Eş Ölünce Ev Kime Kalır? Sağ Kalan Eşin Aile Konutu Hakkı (TMK 652), Bedeli ve Yargıtay Kriterleri 2026

//Eş Ölünce Ev Kime Kalır? Sağ Kalan Eşin Aile Konutu Hakkı (TMK 652), Bedeli ve Yargıtay Kriterleri 2026

Eş Ölünce Ev Kime Kalır? Sağ Kalan Eşin Aile Konutu Hakkı (TMK 652), Bedeli ve Yargıtay Kriterleri 2026

Kısa cevap: Eşinizin ölümüyle birlikte aile konutu otomatik olarak size geçmez; ev tüm mirasçıların elbirliği mülkiyetine girer. Ancak TMK m. 652 uyarınca sağ kalan eş, terekedeki aile konutu ile ev eşyası üzerinde miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını sulh hukuk mahkemesinden isteyebilir. Evin değeri miras payınızı aşıyorsa aradaki farkı mahkeme veznesine yatırarak evi üzerinize alırsınız. Bu hak bedelsiz değildir; bedeli ve şekli Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarıyla belirlenir.

Eşinizi kaybettiniz. Kaygının yanı sıra birkaç hafta içinde kapıyı gerçek bir sorun çalıyor: ev tapuda eşinizin adına kayıtlıydı ve şimdi o ev, sizinle birlikte çocuklarınızın ya da kayınvalidenizin elbirliği mülkiyetine girdi. Miras payı sahiplerinden biri mahkemeye ortaklığın giderilmesi davası açıp evin satışını isteyebilir; ihtarname gelir, tapuya satış şerhi düşünülür, hatta evde oturmaya devam eden eşten ecrimisil talep edilebilir. Pek çok ailede bu süreç, tam da en kırılgan dönemde yüzleşmeyle sonuçlanır.

Sorun doğru zamanda görmezden gelinirse büyür: paylaşım davası açıldıktan, karar kesinleştikten ya da ev satıldıktan sonra TMK m. 652 hakkını kullanmak güçleşir. Oysa çözüm bellidir — Medeni Kanun, tam da bu senaryo için sağ kalan eşe aile konutunu ve ev eşyasını miras payına mahsuben üstlenme hakkı tanır. Bu rehberde o hakkın şartlarını, bedelinin nasıl hesaplandığını, davanın nereye ve nasıl açıldığını ve Yargıtay’ın belirlediği kriterleri, İstanbul’da yaşanan örnek bir senaryo üzerinden adım adım anlatıyoruz.

TMK 652 Nedir? Bu Hakkı Kim, Hangi Mallar İçin Kullanabilir?

Türk Medeni Kanunu’nun 652. maddesi, miras hukukuna özgü bir koruma kurumudur: eşlerden birinin ölümü hâlinde, tereke malları arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadığı konut varsa, sağ kalan eş bunlar üzerinde miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir. Kanunun amacı, hayatını o evde kurmuş kişinin miras paylaşım süreci yüzinde barınma hakkından yoksun kalmasını önlemektir.

Dikkat edilmesi gereken ilk nokta, bu hakkın bedelsiz bir bağış olmadığıdır. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 2021/2907 K. sayılı kararında da vurgulandığı gibi, özgüleme “miras hakkına mahsuben” yapılır; yani ev ve ev eşyası, sizin miras payınızdan düşülerek size bırakılır. İkinci nokta, mal rejiminin sonucu değiştirmemesidir: edinilmiş mallara katılma rejimi, mal ayrılığı ya da başka bir rejim olması, TMK m. 652 hakkının kullanılmasını etkilemez (Yargıtay 14. HD, 10.02.2020, 2016/13748 E., 2020/1526 K.). Üçüncü nokta ise hakkın yalnızca sağ kalan eşe tanınmış olmasıdır: çocuklar, anne-baba veya kardeşler bu haktan yararlanamaz; onlar yalnızca kendi miras paylarını talep edebilir.

Aile Konutu ve Ev Eşyası Nasıl Tespit Edilir?

