Boşanma kararı aldıktan sonra çocuğunuzu sadece haftada birkaç saat görebiliyorsanız, hatta eşiniz hiç görüşmenize izin vermiyorsa yalnız değilsiniz. İstanbul’da her yıl açılan on binlerce aile hukuku dosyasının önemli bölümünü, tam olarak bu sorun oluşturuyor: velayet bir tarafta kalmış, diğer ebeveyn çocuğuna ulaşmak için kapı kapı dolaşıyor. Bazı ailelerde bu durum aylarca, hatta yıllarca sürüyor; taraflar karşılıklı suçlamalarla gerilim yaşarken asıl zararı çocuk görüyor.
Sorun büyüdükçe görüş saatleri kısılıyor, telefon görüşmeleri kesiliyor, okul ve sağlık bilgileri paylaşılmıyor. Ne yazık ki bu tablo, müdahale edilmediğinde kendiliğinden düzelen bir süreç değil. Kişisel ilişki düzenlemesi yapılmamışsa veya mevcut düzenleme fiilen uygulanmıyorsa hukukun size tanıdığı yol açıktır: çocukla kişisel ilişki davası.
Bu rehberde kişisel ilişki hakkının nasıl kurulduğunu, mahkemenin süreyi hangi kriterlere göre belirlediğini, görüş engellendiğinde hangi yaptırımların devreye girdiğini, dede ve ninelerin durumunu ve İstanbul’da sürecin nasıl işlediğini Yargıtay kararlarıyla ele alacağız.
Çocukla Kişisel İlişki Nedir? TMK 323’ün Temel Kuralı
Türk Medeni Kanunu m. 323 uyarınca ana ve babadan her biri, velâyeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuk ile uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir. Yani velayet sizde olmasa bile çocuğunuzla görüşme hakkınız kanunen vardır; bu hak eşinizin rızasına, iyi niyetine veya keyfine bırakılmamıştır.
Kişisel ilişki yalnızca “görüşme” olarak da anlaşılmamalıdır. Kapsamı, çocuğun üstün yararına uygun olduğu ölçüde birlikte vakit geçirmeyi, telefonla veya görüntülü konuşmayı, özel günlerde (bayram, doğum günü) bir araya gelmeyi, hâkimin uygun görmesi hâlinde birlikte tatil yapmayı ve yatılı görüşmeyi kapsayabilir. Kişisel ilişki hakkı ile velâyet hakkı birbirinden farklı kavramlardır: velâyet, çocuğun bakım ve eğitimiyle ilgili kararları verme yetkisini ifade ederken kişisel ilişki, velayeti bulunmayan ebeveynle çocuğun bağını sürdürmesini sağlar.
Kanun kural olarak ilişkinin “orta yol” olarak düzenlenmesini öngörür (TMK m. 323/2). Somut olaya göre tamamen kişisel ilişki kurulmamasına da karar verilebilir; ancak bu, ancak çocuğun yararı gerektiğinde ve dar yorumlanarak mümkündür.
Kişisel İlişki Nasıl Belirlenir? Mahkemenin Ölçütleri
Kişisel ilişkinin niteliği ve kapsamı belirlenirken tek ve mutlak ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Uygulamada aile mahkemeleri bu yararı ortaya koyarken şu delillere dayanır:
- Sosyal inceleme raporu: Aile ve Sosyal Hizmetler il müdürlüklerince hazırlanan rapor, ev ortamını, ebeveyn-çocuk ilişkisini ve görüşmenin çocuğa etkisini yerinde inceler. İstanbul’da rapor talebi, dosyanın görüldüğü aile mahkemesi üzerinden ilgili ilçe müdürlüğüne iletilir ve raporun gelmesi süreci birkaç ay uzatabilir.
- Çocuğun yaşı ve gelişimi: Bebeklik döneminde kısa ve sık görüşler, okul çağında hafta sonu düzeni, ileri yaşlarda yatılı ve tatil görüşleri öne çıkar. Erginliğe yakın çocukların görüşme konusunda beyanı önemlidir.
- Coğrafi mesafe ve okul düzeni: Taraflar farklı şehirlerde oturuyorsa program buna göre uzun aralıklı ama kapsamlı görüşlere dönüştürülebilir.
- Psikolojik değerlendirme: Gerek görülürse bilirkişi incelemesiyle çocuğun ayrılık kaygısı veya red tutumu değerlendirilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin E. 2025/7461, K. 2025/10059 sayılı ve 20.11.2025 tarihli kararında, mahkemece belirlenen mevcut kişisel ilişki süresinin babalık duygularını tatmine elverişli olmadığı ve çocuğun gelişimi için yetersiz olduğu gerekçesiyle sürenin genişletildiği; bu genişletmenin çocuğun yararına uygun bulunduğu sonucuna varılmıştır. Bu karar, sürenin “bir şey verilmiş olması”yla değil, çocuğun ve ebeveynin gerçek ihtiyacını karşılamasıyla ölçüldüğünü gösterir.
