Aile içi şiddet, hukukun en hızlı tepki vermesi gereken alanlardan biridir: Risk anlık ve bedenseldir; ertelenen her karar, yeni bir yaralanma anlamı taşır. Kanun koyucu bu gerçeği görmüş ve 6284 sayılı Kanun’la olağan yargı tempoyla çözülemeyecek bir süreci hızlandırmıştır: Kolluk devrede, mahkeme yirmi dört saat içinde karar veriyor, tedbirler şiddet uygulayanın hayatını kısıtlıyor — mağdurun değil. Bu yazı, hakkın nasıl alınacağını, kapsamını ve ihlâlinde ne yapılacağını anlatır; ancak öncelik her zaman aynıdır: Anlık tehlikede önce kolluğu (155/112) ve sağlık yardımını arayın, süreç o anda başlar.
Büromuzda sıkça karşılaştığımız bu dosyalarda görüyoruz ki mağdurlar üç noktada tereddüt yaşıyor. Birincisi: ‘Dava açmadan da mı karar alabilirim?’ sorusu — evet; 6284 süreci, boşanma davasından bağımsız yürür ve önceliklidir. İkincisi: ‘Ya o uyarır, durum daha kötü olursa’ korkusu — kanun, ihlâl için ağır bir yaptırım ve derhâl bildirim yolu öngörür; sessizlik ise riski büyütür. Üçüncüsü: Karar alındıktan sonra süreyi izlememek — karar süresi biter, yenilenmez ve koruma sessizce kalkar. Bu üç yanlışın üçü de bilinçli bir süreç yönetimiyle ortadan kalkar.
Çözüm, sürecin dört halkasını bilmektir: Başvuru, tedbirler, süre-uzatma ve ihlâl takibi. Bu rehberde 2026 itibarıyla 6284 koruma kararının tüm yönlerini anlatıyoruz. İstanbul’daki aile mahkemelerinde ve kolluk birimlerinde yürüyen süreçlerde, haklarını bilen ve adım adım hareket eden mağdur, korunmanın en güçlü hâlini elde eder.
6284 koruma kararı nedir ve kim başvurabilir?
Koruma kararı, 6284 sayılı Kanun’un 5. maddesinde düzenlenen ve aile içi şiddet mağdurunu korumak için şiddet uygulayan kişiye yöneltilen tedbirler bütünüdür. Amaç, mağdurun fiziksel güvenliğini sağlamak ve şiddet döngüsünü derhâl kesmektir; karar, boşanma davası olsun olmasın, her türlü aile içi şiddet hâlinde istenebilir. Başvuruyu yapabilecek kişiler kanunda sayılmıştır: Şiddet mağduru, reşit olmayan mağdurun vasisi, aile bireylerinden biri, ayrıca kolluk, Cumhuriyet savcılığı ve ilgili aile mahkemesi de resen hareket edebilir. Yani mağdur tek başına karar alamaz durumdaysa dahi, sistem başkaları üzerinden de işlemeye başlar.
Aile içi şiddetin tanımı geniştir: Fiziksel şiddetin yanında sözlü ve psikolojik şiddet, tehdit, ısrarlı takip, ekonomik şiddet ve elektronik iletişim araçlarıyla yapılan baskı da kapsamdadır. Yargıtay 2. HD, 2022/4171 E., 2023/1562 K. sayılı kararında, aile içi şiddetin yalnızca fiziksel temasla sınırlanamayacağını ve tedbirin ışığında şiddetin türünün değil, mağdurun güvenliğinin esas alınması gerektiğini vurgulamıştır. Başvurunun temeli, yaşananları tarih ve tanıklarla somutlaştırmaktır: Sağlık raporları, kolluk tutanakları, mesajlar ve fotoğraflar kararın omurgasıdır.
Koruma kararında hangi tedbirler yer alabilir?
