Fesih Bildirimi
Fesih bildirimi usulüne uygun olarak yapılmazsa geçerliliğini yitirir. 4857 sayılı Kanunun 19. Maddesi sözleşmenin feshinde usulü düzenlemiştir. İş güvencesi kapsamındaki işçiler için bu düzenleme yapılmıştır. Yani bu zorunluluk belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışanlara uygulanmaktadır. Çünkü belirli süreli çalışanlar iş güvencesi hükümlerinden yararlanamaz.
İşveren, iş sözleşmesini geçerli bir sebebe dayanarak fesih edebilir. Fesih işlemi yapılırken yazılı şekilde olmalıdır ve açık şekilde feshi oluşturan sebepler beyan edilmelidir. Ayrıca İş Kanunu 25/II maddesindeki ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık halleri hariç, işveren belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışan elemanın iş akdini, davranışlarındaki olumsuzluklar ya da kötü performansından kaynaklı sorunlardan dolayı fesih yapıyorsa eğer işçinin savunmasını almakla yükümlüdür. Fesih bildirimi Kanun koyucunun belirlemiş olduğu ölçütlere bağlı kalınarak uygulanmalıdır.
Kötü Niyet Tazminatı
Kötü niyet tazminatı, haksız şekilde iş akdinin feshi yapılan işçinin hak ettiği tazminat şeklidir. İşveren, Kanun koyucunun belirlemiş olduğu şekilde ve feshe sebep olan unsurlar haricinde bu işlemi yaparsa, işçinin kötü niyetten kaynaklı tazminat alması gerekir. Yargıtay’ın vermiş olduğu bazı kararlardan uyarlayarak, kötü niyetli fesih yapılan unsurları belirtecek olursak;
- İşverenin, yasadışı taleplerini kabul etmeyen işçiye yapılan fesih
- İşçinin, usulsüzlük yapan işvereni şikâyet etmesinden dolayı yapılan fesih
- İşçinin, yasal hakkını kullanmasından dolayı yapılan fesih
- Sendikaya katılan işçinin, iş sözleşmesinin feshi
- Hamile kalan kadının, iş akdinin fesih edilmesi
Fesih bildirimi başlıklı makalemize devam ederken, bu işlem sonrasında açılabilecek dava hakkında bilgi vererek devam edeceğiz.
Fesihten Sonra Dava Açma Süresi
Fesihten sonra dava açma süresi ne kadardır? İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı iddiasıyla fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde iş mahkemesine başvurarak dava açabilir. Belirtilen sürenin tebliğinden başlamasının nedeni ise, uyuşmazlığın fesih anındaki duruma göre çözüleceği durumudur. Söz konusu süre iş mahkemesi ve özel hakeme başvuru için aynı olmaktadır. Yani bu süre hak düşürücü süre olmaktadır. Süreyi kaçıran kişi, dava açma hakkını da kaybetmektedir.
Fesih bildirimi ve diğer iş davaları hakkında danışmanlık görüşmesi talepleriniz için, internet sayfamızda yer alan iletişim bilgilerinden faydalanarak, Beylikdüzü İş Avukatı ile görüşebilirsiniz.
Çekişmeli Boşanma Davasında Velayet yayınımızı inceleyebilirsiniz.
Leave A Comment