Görüş Hakkı Engellenirse Ne Yapılır? TMK 324’ün Yaptırımları
En sık karşılaşılan sorun, karara rağmen çocuğun karşı tarafa verilmemesidir. Kanun koyucu bu durumu yaptırıma bağlamıştır. TMK m. 324/2 uyarınca kişisel ilişkinin kurulmasına engel olunması hâlinde hâkim, cebri icra müessesesine başvurabileceği gibi; kişisel ilişkinin kurulmasını cebir, şiddet veya tehditle engelleyeni ya da çocukla kişisel ilişki kapsamındaki yükümlülüklerin yerine getirilmesine engel olanı ağır para cezasına ve altı aya kadar hapis cezasına hükmetmeye yetkilidir.
Uygulamada izlenecek yol şu şekildedir:
- Kişisel ilişki kararının kesinleşmesi (veya geçici düzenleme).
- Görüş günü ve saatinde çocuğun teslim edilmesi için zabıt tutulması; kolluk aracılığıyla tutanak, mesaj kayıtları ve tanık beyanları gibi delillerin toplanması.
- İcra mahkemesi üzerinden cebri icra talebi veya doğrudan aile mahkemesinden TMK 324/2 kapsamında yaptırım talebi.
- Tekrarlanan engellemelerde cezaların artırılması; ısrarlı hâllerde velayetin değiştirilmesine kadar gidebilecek dava yolu.
Önemli bir nokta: yaptırım talebi, çocuğu cezalandırmak için değil, engeli ortadan kaldırmak içindir. Mahkeme çocuğun üstün yararını korurken engelleyici tarafa çocuk üzerinde bir baskı aracı kullanmama mesajı verir. Bu yüzden delil toplama disiplini — tutanak, tanık, yazılı iletişim — sürecin en kritik ayağıdır.
Kişisel İlişki Hangi Hallerde Sınırlandırılır veya Kaldırılır?
Kişisel ilişki hakkı mutlak değildir; çocuğun menfaati, sağlığı ve eğitim hakkının korunması her şeyin önündedir. TMK m. 324 uyarınca kişisel ilişki, çocuğun menfaatine ve gelişimine engel olmamak zorundadır. Ayrıca ana ve babayı çocukla, çocuğu ana ve babayla görmekten alıkoymamalıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin E. 2023/4346, K. 2023/6475 sayılı kararında, babanın şiddet eğilimi ve çocuğun ruhsal sağlığı üzerindeki olumsuz etkiler nedeniyle baba ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulmaması çocuğun üstün yararına uygun görülmüştür. Görüldüğü gibi kişisel ilişkinin tamamen kurulmaması mümkündür; ancak bu ağır sonuç, somut ve güçlü delillerle çocuğun yararının gerektirdiğinin kanıtlanmasına bağlıdır.
Buna karşılık Yargıtay’ın güncel uygulamasında, velayeti elinde tutan tarafın gerçek bir gerekçe göstermeksizin görüşleri keyfi olarak engellemesi tek başına kişisel ilişkiyi ortadan kaldırmaz; tersine engelleyen aleyhine değerlendirilir. Çocuk idrak çağına gelmiş ve görüşmeyi ısrarla reddediyorsa mahkeme çocuğun bu beyanını sosyal inceleme raporuyla birlikte değerlendirir: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin E. 2025/6021 esas sayılı dosyasında, çocuğun ısrarla reddettiği yatılı kişisel ilişki düzenlemesinin çocuk yararına uygun bulunmadığı belirtilmiştir. Kısacası “çocuk istemiyor” savunması, bu reddin diğer ebeveynin etkisiyle şekillendiğinin tespit edilmesiyle işlevsiz hâle gelir.
Dede ve Nine Çocukla Kişisel İlişki İsteyebilir mi?
TMK m. 325 uyarınca olağanüstü hâller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde çocuk ile kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı üçüncü kişilere, özellikle hısımlarına da tanınabilir. Uygulamada en tipik örnek, vefat eden veya uzun süre ulaşılamayan (yurtdışında bulunan, tutuklu olan) ebeveyne ait büyükbaba-babaanne ya da nine-dede ilişkisidir.