Kanun m. 5’te sayılan tedbirler, mağdurun güvenliğini her yönden kuşatacak biçimde kurgulanmıştır ve mahkeme, dosyanın koşullarına göre bunlardan bir veya birkaçına birlikte hükmedebilir:
- Uzaklaştırma: Şiddet uygulayanın, mağdurun, çocuklarının ve gerektiğinde diğer aile bireylerinin bulunduğu konut, okul ve işyerinden uzaklaştırılması.
- Konutu terk ettirme: Ortak konutu derhâl terk etmesi ve evin anahtarını iletişim araçlarıyla birlikte teslim etmesi; konutun mağdura tahsisi.
- İletişim yasağı: Mağdurla ve tanıklarla doğrudan ya da iletişim araçlarıyla temas kurmaması.
- Silah ve araç teslimi: Taşıdığı silahı ve mağdurun kullanımındaki araçları yetkili makamlara teslim etmesi.
- Şahsi eşyaya dokunmama: Mağdura ait eşyalara zarar vermemesi.
- Alkol/madde kullanımı hâlinde tedavi ve rapor verme yükümlülüğü ile uyuşturucu testleri ve sağlık tedavisi yükümlülükleri.
Tedbir listesinin geniş tutulmasının nedeni, şiddetin biçim değiştirmesidir: Fiilî temas yasaklandığında tehdit telefonlara, mesajlara veya ekonomik baskıya dönüşebilir. Bu yüzden başvuruda, riskin hangi kanallardan geleceği anlatılmalı ve tedbir talepleri buna göre kurgulanmalıdır. Mahkeme, talebe bağlı kalmak zorunda değildir; resen ek tedbirler de hükmedebilir.
Başvuru nasıl yapılır ve karar ne kadar sürede verilir?
Yol üç kapıdan açılır. Birinci kapı kolluk: Şiddet anında veya sonrasında polis/jandarma çağrıldığında kolluk, olayı tutanağa bağlar, mağdurun sağlık kuruluşuna sevkinde rol alır ve derhâl sözleşmeli birimlerle (Aile ve Sosyal Hizmetler, baro) iletişim kurarak süreci mahkemeye taşır. İkinci kapı aile mahkemesi: Mağdur veya yetkililer doğrudan mahkemeden koruma kararı isteyebilir; dilekçede olayın özeti, riskler ve istenen tedbirler yer alır. Üçüncü kapı savcılık: Suça konu fiiller yönünden Cumhuriyet savcılığına yapılan başvuru, hem ceza soruşturmasını başlatır hem koruma sürecini tetikler. Bu kapılar birbirinin alternatifi değildir; hepsi birlikte ve aynı gün yürütülebilir.
Kanun, tempoyu da belirler: Aile mahkemesi, başvuruyu derhâl inceler ve en geç yirmi dört saat içinde karar verir. Karar, hemen infaz edilir; kolluk ve ilgili makamlar bilgilendirilir. Mağdurun avukat edinme imkânı yoksa barodan görevlendirme talep edilir; şiddet mağdurları için adli yardım pratikte istisnasız sağlanır. Karara karşı itirazlar, kanunda öngörülen biçimde ilgili ağır ceza mahkemesinde incelenir. Süreç boyunca mağdurun kimlik ve adres bilgileri korunur; kararın bir örneği mağdurda bulundurulmalı, her temasta kolluğa gösterilmelidir.
Karar ne kadar süreyle verilir ve nasıl uzatılır?
Koruma kararı, kanunda öngörülen azami süre ile sınırlıdır: Karar altı ay için verilir ve bu süre, altışar aylık dönemlerle uzatılabilir; toplam sürenin yirmi dört ayı geçmemesi esastır. Uzatma kendiliğinden olmaz: Risk sürüyorsa sürenin dolmasından önce mahkemeye başvurulmalı ve riskin devamını gösteren deliller (yeni mesajlar, ihlâl kayıtları, tanık beyanları) sunulmalıdır. Mağdurun süreyi takvimde tutması ve üçüncü aydan itibaren dosyayı hazırlaması, koruma boşluğu doğmasını önler.
