Tereke Defteri Nasıl Tutulur? TMK 552-558 Rehberi 2026

//Tereke Defteri Nasıl Tutulur? TMK 552-558 Rehberi 2026

Tereke Defteri Nasıl Tutulur? TMK 552-558 Rehberi 2026

Kısa cevap: Tereke defteri, ölen kişinin (murisin) tüm mal, alacak ve borçlarının mahkeme tarafından resmî bir tutanakla tespit edilmesidir. Türk Medenî Kanunu’nun 552–558. maddeleri uyarınca defter, sulh hukuk mahkemesi hâkimi tarafından; mirasçılardan veya terekenin alacaklılarından birinin isteği üzerine tutulur. 5711 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten sonra hâkimin re’sen (kendiliğinden) defter tutması usulü pratikte uygulanmamaktadır. Defter tutulması mirasın kabulü anlamına gelmez (TMK m. 610) ve özellikle malların gizlenmesinden şüphelenilen durumlarda en güçlü delil aracıdır.

Bir yakınınızın vefatından sonra en sık yaşanan sorun, geride kalan malların ne olduğunun tam olarak bilinmemesidir. Banka hesapları, tapular, araçlar, alacaklar ve borçlar zamanla mirasçıların gözünden kaçar; bazen de terekeye dahil bir mal, kasten ya da ihmallle başkaları tarafından gizlenir. Ortaya çıkan tablo şudur: miras paylaşımına ya da veraset işlemlerine gidildiğinde elde tek bir belge bile yoktur ve her şey birinin beyanına kalmıştır. Bu belirsizlik, ileride tenkis davasından tereke tazminatına kadar ağır hukukî süreçlerin zayıf delille yürütülmesi demektir.

TMK’nın öngördüğü çözüm tereke defteridir. Bu rehberde tereke defterinin ne olduğunu, kimin isteğiyle ve nasıl tutulduğunu, defterde nelere yer verildiğini, sürecin İstanbul’da hangi mahkemede işlediğini ve defter tutulmadığında hangi hakların riske girdiğini 2026 itibarıyla yürürlükteki mevzuat ve Yargıtay içtihadı çerçevesinde adım adım inceliyoruz.

Tereke Defteri Nedir ve Ne İşe Yarar?

Tereke defteri, murisin ölüm tarihi itibarıyla bulunan taşınır ve taşınmaz tüm varlıkları ile alacak ve borçlarının, mahkeme huzurunda ve resmî bir usulle yazılı hâle getirilmesidir. Hukukî dayanağı TMK m. 552’dir. Defterin amacı, terekenin oluşumunu ve kapsamını o andaki hâliyle dondurmak; böylece malların sonradan el değiştirmesini, gizlenmesini veya değerinin tartışmaya açık hâle gelmesini önlemektir.

Pratikteki değeri şuralardadır: Mirasçılık belgesi (veraset ilamı) yalnızca kimin mirasçı olduğunu gösterir; terekende ne olduğu sorusuna cevap vermez. Tereke defteri ise tam tersine terekenin içeriğini gösteren, aleyhe kullanılsa dâhi güçlü bir delildir. Muris muvazaası, tenkis veya tereke tazminatı davası gibi uyuşmazlıklarda hakimin önüne “ölüm anında terekede ne vardı?” sorusunun cevabını veren temel belge budur.

Tereke Defteri Kimin İsteği Üzerine Tutulur? (TMK m. 553)

TMK m. 553 uyarınca tereke defteri, mirasçılardan veya terekenin alacaklılarından birinin isteği üzerine sulh hukuk mahkemesi hâkimi tarafından tutturulabilir. Murisin alacaklıları da bu konuda istemde bulunabilir; çünkü defter, borçların tespiti ve terekenin tasfiyesi açısından onların da güvencesidir.

