İşveren Cumartesi Çalışmasını Zorunlu Tutabilir mi? 2026

//İşveren Cumartesi Çalışmasını Zorunlu Tutabilir mi? 2026

İşveren Cumartesi Çalışmasını Zorunlu Tutabilir mi? 2026

Kısa Cevap: Evet, işveren iş sözleşmesi, işyeri düzeni ve yasal çalışma sınırları içinde kalmak şartıyla cumartesi çalışması isteyebilir. Ancak cumartesi çalışması her durumda otomatik olarak zorunlu veya ücretsiz kabul edilemez; haftalık 45 saat sınırı, günlük 11 saat üst sınırı, ara dinlenmesi ve fazla mesai ücreti birlikte değerlendirilmelidir.

Yazan: Av. Arı | İstanbul Barosu | Bu makale hukuki bilgilendirme amaçlıdır, danışmanlık yerine geçmez.

Birçok işyerinde haftanın en tartışmalı günü cumartesidir. Özellikle ofis çalışanları, mağaza personeli, sağlık çalışanları, üretim hattı işçileri ve servis sektöründe çalışanlar, işverenin cumartesi günü çalışma istemesinin hukuken geçerli olup olmadığını merak eder. Sorun çoğu zaman sadece bir gün işe gidip gitmemek değildir. Asıl mesele, bu günün normal çalışma günü mü sayılacağı, fazla mesai doğurup doğurmayacağı, işe gidilmezse devamsızlık sayılıp sayılmayacağı ve ücret hesabının nasıl yapılacağıdır.

Büromuzda sıkça karşılaştığımız uyuşmazlıklarda işveren, cumartesi çalışmasını olağan bir iş günü gibi gösterirken işçi bunun fazla mesai olduğunu savunmaktadır. Uygulamada görüyoruz ki aynı kelime taraflar için bambaşka anlamlar taşıyabiliyor: İşveren açısından “işin gereği”, işçi açısından ise “karşılığı ödenmeyen ek çalışma” anlamına gelebiliyor. Bu nedenle konuya duygusal değil, 4857 sayılı İş Kanunu ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde yaklaşmak gerekir.

İş Kanunu m.63 uyarınca genel bakımdan haftalık çalışma süresi en çok 45 saattir. Aynı sistem içinde m.41 fazla çalışmayı, m.46 hafta tatilini, m.68 ara dinlenmesini, m.24 ve m.25 ise fesih haklarını düzenler. İş Kanunu’na İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliği m.4 de günlük çalışma süresinin her hâlde 11 saati aşamayacağını açıkça söyler. Dolayısıyla cumartesi günü çalışmanın hukuka uygunluğu, yalnızca “işveren istedi” cümlesiyle değil; toplam haftalık süre, günlük dağılım, sözleşme düzeni ve ödeme şekliyle birlikte değerlendirilir.

Bu yazıda, İstanbul avukat desteği arayan çalışanların ve işverenlerin en sık sorduğu sorulara net cevap vereceğim. Özellikle İstanbul iş hukuku avukatı arayışında olan kişiler için, cumartesi çalışmasının hangi hâllerde zorunlu tutulabileceğini, hangi durumlarda fazla mesai ücretine dönüşeceğini ve uyuşmazlık çıkarsa hangi belgelerin önemli olduğunu adım adım anlatacağım.

İşveren cumartesi çalışmasını zorunlu tutabilir mi?

Evet, işveren belirli koşullar altında cumartesi çalışmasını zorunlu tutabilir. Çünkü İş Kanunu’nda cumartesi gününün her işçi için otomatik tatil olduğuna dair genel bir kural yoktur. Hukuken önemli olan, haftalık 45 saatlik sınırın ve günlük çalışma düzeninin nasıl kurulduğudur. İşyerinde çalışma düzeni pazartesi-cumartesi şeklinde planlanmışsa ve bu dağılım mevzuata uygunsa, cumartesi günü de normal çalışma günü sayılabilir.