Süre bitiminde koruma kalkar ama risk her zaman bitmez. Bu geçiş iki şekilde yönetilir: Süre uzatma talebiyle 6284 korumasının devamı ya da —boşanma davası açılmışsa— dava sürecindeki tedbir talepleriyle (aile mahkemesinin yürütme tedbirleri ve uzaklaştırma hükümleri) yeni bir koruma katmanı kurulması. İki rejim ayrı kanun hükümlerine dayanır ve biri diğerinin yerine geçmez; bu nedenle mağdur, avukatıyla hangi katmanın hangi aşamada devreye gireceğini baştan planlamalıdır. Uygulamada görüyoruz ki uzatma taleplerini erken ve belgeli yapan mağdurlar, süreci hiç kesintisiz yürütüyor; son haftaya bırakanlarda ise kısa ama tehlikeli bir koruma boşluğu doğuyor.
Karara aykırılık olursa ne olur?
Yaptırım hızlı ve etkilidir: Koruma kararına bilerek aykırı davranan kişi, 6284 sayılı Kanun m. 13 uyarınca üç günden on güne kadar disiplin hapsiyle cezalandırılır. Uzaklaştırmayı, iletişim yasağını veya teslim yükümlülüklerini ihlâl eden şiddet uygulayan, bu yaptırımla karşılaşır; ayrıca ihlâl fiili ayrı bir suç oluşturuyorsa (tehdit, hakaret, yaralama gibi) ceza soruşturması da yürür. Disiplin hapsi, olağan ceza yargılamasının uzun sürecini beklemeden devreye giren derhâl bir koruma aracıdır.
İhlâlin doğru yönetimi kritiktir: Temas girişimi, mesaj, arama veya yaklaşma anında derhâl kolluk çağrılmalı, olay tutanağa bağlanmalı ve sağlık gerekiyorsa rapor alınmalıdır. Mağdur, ihlâli mahkemeye ve kolluğa yazılı bildirmeli; bildirim kayıtları hem disiplin hapsi talebinin hem uzatma talebinin dayanağı olur. ‘Tek mesaj, kızdırmasam iyi olur’ yaklaşımı, süreci zayıflatır; kanun, ihlâlin küçüğü yoktur. Uygulamada en güçlü dosyalar, her ihlâlin tek tek kayıt altına alındığı dosyalardır — mahkeme, tekrarlayan ihlâl tablosunda hem yaptırımı hem süreyi belirgin biçimde lehe çevirir.
Koruma kararı ile boşanma davasındaki uzaklaştırma farkı nedir?
İki kurum sık karıştırılır ama işlevleri ayrışır. 6284 koruma kararı, şiddete karşı derhâl koruma sağlar; dava şartı yoktur, yirmi dört saatte verilir ve tedbirleri şiddet uygulayanın hareket alanını kısıtlar. Boşanma davasındaki uzaklaştırma/tedbirler, dava sürecinin bir parçasıdır: Aile birliğin korunması ve dava yargılamasının gerektirdiği düzenlemeler (TMK m. 169’daki geçici ve koruyucu tedbirler) çerçevesinde, mahkeme eşler ve çocuklar için ayrılık, konut tahsisi ve nafaka gibi hükümler koyar. Pratikte ilk adım her zaman 6284’dür; dava açıldığında ise iki rejim birlikte yürür ve birbirini tamamlar.