Hakkın doğabilmesi için evin gerçekten “aile konutu” olması gerekir. Bu, tapu kaydıyla sınırlı bir kavram değildir; ölçüt, eşlerin birlikte yaşadığı konut olup olmadığıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 22.04.2024 tarihli, 2023/5662 E., 2024/2723 K. sayılı kararında, aile konutu tespitinde elektrik, su, doğalgaz aboneliklerine ve çocukların o evde büyüdüğüne dair tanık beyanlarına ağırlık verildiği görülür. İstanbul’da örneğin ev tapuda sadece eşinizin adına olsa bile, faturaların kesildiği adres, okul kayıtları ve komşu beyanları o evin aile konutu olduğunu gösterir.

Sık sorulan bir soru, tapuda aile konutu şerhi yoksa hakkın kayıp kaymadığıdır. Kaybolmaz; TMK m. 652 tapuda şerh bulunması şartı aramaz. Şerh, evlilik sürerken üçüncü kişilere karşı (evin eşin rızası dışında satılması gibi) koruma sağlar; ölümden sonraki özgüleme talebi için ön koşul değildir. Evin aile konutu olup olmadığının tartışmalı olduğu durumlarda ayrı bir tespit davası açılabilir; Yargıtay 14. HD’nin 09.09.2020 tarihli, 2016/16396 E., 2020/4767 K. sayılı kararına göre, bu tespit davasının sonucu beklenmeden özgüleme talebinin reddedilmesi bozma sebebidir. Ev eşyası yönünden ise kapsam, evin döşenmesinde kullanılan eşyalarla sınırlıdır; mirasbırakanın kişisel eşyaları, koleksiyonları veya işiyle ilgili malvarlığı bu kapsama girmez.

Mülkiyet, İntifa mı, Oturma Hakkı mı? Kanunun Üç Seçeneği

Kanun üç ayrı hak türü öngörür ve kural olarak birincisi esastır. Sağ kalan eş isterse mülkiyet hakkı tanınmasını talep eder; intifa hakkı (kullanma ve yararlanma) ya da yalnızca oturma hakkı, haklı sebeplerin varlığı hâlinde gündeme gelir. Yargıtay 14. HD’nin 10.02.2020 tarihli, 2016/13748 E., 2020/1526 K. sayılı kararında haklı sebebin her dosyada ayrı değerlendirileceği belirtilerek başlıca ölçütler sayılmıştır:

  • Evin değeri ile mülkiyet, intifa veya oturma hakkının bu değere etkisi,
  • Ölen eşle sağ kalan eşin mirasçılarının aynı kişiler olup olmadığı (mirasçılar yalnızca ortak çocuklarsa tablo farklı işler),
  • Sağ kalan eşin ekonomik durumu ve barınma ihtiyacı.

Pratikte şu tablo işinizi görecektir:

Hak türü Ne sağlar Ne zaman istenir
Mülkiyet hakkı Ev ve ev eşyasının tapu/teslim yoluyla eşe geçmesi Kural; eş talep eder, bedel miras payına mahsup edilir
İntifa hakkı Ömür boyu veya belirli süre kullanma ve kira geliri alma Haklı sebep varsa, eş veya diğer mirasçılar talep edebilir
Oturma hakkı Evde oturmaya devam etme yetkisi Haklı sebep varsa, en dar kapsamlı seçenek

Bedel Nasıl Hesaplanır? Miras Payına Mahsup Ne Demek?

Özgüleme talebinde mahkeme önce terekenin tamamını, sonra sağ kalan eşin yasal miras payını belirler. Eşin payı, birlikte mirasçı olduğu zümreye göre değişir: eş, çocuklarla (alt soy) birlikte mirasçıysa payı dörtte birdir; yalnızca ölenin anne ve babasıyla (üst soy) birlikte mirasçıysa yarı; büyükana ve büyükbaba zümresiyle birlikteyse dörtte üç; başka mirasçı yoksa mirasın tamamı eşe kalır (TMK m. 496). Evin ve ev eşyasının karara en yakın tarihteki emsal değeri bilirkişiyle belirlenir. Bu değer eşin miras payından küçükse diğer mirasçılar farkı eşe öder; payı aşıyorsa eş aradaki farkı mahkeme veznesine yatırır ve tescil ancak bundan sonra yapılır (Yargıtay 14. HD, 10.02.2020, 2016/13748 E., 2020/1526 K.).