Ancak bu yetki sınırsız değildir. İşveren, yönetim hakkına dayanarak işçiyi dilediği kadar çalıştıramaz. İş Kanunu m.63 ve Çalışma Süreleri Yönetmeliği m.4 uyarınca haftalık çalışma süresi en çok 45 saattir; günlük çalışma da 11 saati aşamaz. Üstelik İş Kanunu m.68 gereği ara dinlenmeler çalışma süresinden sayılmaz. Yani işveren “cumartesi de gel” diyebilir; fakat bu çağrı yasal üst sınırları aşıyorsa artık mesele sıradan çalışma düzeni olmaktan çıkar ve fazla çalışma tartışması başlar.

Burada bir başka kritik nokta da iş sözleşmesidir. Bazı iş sözleşmelerinde çalışma günleri açıkça pazartesi-cuma olarak belirlenir. Bazılarında ise haftalık 45 saatin işin gereğine göre dağıtılacağı yazılır. Eğer sözleşmede cumartesi açıkça dışlanmışsa, işverenin tek taraflı dayatması ayrıca değerlendirilir. Buna karşılık sözleşme ve fiili uygulama cumartesiyi çalışma günü olarak kabul ediyorsa, işçinin sırf hafta sonu olduğu gerekçesiyle işe gitmemesi risk yaratabilir.

Cumartesi çalışması her zaman fazla mesai sayılır mı?

Hayır, cumartesi çalışması her zaman fazla mesai sayılmaz. Fazla çalışmanın temel ölçütü gün adı değil, toplam süredir. İş Kanunu m.41’e göre haftalık 45 saati aşan çalışmalar fazla çalışmadır. Bu nedenle pazartesi-cuma toplam 37,5 saat çalışan bir işçinin cumartesi günü 7,5 saat daha çalışması, toplam süre 45 saati aşmıyorsa kural olarak fazla mesai oluşturmaz.

Yargıtay da aynı yaklaşımı benimser. Yargıtay 9. HD, 2020/4039 E., 2020/19695 K. sayılı kararında, ara dinlenmeleri düşüldükten sonra haftalık toplam sürenin 45 saati aşmaması hâlinde fazla çalışma kabul edilemeyeceğini vurgulamıştır. Bu yaklaşımın pratik sonucu şudur: Cumartesi günü çalışmış olmak tek başına fazla mesai alacağı doğurmaz; haftanın tamamı birlikte incelenir.

Öte yandan haftalık süre 45 saati geçiyorsa cumartesi günü yapılan çalışma çoğu dosyada fazla mesainin önemli parçası hâline gelir. Örneğin pazartesi-cuma her gün 9 saat fiili çalışma yapan bir işçi, cumartesi günü de 5 saat çalıştırılıyorsa toplam süre 45 saati aşabilir. Bu durumda aşan kısım için saat başına yüzde 50 zamlı ücret veya işçinin talebine göre serbest zaman gündeme gelir.

Yine günlük üst sınır da önemlidir. Çalışma Süreleri Yönetmeliği m.4 gereği günlük çalışma 11 saati aşamaz. İşveren haftalık toplamı dengelediğini ileri sürse bile, bazı günlerde 11 saatin üstüne çıkan fiili çalışma ayrıca hukuka aykırılık yaratır. Bu nedenle cumartesi çalışmasını değerlendirirken yalnızca haftalık toplama değil, günlük dağılıma da bakmak gerekir.

İşçi cumartesi çalışmaya itiraz edebilir mi?

Evet, işçi bazı durumlarda cumartesi çalışmaya itiraz edebilir. Özellikle iş sözleşmesinde çalışma günleri açıkça belirlenmişse, işverenin bunun dışına çıkan tek taraflı ve kalıcı değişikliği İş Kanunu m.22 kapsamında çalışma koşullarında esaslı değişiklik tartışması doğurabilir. İşçi bu tür değişikliği yazılı olarak kabul etmediği sürece uyuşmazlık çıkabilir.