Mağdur için ek destek hatları da unutulmamalıdır: Şiddet mağdurları sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanır, gerektiğinde sığınma evi ve sosyal hizmet destekleri devreye girer, çalışma hayatında izin ve iş güvencesi yönünden koruyucu düzenlemeler uygulanabilir ve baro üzerinden avukat desteği sağlanır. Bu destekler, koruma kararının yanında mağdurun yeniden ayaklanması için tasarlanmıştır; hepsi tek bir başvuru zinciriyle (kolluk — aile mahkemesi — sosyal hizmetler) erişilebilir. İstanbul’da bu zincirin her halkası faaldır; mağdurun yapması gereken tek şey zincirin ilk halkasını —bildirimi— atmaktır.
Sıkça Sorulan Sorular
Koruma kararı için nereye başvurmalıyım?
Şiddet anında önce kolluğu (112/155) arayın ve sağlık desteği isteyin; kolluk, süreci hem tutanağa bağlar hem mahkemeye taşır. Bunun dışında doğrudan aile mahkemesine başvurabilir veya Cumhuiyet savcılığına şikayette bulunabilirsiniz — her iki yol da koruma kararı sürecini başlatır. Başvuruda olayı tarih ve tanıklarla anlatın, elinizdeki mesaj ve raporları ekleyin. Barodan avukat görevlendirilmesi talep edebilirsiniz. Karar en geç yirmi dört saat içinde verilir ve hemen uygulanır.
Şiddet uygulayan karara uymazsa ne olur?
Karara bilerek aykırılık, 6284 sayılı Kanun m. 13 uyarınca üç günden on güne kadar disiplin hapsi yaptırımına bağlanmıştır. İhlâl anında derhâl kolluğu arayın, olayı tutanak altına aldırın ve sağlık raporu alın; ardından ihlâli mahkemeye yazılı bildirin. Her ihlâl kaydı, hem yaptırımın uygulanmasını hem kararın uzatılmasını güçlendirir. İhlâli görmezden gelmek, hem riski hem hukuki süreci zayıflatır. Küçük görünen bir mesaj dahi ihlâl sayılır ve bildirilmelidir.
Karar süresi bitti; koruma devam eder mi?
Hayır, kendiliğinden devam etmez. Karar altı ay süreyle verilir ve altışar aylık dönemlerle, toplam yirmi dört ayı geçmemek üzere uzatılabilir. Uzatma için risk sürdüğünü gösteren delillerle süreden önce mahkemeye başvurulmalıdır. Süre biterse ve yeni başvuru yoksa tedbirler kalkar; boşanma davası varsa dava sürecindeki tedbir talepleri ayrıca değerlendirilir. Takviminizi baştan kurun ve son iki aydan itibaren dosyanızı hazırlayın. Koruma boşluğu bırakmayın.
Şikâyetimden vazgeçersem karar kalkar mı?
Mağdurun geri çekilmesi, koruma kararını kendiliğinden ortadan kaldırmaz; ancak süreç mağdurun talebine göre şekillenebilir. Mahkeme, riskin devam edip etmediğini kendi takdirinde değerlendirir ve gerekiyorsa kararı sürdürür ya da tedbirleri yeniden düzenler. Vazgeçme baskı altında yapılmışsa bunu mahkemeye ve kolluğa bildirmek esastır. Dosyanın her adımı yazılı yürütülmelidir. Bu süreçte mağdurun güvenliği her zaman önceliklidir.
Çocuğum için de tedbir isteyebilir miyim?
Evet; koruma kararı, mağdurun yanında bulunan ve şiddete maruz kalan ya da kalma riski bulunan çocukları da kapsar. Uzaklaştırma, okul çevresi dâhil childrenın bulunduğu yerleri kapsayacak biçimde düzenlenebilir; iletişim yasağı tanıklara ve çocuklara karşı da uygulanır. Okul ve öğretmen bilgilendirmesi, kararın uygulanabilirliğini güçlendirir. Velayet düzeni boşanma davasında ayrıca belirlenir; 6284 tedbirleri bu süreci beklemeden derhâl korunma sağlar. Çocuk lehine talepleri dilekçede açıkça belirtin.
Bu konuda hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin.
Leave A Comment