Basit bir varsayımsal örnekle (rakamlar illüstratif olup her dosyada bilirkişi raporuyla belirlenir): İstanbul Kadıköy’de emsal değeri 12.000.000 TL olan aile konutu, 300.000 TL değerinde ev eşyası ve terekede başka mal bulunsun; tereke toplamı 12.300.000 TL’dir. Mirasçılar eş ve iki çocuksa eşin payı dörtte bir, yani 3.075.000 TL’dir. Özgülenen mal 12.300.000 TL olduğundan eş, 9.225.000 TL farkı vezneye yatırır; ev ve ev eşyası üzerindeki mülkiyet kendisine tescil edilir, çocukların payları ise nakit olarak korunur. Eş tek mirasçı olsaydı fark oluşmaz, ev doğrudan eşe kalırdı. Görüldüğü gibi kurum, kimseyi zarara uğratmadan evi en çok ihtiyacı olan kişide toplayan bir paylaştırma tekniğidir; Yargıtay 14. HD’nin 13.11.2019 tarihli, 2019/2085 E., 2019/7704 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi özgüleme bir paylaştırma işlemidir ve elbirliği ortaklığını sona erdirir.

Özgüleme Davası Nereye ve Nasıl Açılır?

Görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir; Yargıtay 14. HD’nin 13.11.2019 tarihli, 2019/2085 E., 2019/7704 K. sayılı kararı, bu uyuşmazlığı HMK m. 4/1-b uyarınca sulh hukuk mahkemesinin görevine sokar. Yetkili mahkeme ise tıpkı diğer miras davalarında olduğu gibi mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m. 11/1-a). İstanbul’da vefat eden ve Kadıköy’de oturan bir mirasbırakan için dava, İstanbul Anadolu Yakası sulh hukuk mahkemelerinde açılır; özgüleme kararı kesinleştikten sonra tescil, taşınmazın bulunduğu yerdeki tapu müdürlüğünden (örneğimizde İstanbul) talep edilir.

Davada talep dilekçesinde şunlar yer almalıdır: aile konutunun ve ev eşyasının belirlenmesi, bilirkişi marifetiyle değer tespiti, eşin yasal miras payının saptanması ve seçilen hak türüne göre (mülkiyet, intifa veya oturma) özgüleme ile tescil. Aile konutu tartışmalıysa tespit davasıyla birlikte yürütülür; tescil davasının sonucu beklenmeden reddedilemeyeceği yukarıda aktardığımız Yargıtay kararına bağlıdır. Mirasçılık sıfatının ispatı için veraset ilamı, aile konutu için abonelik ve nüfus kayıtları, gerekirse tanık listesi dosyaya sunulur. Dava, mirasın reddedilmemesi şartına bağlıdır: miras hakkına mahsuben tanınan bu yetki, mirası reddeden eş için ortadan kalkar.

Kardeşler veya Kayınvalideler Ortaklığın Giderilmesi Davası Açtıysa

En sık görülen senaryo şudur: diğer mirasçılar evin satışı için ortaklığın giderilmesi davası açar; satışın o kadar aciliyeti yokmuş gibi görünen eş, TMK m. 652 hakkını “sonra” kullanmayı düşünür. Bu gecikme pahalıya patlayabilir, çünkü satış kararı kesinleşince alıcı iyi niyetli üçüncü kişi olur ve özgüleme geri döndürülemez hâle gelebilir. Yargıtay 14. HD’nin 25.10.2016 tarihli, 2015/4925 E., 2016/8689 K. sayılı kararı, ortaklığın giderilmesi davasında TMK m. 652 talebinin karşı dava yoluyla ileri sürülebileceğini ve bu talebin sonuçlanmadan satışa karar verilemeyeceğini açıkça belirtir.