Burada dikkat edilmesi gereken güncel bir nokta vardır: Kanunun ilk metninde yer alan “son ilamsız icra takibinin başladığı tarihten itibaren bir ay içinde defter tutulmazsa hâkim re’sen defter tutar” hükmü, 5711 sayılı Kanun’la yürürlükten kaldırılmıştır. Yargıtay’ın tereke resmî defter tutulmasına ilişkin 25.03.2024 tarihli, 2022/2451 E. ve 2024/1431 K. sayılı kararının da yansıdığı üzere, uygulamada defter tutulması esas olarak ilgililerin isteğine bağlıdır. Bu nedenle “mahkeme zaten kendiliğinden tutar” beklentisiyle hareket etmek, hak kaybına yol açabilir; defter istemi zamanında ve doğru mahkemeye yöneltilmelidir.

Tereke Defteri Nasıl Tutulur? Adım Adım Süreç

Süreç, murisin son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine sunulacak bir istemle başlar. Aşamaları şöyledir:

1. İstem dilekçesi: Mirasçı veya alacaklı, murisin ölüm belgesi, varsa mirasçılık belgesi ve tespit edilmesini istediği mallara dair bilgi/delillerle dilekçeyi mahkemeye verir.

2. Hâkimin görevlendirmesi: Hâkim, defteri bizzat tutabileceği gibi bir kayıt memuru veya sulh hukuk hâkimliği nezdinde görevlendirilecek bir kişiyle de tutturabilir (TMK m. 554). Uygulamada defter, mahkeme kalemi aracılığıyla ve hâkimin gözetiminde düzenlenir.

3. Mirasçıların hazır bulunması: Mirasçılara ve terekenin alacaklılarına ihtiyaten haber verilerek belirtilen gün hazır olmaları istenir; isteyen mirasçı defter tutulması sırasında hazır bulunabilir.

4. Tespit ve yazım: Mallar, alacaklar ve borçlar tek tek yazılır; niteliği gerektirenlerde değeri üzerine tereddüt varsa bilirkişi incelemesine başvurulabilir.

5. İmza ve tevdi: Defter, tutanak hâlinde düzenlenir ve mahkemede saklanmak üzere teslim edilir; isteyen mirasçı veya alacaklı onaylı örnek alabilir.

Tereke Defterinde Neler Yer Alır? (TMK m. 555)

TMK m. 555 uyarınca deftere, terekeye dâhil taşınır ve taşınmaz mallar, alacaklar ve borçlar geçirilir. Uygulamada bir tereke defterinde tipik olarak şunlar bulunur: tapuda kayıtlı taşınmazlar, banka hesapları ve kasa içleri, araçlar, şirket payları, menkul kıymetler, ziynet eşyası, murisin üçüncü kişilere karşı alacakları ve tüm borçları.

Kanun bir de “ayrıntılı beyan” usulünü öngörür: Hâkim, gerektirdiği hâllerde defteri çok ayrıntılı biçimde tutturabilir; bu durumda malların ayırt edici nitelikleri, bulundukları yerler ve değer biçilmeleri istenir. Murisin ölümüne yakın tarihlerde yapılan işlemlerin de (ölüme bağlı tasarruflar, aleyhe işlemler) ayrıca bir tutanakla saptanması mümkündür. Bu ayrıntı, özellikle muris muvazaası iddialarında dosyanın kaderini belirleyecek delillerin başından sabitlenmesini sağlar.

Tereke Defteri ile Tereke Tespiti Davasının Farkı Nedir?

Tereke defteri ile tereke tespiti davası sık karıştırılır. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 2021/715 E. ve 2021/2143 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, tereke tespiti davası esasen bir delil belirleme sürecidir; amacı ileride açılabilecek davalarda kullanılmak üzere terekenin kapsamını belirlemektir. Tereke defteri de aynı ailenin güçlü aracıdır, ancak ondan farkı doğrudan TMK’da düzenlenmiş, sulh hukuk hâkiminin nezaretinde yürüyen daha dar ve hızlı bir usul olmasıdır.