Bunun yanında itiraz hakkı, yasal sınırların aşılması hâlinde daha da güçlenir. Haftalık 45 saatin üzerinde sürekli çalışma dayatılıyor, fazla mesai ücreti ödenmiyor, puantaj gerçeği yansıtmıyor veya cumartesi çalışması karşılıksız bırakılıyorsa işçi itiraz etmekle kalmayıp alacak talebinde de bulunabilir. Ücretin eksik ödenmesi veya kanuna aykırı çalışma dayatması bazı hâllerde İş Kanunu m.24/II kapsamında haklı fesih sebebi de oluşturabilir.

Ancak itirazın usulü önemlidir. İşçi çoğu zaman sözlü tepki gösterip işe gitmemeyi tercih ediyor. Bu en riskli yollardan biridir. Çünkü işveren cumartesiyi normal çalışma günü kabul ediyor ve devamsızlık tutanağı düzenliyorsa, sonradan uyuşmazlık işçi aleyhine karmaşık hâle gelebilir. Daha güvenli yöntem; yazılı ihtar, bordro ve puantaj kayıtlarının saklanması, varsa mesaj ve vardiya listelerinin korunması ve somut olayın bir iş hukuku uzmanı tarafından değerlendirilmesidir.

Cumartesi günü işe gitmezse işçi açısından ne olur?

Eğer cumartesi işyerinde hukuken belirlenmiş bir çalışma günü ise ve işçi mazeretsiz olarak işe gitmezse, bu durum devamsızlık sonucu doğurabilir. İş Kanunu m.25/II-g uyarınca işçinin ardı ardına iki iş günü veya bir ay içinde belirli sayıda iş gününde mazeretsiz devamsızlığı işveren açısından haklı fesih nedeni oluşturabilir. Bu nedenle “cumartesi zaten tatildir” varsayımıyla hareket etmek ciddi sonuçlar doğurabilir.

Fakat her devamsızlık kaydı geçerli değildir. Önce cumartesinin gerçekten iş günü olup olmadığı, vardiya çizelgesinin usulüne uygun bildirilip bildirilmediği, işçiden beklenen çalışmanın sözleşmeye ve kanuna uygun olup olmadığı incelenir. Eğer işveren hukuka aykırı biçimde işçiyi sürekli fazla çalışmaya zorluyor ve buna rağmen ödeme yapmıyorsa, işçinin durumu farklı değerlendirilir.

Büromuzda sıkça karşılaştığımız dosyalarda, işveren önce cumartesi çalışmasını zorunlu tutuyor, sonra da ücretini ödemeden devamsızlık tehdidi kullanıyor. Uygulamada görüyoruz ki mahkemeler yalnızca devamsızlık tutanağına bakmıyor; işyeri iç yazışmaları, kart basma kayıtları, bordrolar ve tanık anlatımları birlikte inceleniyor. Bu nedenle ne işverenin tuttuğu her tutanak otomatik doğru kabul edilir ne de işçinin her itirazı kendiliğinden haklı sayılır.

Cumartesi çalışmasının ücreti nasıl hesaplanır?

Cumartesi çalışmasının ücreti, önce bu çalışmanın normal süre içinde mi yoksa fazla çalışma niteliğinde mi olduğuna göre belirlenir. Eğer cumartesi çalışması haftalık 45 saat sınırı içinde kalıyorsa, kural olarak normal ücret kapsamında değerlendirilir. Buna karşılık 45 saati aşan kısım için İş Kanunu m.41 gereği saatlik ücret yüzde 50 zamlı ödenmelidir.

Hafta tatili ayrıca ayrı bir başlıktır. İş Kanunu m.46 uyarınca işçiye yedi günlük zaman dilimi içinde kesintisiz en az 24 saat dinlenme verilmelidir. Bu dinlenme günü pazar olmak zorunda değildir; başka bir gün de olabilir. Ancak işçiye hiç kesintisiz 24 saat dinlenme verilmiyorsa, cumartesi veya pazar tartışmasının ötesinde hafta tatili ihlali gündeme gelir. Böyle bir durumda yalnızca fazla mesai değil, hafta tatili ücreti de ayrıca tartışılır.