Eşin izleyeceği yol sırasıyla şöyledir: (1) ortaklığın giderilmesi davasına verilecek ilk cevap dilekçesinde evin aile konutu olduğunu ve TMK m. 652’den doğan özgüleme hakkını bildirmek; (2) gerekirse aynı dosyada karşı dava açmak — karşı dava yoluyla ileri sürülen talebin eksik incelemeyle reddi bozma sebebidir (Yargıtay 14. HD, 10.02.2020, 2016/13748 E., 2020/1526 K.); (3) ayrı bir özgüleme davası açıldıysa, paylaştırma dosyasında bu davanın bekletici mesele yapılmasını talep etmek (HMK m. 165). Özetle: satış davası, özgüleme hakkının sonunu belirlemez; ama talebin zamanında ve doğru yoldan ileri sürülmesi gerekir.

İstanbul’da Süreç Nasıl İşler, Harekete Ne Zaman Geçilmeli?

Ölümün ardından İstanbul’da tipik zamanlama şöyle işler: veraset ilamı alınır (noter veya sulh hukuk mahkemesi), tereke envanteri çıkarılır ve paylaşım masasına oturulur. Bu sırada evde oturan eş, kendisine yönelik satış veya tahliye baskısı oluşmadan önce — ihtiyaç hâlinde ihtarnamenin ardından — özgüleme talebini dilekçeye dökmelidir. Zamanlama para demektir: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 16.10.2024 tarihli, 2022/1332 E., 2024/4564 K. sayılı kararına göre, evde oturmaya devam eden eş diğer mirasçılar tarafından mahkeme kararıyla evden men edilirse, men edildikten sonra özgüleme kararının kesinleşmesine kadar geçen süre için ecrimisil ödemekle yükümlü tutulabilir. Gecikilen her ay, hem barınma güvenliğini hem de mali tabloyu aleyhe çevirir.

İstanbul özelinde iki pratik not: Birincisi, özgüleme kararı kesinleştikten sonra tapu tescili için evin bulunduğu ilçedeki tapu müdürlüğüne mahkeme kararıyla başvurulur; vezneye fark yatırılması gerekiyorsa dekont dosyaya eklenir. İkincisi, anlaşmalı çözüm de mümkündür — mirasçılar sulh duruşmasında veya paylaşım sözleşmesinde evin eşe özgülenmesini kabul edebilir; bu durumda yargılamaya gerek kalmadan tapu devri gerçekleşir, ancak sözleşmenin tüm mirasçılarca ve doğru şekilde imzalanması şarttır. Süreci tek başınıza yürütmek istemiyorsanız, miras paylaşımında deneyimli bir avukatla çalışmak hem dilekçe aşamasındaki hataları hem de satış kararı kesinleştikten sonra telafisi güç kayıpları önler. Durumunuzu değerlendirmek ve atılması gereken adımları netleştirmek için bize ulaşabilirsiniz.

Yazan: Av. Arı | İstanbul Barosu — Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır;Bu içerik genel bilgilendirmedir, hukuki tavsiye niteliği taşımaz; somut dosyanız için mutlaka avukata danışınız.

Sık Sorulan Sorular

Eşim ölünce ev otomatik olarak bana mı kalır?

Hayır, otomatik geçmez. Ölümle birlikte ev, mirasçıların hepsinin elbirliği mülkiyetine girer; tapuda sizin adınıza tek başınıza bir pay tescili olmaz. Evde kalmak istiyorsanız TMK m. 652’den doğan özgüleme hakkınızı sulh hukuk mahkemesinde talep etmeniz ya da mirasçılarla anlaşmalı paylaşım yapmanız gerekir. Kanun size evi miras payınıza mahsuben alma imkânı tanır, fakat bu hakkı kullanmak için dava ya da anlaşma yoluyla harekete geçmeniz şarttır. Süreci geciktirmek, satış davası ve ecrimisil riskini büyütür.

Tapu eşimin adına kayıtlı değil, ev kiralık; yine de bu haktan yararlanabilir miyim?