Kaba bir ayrımla: terekenin tamamının ve ayrıntılarının yargılamalı biçimde tespitini istiyorsanız tereke tespiti davası; mahkeme nezaretinde hızlı ve resmî bir defter tutulması yeterli ise TMK m. 552 vd. kapsamında tereke defteri yoluna gidilir. İkisi birbirinin alternatifi olmak zorunda değildir; somut dosyada hangisinin ya da hangilerinin gerektiği, uyuşmazlığın niteliğine göre avukatça değerlendirilmelidir.

Tereke Defteri Tutulmaz veya Eksik Tutulursa Ne Olur?

Defter tutulmadığında terekenin kapsamı, ileride yalnızca tanık beyanları, banka kayıtları ve tapu kayıtları gibi parçalı delillerle yeniden oluşturulmaya çalışılır. Bu da özellikle şu hakları zayıflatır: saklı payı ihlal edilen mirasçının tenkis davası, muris muvazaası iddiasıyla tescil/istihkak davası, murisin alacaklısının tereke tazminatı ve tasfiye talepleri. Yargılamanın ortasında “terekeye şu mal dahildi” ispatı, defterin baştan tutulmamış olması hâlinde ciddi delil yükü doğurur.

Eksik tutulan defterde ise hâkim, sonradan ortaya çıkan mal ve borçların da deftere eklenmesini sağlayabilir. Ayrıca tereke mallarını gizlediği anlaşılan mirasçı, kendisine karşı ileri sürülen her türlü iddianın ispatı bakımından ağır sonuçlarla karşılaşabilir. Kısacası defter, hem mirasçının hem alacaklının güvencesidir; “sonra hallederiz” anlayışı en pahalıya patlayan yaklaşımdır.

İstanbul’da Süreç Nasıl İşler? Görevli ve Yetkili Mahkeme

İstanbul gibi miras ilişkileri yoğun ve malları çok kollu yayılmış bir şehirde tereke defterinin önemi daha da artar. Murisin banka hesapları farklı şubelerde, taşınmazları farklı ilçelerde, şirket payları başka illerde olabilir. Görev bakımından tereke defteri usulü sulh hukuk mahkemesine, yetki bakımından murisin son yerleşim yeri mahkemesine aittir. İstanbul’da son yerleşim yeri hangi ilçedeyse o ilçedeki sulh hukuk mahkemesi, mirasçılık belgesi ve defter işlerinin de doğal merkezi olur.

Bu yoğunlukta dikkat edilmesi gereken pratik nokta, istem dilekçesinde aranacak tespitin kapsamını doğru çizmektir: hangi bankalar, hangi tapular, hangi araçlar ve hangi üçüncü kişi alacakları tespit edilecekse başında sayılması, sürecin hem hızlanır hem de eksik tespit riskini azaltır. İstanbul’da uygulama, ölüm sonrası ilk haftalarda atılan adımın dosyanın tamamını belirlediğini göstermektedir.

Sık Sorulan Sorular

Tereke defteri kimler talep edebilir?

TMK m. 553 uyarınca tereke defteri, mirasçılardan herhangi biri veya terekenin alacaklıları tarafından sulh hukuk mahkemesinden istenebilir. Alacaklı kavramı burada geniş yorumlanır; murise karşı alacağı olan bankalar, işletmeler ve gerçek kişiler de istemde bulunabilir. Birden fazla mirasçı varsa hepsinin birlikte başvurması gerekmez; tek bir mirasçının isteği süreç için yeterlidir. Diğer mirasçılara ihtiyaten haber verilir ve isteyen defter tutulması sırasında hazır bulunabilir. Bu yönüyle defter, mirasçılar arasındaki güven probleminin hukukî çözümü olarak da işlev görür.

Tereke defteri tutulması mirasın kabulü sayılır mı?

Hayır, sayılmaz. TMK m. 610 açıkça hükme bağlamıştır ki terekenin defterinin tutulması mirasın kabulü anlamına gelmez. Mirasçı, defter tutulsa dahi terekeyi, süreleri içinde mirasın reddi yoluyla geri çevirebilir. Bu düzenleme defter usulünün amacına hizmet eder: mirasçının terekenin gerçekte ne olduğunu öğrenmesi için başvurduğu yol, onu borçlara katlanmak zorunda bırakmamalıdır. Aynı mantık, mirasçının defter tutulmasını talep etme konusunda tereddüt etmemesi içindir; bilgi edinme aracı, hukukî sonuç doğuran bir kabul değildir.