Burada iki koşul öne çıkar: olağanüstü durumun varlığı ve çocuğun menfaatine uygunluk. Ana ve baba için öngörülen sınırlamalar üçüncü kişiler için de kıyasen uygulanır. Yani nine-dede görüş hakkı, mümkün olan her olayda değil; çocuğun mevcut ebeveyn ilişkisiyle çatışmayacak, onun düzenini bozmayacak biçimde ve gerekçeli olarak tanınır.
Cephelik Nafakası: Görüş Giderlerini Kim Karşılar?
Kişisel ilişki hakkı maddi bir maliyet de doğurur: ulaşım, görüşme sırasında yapılan harcamalar, yatılı görüş döneminde çocuğun beslenme ve barınma giderleri. Bu giderlerin karşılanmasına yönelik katkı payı uygulamada “cephelik nafakası” olarak adlandırılır ve kişisel ilişki kurma hakkına sahip olan ebeveyne tanınabilir.
TMK m. 327 uyarınca çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır. Cephelik nafakası, kişisel ilişki kuran tarafın gelir durumu ve güçler dengesi gözetilerek belirlenir; amacı, görüşme hakkının ekonomik nedenlerle fiilen kullanılamaz hâle gelmesini önlemektir. Talep, kişisel ilişki davasıyla birlikte veya dava sonrasında ayrı bir dava ile ileri sürülebilir. Uygulamada mahkemeler cephelik nafakasına ek olarak, kişisel ilişki sırasında meydana gelebilecek ani sağlık harcamaları için de düzenleme yapabilmektedir.
Dava Nerede Açılır? İstanbul’da Süreç Nasıl İşler?
TMK m. 326 uyarınca kişisel ilişki kurulmasıyla ilgili bütün düzenlemelerde çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir; boşanmaya ve evlilik birliğinin korunmasına ilişkin yetki kuralları saklıdır. Pratikte bu, davanın çoğunlukla çocuğun bulunduğu yerdeki aile mahkemesinde açıldığı anlamına gelir. İstanbul’da dosyanız Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’ndaki aile mahkemelerinden birine ya da Anadolu yakasında oturuyorsanız İstanbul Anadolu Adliyesi’ndeki aile mahkemelerine düşer.
Boşanma davası devam ediyorsa kişisel ilişki genellikle boşanma hükmüyle birlikte düzenlenir; boşanma sonrasında talep, ayrı bir davayla yapılır. Süreç tipik olarak şöyle işler: dava dilekçesi ve UYAP üzerinden dosya açılışı, davetiyeler, gerek görülürse sosyal inceleme raporu, duruşma ve karar. Taraflar anlaşırsa mahkeme onaylanan protokolü çocuğun yararına uygunluk denetiminden geçirerek hükme bağlar. Çekişmeli dosyalarda sosyal inceleme raporunun süreye etkisi hesaba katılmalıdır.
İstanbul özelinde pratik bir uyarı: nüfus yoğunluğu nedeniyle rapor ve duruşma takvimi uzayabildiğinden, görüş günlerine dair delil toplamaya (mesaj kayıtları, tutanaklar) dava başlamadan önce başlamak süreci ciddi biçimde güçlendirir.
Sık Sorulan Sorular
Kişisel ilişki davasını kim, hangi mahkemede açabilir?
Velâyeti elinde bulundurmayan veya çocuğun velayeti kendisine bırakılmayan her ebeveyn, çocukla kişisel ilişki düzenlenmesi talebiyle dava açabilir. Yetkili mahkeme TMK m. 326 gereği çocuğun oturduğu yer mahkemesidir; boşanma davası devam ediyorsa talep o dosyada da ileri sürülebilir. Davada çocuğu temsilen mahkeme tarafından bir kayyım atanması mümkündür; bu, çocuğun menfaatinin iki ebeveynin çatışması dışında temsil edilmesi içindir. Dava harca tabidir ancak istisnalar ve adli yardım olanakları mevcuttur; mali durumu elverişsiz olan taraflar adli yardım talebinde bulunabilir.
Kesinleşen karar rağmen eşim çocuğu teslim etmezse ceza alır mı?
Evet. TMK m. 324/2 uyarınca kişisel ilişkinin kurulmasını cebir, şiddet veya tehditle engelleyen ya da kişisel ilişki kapsamındaki yükümlülüklerin yerine getirilmesine engel olan kişi hakkında ağır para cezası ve altı aya kadar hapis cezasına hükmedilebilir. Bunun için öncelikle kişisel ilişki kararının kesinleşmiş veya en azından geçici olarak konmuş olması, görüş gün ve saatinde çocuğun teslim edilmediğinin belgelenmesi gerekir. Zabıta tutanağı, kolluk çağrı kayıtları, yazışmalar ve tanık beyanları bu aşamada belirleyici delillerdir. Yaptırım talebi icra mahkemesi veya aile mahkemesi üzerinden ileri sürülür ve tekrarlanan engellemelerde yaptırımın ağırlığı artar.