TMK m. 652, terekedeki aile konutunu kapsadığı için kiralık konutta mülkiyet özgülenmesi söz konusu olamaz; ev sahibi değilseniz özgülenecek bir tapu yoktur. Ancak hak kaybolmaz: ev eşyası üzerindeki kısmın yanı sıra, kira sözleşmesinin devri ve oturma düzeni ayrıca ele alınabilir. Kiralıkta eşle birlikte yaşadığınız evin aile konutu olduğu fatura ve tanık beyanıyla gösterilebilir; konutla ilgili düzenlemeler paylaşım protokolünde yapılabilir. Tapu sizin ortak adınıza kayıtlıysa ise özgüleme değil, zaten mevcut payınız üzerinden paylaşım gündeme gelir.

Evin değeri miras payımdan yüksekse ne olur, evi alabilir miyim?

Evet, alabilirsiniz; fark ödenerek. Mahkeme, evin ve ev eşyasının bilirkişiyle belirlenen değerini sizin yasal miras payınızla karşılaştırır. Eş ve çocuklar mirasçıysa payınız dörtte birdir; pay, özgülenen malın değerini aşıyorsa aradaki farkı mahkeme veznesine yatırırsınız ve tescil ancak ödemeden sonra yapılır (Yargıtay 14. HD, 10.02.2020, 2016/13748 E., 2020/1526 K.). Tersi durumda, yani miras payınız evin değerinden yüksekse, bu kez diğer mirasçılar aradaki farkı size öder. Böylece ev tek elde toplanırken herkesin miras payı parasal olarak korunmuş olur.

Mirası reddedersem aile konutu hakkım devam eder mi?

Hayır, devam etmez. TMK m. 652 hakkı “miras hakkına mahsuben” tanınır; Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 2021/2907 K. sayılı kararında da bu husus açıkça vurgulanır. Mirası reddeden eşin, reddettiği terekeden kendisine mal özgülenmesini isteyecek bir miras payı kalmaz. Tereke borçlu görünüyorsa kararınızı bu bilançoyla birlikte düşünmelisiniz: mirasın reddi tüm miras payından feragat anlamına geldiği için ev hakkından da vazgeçmiş olursunuz. Böyle bir durumda önce terekenin borç-alacak dengesinin çıkarılması, sonra karar verilmesi doğru sıralamadır.

Diğer mirasçılar evi satışa çıkarırsa evimden olur muyum?

Ortaklığın giderilmesi davası açıldığında savunmanızı doğru kurarsanız olmazsınız. Yargıtay 14. HD’nin 25.10.2016 tarihli, 2015/4925 E., 2016/8689 K. sayılı kararına göre, ortaklığın giderilmesi davasında TMK m. 652 talebinin karşı dava yoluyla ileri sürülmesi mümkündür ve bu talep sonuçlanmadan satışa karar verilemez. Bunun için cevap süresi içinde evin aile konutu olduğunu ve özgüleme hakkınızı bildiren dilekçenizi sunmanız gerekir. Talebi hiç ileri sürmeksizin süreci izlerseniz satış kararına katlanmanız kaçınılmaz olur; bu yüzden ilk celseden önce dilekçe stratejisi kurulmalıdır.

Evlilik dışı çocuğun varlığı miras payımı düşürür mü?

Düşürmez, zaten evlilik içi çocukla aynı zümrededir. Sağ kalan eş, ister evlilik içi ister evlilik dışı olsun, alt soy zümresiyle birlikte mirasçı olduğunda payı dörtte bir olarak belirlenir; evlilik dışı çocuk, soybağının kurulması hâlinde aynı miras sıfatını taşır. Dolayısıyla eşin TMK m. 652 bedel hesabındaki payı değişmez; yalnızca paylaşıma katılan kişi sayısı arttığı için dörtte birin üçü daha çok mirasçı arasında bölüşülür. Aile konutu tespiti ve özgüleme koşulları da soybağına göre farklılaşmaz.

Yaşadığınız miras paylaşımında evde kalma hakkınızı korumak ve özgüleme sürecini doğru yönetmek istiyorsanız, dosyanızı birlikte değerlendirelim: iletişim sayfamızdan bize yazabilirsiniz.

By |2026-11-01T21:06:19+03:00Kasım 1st, 2026|Miras Hukuku|0 Comments

About the Author:

Leave A Comment