Tereke defteri ile veraset ilamı arasındaki fark nedir?

Veraset ilamı (mirasçılık belgesi) kimlerin mirasçı olduğunu ve pay oranlarını gösterir; terekede ne olduğu konusunda hiçbir bilgi içermez. Tereke defteri ise tam tersine terekenin içeriğini — taşınır ve taşınmaz malları, alacakları ve borçları — tespit eder. İki belge birbirinin tamamlar niteliktedir: veraset ilamı terekeye kimin sahip olduğunu, tereke defteri terekede ne olduğunu söyler. Miras paylaşımı, tenkis veya tazminat davalarında çoğu zaman her ikisine birden ihtiyaç duyulur. Bu nedenle pratikte iki işlemin birlikte planlanması dosyanın sağlam ilerlemesini sağlar.

Defter tutulduktan sonra yeni bir mal ortaya çıkarsa ne olur?

Defterin tutulmuş olması, sonradan ortaya çıkan malların terekeden çıktığı anlamına gelmez. Hâkim, eksik tespit edilen mal veya borçların deftere eklenmesini sağlayabilir; uygulamada bu, defter tutulması işleminin tamamlayıcı nitelikte yenilenmesi veya ek tutanak düzenlenmesiyle yapılır. Ortaya çıkan mal muris muvazaası yoluyla devredilmiş bir taşınmazsa, aleyhe işlemin iptali veya tapunun iadesi ayrı bir dava konusudur; defter ve ek tutanaklar bu davada belirleyici delil işlevi görür. Bu nedenle defterin ilk aşamada olabildiğince ayrıntılı tutulması istenmesi, sonradan doğacak uyuşmazlıkların önünü keser.

Alacaklı olarak tereke defteri isteyebilir miyim?

Evet. TMK m. 553, terekenin alacaklılarına da defter tutulmasını isteme hakkı tanımıştır. Murise karşı alacağı olan kişi, ölüm sonrası borçlunun artık mirasçılar olduğunu bilir ancak terekenin kapsamını bilemez. Bu belirsizlik alacaklının icra ve dava stratejisini felç edebilir. Defter, alacaklıya terekede ne olduğunu gösterir ve özellikle mirasçıların mirası reddetmesi hâlinde terekenin tasfiyesi (TMK m. 625 vd.) sürecinin doğru yönetilmesi için gereklidir. Alacaklının defter istemi, mirasçıların onayı ya da katılımına bağlı değildir.

İstanbul’da tereke defteri için hangi mahkemeye başvurulur?

Görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir; yetkili mahkeme ise murisin son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesidir. İstanbul’da son yerleşim yeri örneğin Kadıköy ise başvuru Kadıköy’deki sulh hukuk mahkemesine yapılır; terekeye dahil taşınmazlar başka ilçelerde olsa bile yetki değişmez. İstem dilekçesine ölüm belgesi, mümkünse mirasçılık belgesi ve bilinen mallara dair bilgi ve belgelerin eklenmesi süreci hızlandırır. Dilekçede tespiti istenen malların açıkça sayılması, hem defterin kapsamını netleştirir hem de eksik tespit iddialarının önüne geçer.

Yazan: Av. Arı | İstanbul Barosu

Murisin geride bıraktığı malların kapsamı konusunda belirsizlik yaşıyorsanız — ister mirasçı ister alacaklı olarak — tereke defteri usulünün somut dosyanız için doğru araç olup olmadığını, süresi ve kapsamıyla birlikte değerlendirmek gerekir. Konuyla ilgili destek için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

By |2026-10-15T09:13:29+03:00Ekim 15th, 2026|Miras Hukuku|0 Comments

About the Author:

Leave A Comment