Çocuk benimle görüşmek istemediğini söylerse ne olur?
Mahkeme, çocuğun yaşını ve olgunluk düzeyini dikkate alarak beyanını dinler; ancak bu beyan tek başına yeterli değildir. Sosyal inceleme raporu ve gerektiğinde psikolojik bilirkişi incelemesiyle red tutumunun gerçek mi, yoksa diğer ebeveynin etkisiyle şekillenmiş mi olduğu araştırılır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin E. 2025/6021 esas sayılı kararında çocuğun ısrarla reddettiği yatılı görüş düzenlemesinin çocuk yararına uygun görülmemiştir. Dolayısıyla gerçek bir red varsa program çocuğun yararına göre yeniden şekillendirilir; suni bir red varsa bu tutumu oluşturan taraf aleyhine değerlendirilir.
Dede veya nine doğrudan görüş hakkı talep edebilir mi?
TMK m. 325 uyarınca olağanüstü hâller varsa ve çocuğun menfaatine uygun düşerse hısımlar da kişisel ilişki talebinde bulunabilir. Olağanüstü hâl örnekleri arasında ebeveynin vefatı, uzun süreli yurtdışında bulunması veya tutukluluğu sayılabilir. Mahkeme bu talepleri dar yorumlar: büyükanne-büyükbaba görüşü, çocuğun mevcut düzenini ve ana-baba ilişkisini bozmayacak biçimde, sınırlı kapsamda tanınabilir. Ana ve babaya öngörülen sınırlamalar üçüncü kişiler için de kıyasen uygulanır.
Kişisel ilişki kararı boşanma davasında mı verilir, ayrı dava mı gerekir?
Her iki yol da mümkündür. Boşanma davası açıldıysa eşlerden her biri, aynı dosyada çocukla kişisel ilişkinin düzenlenmesini isteyebilir; mahkeme velayetle birlikte bu düzenlemeyi de hükme bağlar. Boşanma tümden sonuçlanmış ya da evlilik dışı doğum söz konusuysa, kişisel ilişki talebi bağımsız bir dava olarak çocuğun oturduğu yer mahkemesine yöneltilir. Ayrıca boşanma davası sürerken geçici kişisel ilişki düzenlemesi istenmesi mümkündür; bu, nihai karara kadar süren görüş açığını kapatmak için tasarlanmış pratik bir kurumdur ve acil durumlarda önemli işlev görür.
Cephelik nafakası nedir ve nasıl talep edilir?
Cephelik nafakası, kişisel ilişki kuran ebeveynin görüşme sırasında yaptığı harcamaları karşılamaya yönelik, diğer ebeveyne yükletilen katkı payıdır. Ulaşım, konaklama, beslenme ve çocuğun görüş süresindeki olağan giderleri kapsar. Talep kişisel ilişki davasıyla birlikte veya sonrasında ayrı dava ile ileri sürülür; miktar, tarafların ekonomik durumu, görüşmenin sıklığı ve coğrafi mesafe dikkate alınarak belirlenir. Amaç, görüşme hakkının maliyet nedeniyle kâğıt üzerinde kalmasını önlemektir ve TMK m. 327’deki gider sorumluluğu ilkesine dayanır.
Son Söz: Erken ve Doğru Adım Çocuk Yararını Korur
Kişisel ilişki uyuşmazlıkları ne yazık ki zamanla kendi kendine çözülmez; aksine biriken kırgınlık hem ebeveynler arasındaki iletişimi hem çocuğun duygu durumunu zedeler. Kişisel ilişki davası, bu kilitlenmeyi üçüncü ve tarafsız bir merciye — aile mahkemesine — taşır ve çocuğun üstün yararı ölçütüne dayanarak kalıcı bir düzen kurar. Delil toplama, süre yönetimi ve Yargıtay uygulamasındaki nüanslar göz önüne alındığında süreci bir aile hukuku avukatıyla yürütmek hem zaman hem sonuç açısından fark yaratır.
İstanbul’da çocukla kişisel ilişki davası açmak, mevcut bir görüş programını genişletmek veya engellenen kararın yaptırımını talep etmek istiyorsanız iletişim sayfamızdan dosyanızı paylaşabilirsiniz. Durumunuza özel değerlendirme ve yol haritası için yazın; çocuğunuzla kuracağınız sağlıklı ilişki, iyi kurgulanmış bir hukuki süreçle çok daha erken mümkün olur.
Leave A Comment