep, çocuğun gerçek ihtiyaçları ile borçlunun ödeme gücü birlikte gösterilerek oluşturulmalıdır.

Nafaka azaltma davası ne kadar sürer, karara itiraz edilebilir mi?

Süre, dosyanın delil yoğunluğuna ve mahkemenin iş yüküne göre değişir; İstanbul aile mahkemelerinde pratikte birkaç ay ile bir yıl arasında sonuçlanır. Karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulabilir; istinaf incelemesi bölge adliye mahkemesinin aile hukuku dairelerince yapılır. İstinaf süresi, kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. Sürecin uzaması hâlinde borçlu, koşulları gösteren güçlü delillerle talepte bulunarak mahkemeden ara karar ile güncel SGK ve banka kayıtlarının celbini isteyebilir; böylece dosyanın seyri hızlanır. Karar kesinleştiğinde yeni nafaka miktarı, kesinleşme tarihinden itibaren geçerli olur.

Sonucu Güçlü Bir Dosyayla Belirleyin

Nafaka azaltma davası, doğru delillerle ve doğru zamanda açıldığında borçlunun mali yükünü gerçekten hafifleten etkili bir hukuk yoludur; eksik delillerle ve ödeme durdurma taktiğiyle yürütüldüğünde ise hem reddedilir hem de birikmiş borç üretir. Eğer ödediğiniz nafaka mali durumunuzla orantısız hâle geldiyse, gelir ve gider belgelerinizi toplayarak süreci bir aile hukuku avukatıyla değerlendirmenizi öneriyoruz. İstanbul’daki ofisimizden dosyanızı inceleyip azaltma veya kaldırma şansınızı somut biçimde değerlendirebilirsiniz. Görüşmek için iletişim sayfamızı kullanabilirsiniz.

Yazan: Av. Arı | İstanbul Barosu. Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; belirli bir dosya için bağlayıcı hukuki tavsiye niteliği taşımaz.

By |2026-10-02T18:07:14+03:00Ekim 2nd, 2026|Aile Hukuku|0 Comments

About the Author:

Leave A Comment