İşverenlerin sık başvurduğu bir savunma da “fazla mesai ücrete dahildir” savunmasıdır. Yargıtay 9. HD, 2021/3306 E., 2021/7614 K. sayılı kararında, fazla çalışmanın ücrete dahil olduğunun kabul edilebilmesi için bunun sözleşmede açık şekilde yer alması gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca bu tür kayıtlar da sınırsız değildir; uygulamada çoğu kez yılda 270 saate kadar olan bölüm üzerinden değerlendirme yapılır. Yani işveren yalnızca genel bir sözle tüm cumartesi çalışmalarını karşılıksız bırakamaz.

Ödeme hesabında bordro, puantaj ve kart kayıtları büyük önem taşır. İş Kanunu m.37 ücret hesap pusulasını düzenler; işveren ödemenin hangi döneme ait olduğunu ve ek kalemleri göstermek zorundadır. Cumartesi günü yapılan ek çalışma bordroya hiç yansımıyorsa, bu durum işçi alacağı davasında güçlü bir tartışma başlığı yaratır.

Cumartesi çalışmasının ispatı için hangi belgeler önemlidir?

Cumartesi çalışmasının ispatında en önemli belgeler bordrolar, puantaj çizelgeleri, giriş-çıkış kayıtları, vardiya listeleri, e-posta ve mesajlaşmalar ile tanık beyanlarıdır. Çalışma Süreleri Yönetmeliği m.9 işverene çalışma sürelerini uygun araçlarla belgeleme yükümlülüğü yükler. Bu düzenleme çok önemlidir; çünkü dava açıldığında mahkeme yalnızca soyut iddialarla değil, somut kayıtlarla sonuca gider.

Yargıtay uygulamasında imzalı bordrolar özel önem taşır. Yargıtay 9. HD, 2015/12134 E., 2016/12587 K. sayılı kararında, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiğinin varsayılacağını; bordronun sahteliği ileri sürülmedikçe bunun güçlü delil kabul edildiğini belirtmiştir. Bu nedenle işçi bordro imzalarken içeriğini bilmeden hareket etmemeli, işveren ise gerçeği yansıtmayan sembolik tahakkuklarla kayıt oluşturmaya çalışmamalıdır.

Buna karşılık bordro imzasızsa veya gerçeği yansıtmadığına dair güçlü olgular varsa, tanık beyanları ve teknik kayıtlar önem kazanır. Özellikle İstanbul gibi büyük işyerlerinde kart geçiş sistemi, kamera kayıtları, turnike verileri, şirket içi vardiya yazışmaları ve hafta sonu gönderilen görev mesajları sıkça delil olarak kullanılır. İstanbul avukat desteği alınan dosyalarda çoğu zaman sonuca götüren şey, tek bir belge değil; birbiriyle uyumlu kayıtlar bütünüdür.

İstanbul’da uyuşmazlık çıkarsa süreç nasıl ilerler?

Cumartesi çalışması nedeniyle ücret, fazla mesai veya hafta tatili alacağı uyuşmazlığı çıkarsa, çoğu durumda önce zorunlu arabuluculuk süreci gündeme gelir. İşçi alacakları ve tazminat talepleri bakımından dava şartı arabuluculuk uygulaması vardır. Taraflar burada anlaşamazsa iş mahkemesinde dava açılır.

İstanbul’da iş yoğunluğu yüksek olduğu için özellikle büyük şirketler, zincir mağazalar, lojistik firmaları, hastaneler ve hizmet sektöründe cumartesi çalışmasına ilişkin ihtilaflara sık rastlanır. İstanbul iş hukuku avukatı desteği alınırken, yalnızca dava açmak değil, önce çalışma düzeninin teknik olarak analiz edilmesi de önemlidir. Çünkü bazı dosyalarda sorun gerçekten ödenmeyen fazla mesai iken, bazı dosyalarda temel mesele hatalı vardiya planlaması veya eksik bordro düzenidir.

Mahkeme sürecinde hâkim; iş sözleşmesini, bordroları, puantajları, SGK kayıtlarını, varsa tanıkları ve bilirkişi raporunu birlikte değerlendirir. Yargıtay 9. HD, 2020/4039 E., 2020/19695 K. kararındaki yaklaşım doğrultusunda ara dinlenmeleri ve fiili çalışma süresi de ayrıca hesaplanır. Bu yüzden “cumartesi geldim” demek kadar, ne kadar süre fiilen çalışıldığını göstermek de önemlidir.

Sık sorulan sorular

Cumartesi günü yarım gün çalışıyorum, bu otomatik fazla mesai midir?

Hayır, otomatik fazla mesai değildir. Hukuken belirleyici olan haftalık toplam süredir. Pazartesi-cuma günleri daha kısa çalışılıyor ve cumartesi yarım günle birlikte toplam süre 45 saati aşmıyorsa, bu çalışma normal haftalık düzenin parçası olabilir. Ancak ara dinlenmeleri düşüldüğünde bile toplam süre 45 saati geçiyorsa, aşan bölüm için fazla çalışma ücreti doğar. Bu nedenle saat hesabı dosya bazında yapılmalıdır.

İş sözleşmemde cumartesi yazmıyor ama fiilen yıllardır çalışıyorum. Bu durum ne anlama gelir?

Bu durumda yalnızca sözleşme metnine değil, işyerindeki yerleşik uygulamaya da bakılır. Fiili çalışma düzeni, vardiya çizelgeleri, bordrolar ve işçinin bu sisteme nasıl dahil olduğu önem kazanır. Uzun süredir devam eden uygulama bazı hâllerde iş ilişkisinin çalışma koşulu olarak değerlendirilebilir. Ancak buna rağmen yasal süreler aşılmışsa işçinin fazla mesai talebi ortadan kalkmaz; fiili uygulama hukuka aykırıysa alacak hakkı doğabilir.

İşveren cumartesi çalışmasını telafi çalışması diyerek ücretsiz sayabilir mi?

Her zaman hayır. İş Kanunu m.64 ve Çalışma Süreleri Yönetmeliği m.7 uyarınca telafi çalışmasının belirli şartları vardır. İşin durması, tatil öncesi veya sonrası işyerinin tatil edilmesi ya da benzeri nedenler bulunmalı; ayrıca işveren bunun sebebini ve başlangıç tarihini açıkça bildirmelidir. Telafi çalışması günde üç saatten fazla olamaz ve tatil günlerinde yaptırılamaz. Bu şartlar yoksa cumartesi çalışmasını geriye dönük biçimde telafi saymak çoğu durumda mümkün değildir.

Cumartesi çalışmasına gitmediğim için işten çıkarılırsam tazminat hakkımı kaybeder miyim?

Bu sorunun cevabı somut olaya göre değişir. Eğer cumartesi günü sözleşmeye ve yasal sınırlara uygun şekilde belirlenmiş bir iş günü ise ve mazeretsiz devamsızlık varsa, işveren haklı fesih savunması ileri sürebilir. Buna karşılık işveren hukuka aykırı biçimde sürekli fazla çalışma dayatıyor, ücret ödemiyor veya çalışma koşullarını usulsüz değiştiriyorsa, fesih değerlendirmesi farklılaşır. Bu yüzden tek bir devamsızlık tutanağına bakarak kesin sonuca gitmek doğru değildir.

Cumartesi fazla mesai alacağımı sonradan nasıl ispat edebilirim?

En güçlü deliller giriş-çıkış kayıtları, puantaj cetvelleri, vardiya çizelgeleri, bordrolar, şirket içi mesajlaşmalar ve tanık anlatımlarıdır. İşverenin çalışma sürelerini kayıt altına alma yükümlülüğü bulunduğu için, hiç kayıt sunulamaması da önemlidir. İşçi açısından ise bordroların saklanması, hafta sonu görev mesajlarının silinmemesi ve mümkünse yazılı itirazların yapılması büyük avantaj sağlar. Uyuşmazlık büyümeden önce profesyonel inceleme yapılması ispat sorununu ciddi ölçüde azaltır.

Bu konuda hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin.

By |2026-08-03T13:03:50+03:00Ağustos 3rd, 2026|İş Hukuku|0 Comments

About the Author:

Leave A Comment