Velayetin Kaldırılması Davası
Velayetin kaldırılması davası hassasiyetinden dolayı, Türk Medeni Kanunlarında oldukça geniş bir yere sahip olmaktadır.
Velayet; yetişkin olmayan ve ayırt etme gücü bulunmayan çocuğun yerine, anne ve babasının karar vermesi yani çocuğun geleceğini düşünerek davranması olmaktadır. Anne ve baba evlilik birliği içerisinde iken, velayet her ikisine de aittir. Boşanmaları durumunda ise; taraflar isterse ortak velayet kararı verebilir ya da hâkim taraflardan birine velayet hakkını verir. Velayet hakkını alamayan tarafa ise; kişisel ilişki kurulma zamanı verilir. Anne ya da babadan birinin ölmesi durumunda, velayet hayatta kalan tarafa verilir. Anne ve babanın her ikisinin de ölmesi durumunda ise; çocuğa vasi ataması yapılır, bu atamanın yapılacağı kimse yoksa çocuk Devlet koruması altına alınır.
Velayetin kaldırılması davası ise; velayetin getirmiş olduğu hakların, kötüye kullanılması durumunda açılan bir davadır. Makalemize devam ederken bu konuyu detaylandırmaya devam edeceğiz.
Velayetin Kaldırılması Şartları
Velayetin kaldırılması şartları birkaç farklı şekilde olabilir. Bunları maddeler halinde belirtecek olursak;
- Anne ve babanın deneyimsizliği, ağır hastalığı, başka bir yerde bulunması ya da benzeri sebeplerden biriyle velayet görevinin gerekliliklerini yapmamaları durumunda
- Anne ve babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi ya da ona karşı olan sorumluluklarını ağır şekilde aksatması
- Çocuğa karşı şiddet uygulamak
- Çocuğu suça teşvik etmek ve suç işlemesi için baskı yapmak
- Çocuğa zararlı maddeler kullandırmak
- Cinsel istismar ve benzer olan durumlarda velayetin kaldırılması davası açılma hakkı vardır.
Bu davayı 3. Kişiler de açabilmektedir. Davada yetkili olan mahkeme, bulunulan yerdeki mahkemedir.
Velayetin Kaldırılmasının Sonuçları
Velayetin kaldırılmasının sonuçları durma göre değişiklik oluşturabilen olgulardan olmaktadır. Şöyle ki; Velayet hakkı hem anneden hem de babadan kaldırıldığı ve çocuk Devlet koruması altına alındığı zaman; Anne ve babanın çocuğun eğitim ve özel bakım gibi giderler için, bütçelerine uygun şekilde ödeme yapması gerekir. Eğer ki böyle bir maddi gücü yoksa Devlet bu giderleri karşılar.
Bir diğer bakış açısı ile taraflardan biri ölmüş ise ve hayatta kalan ebeveyn velayet görevlerini yapmıyorsa, hayatta kalan yakınların açabileceği dava sonucu olmaktadır. Bu durumda da çocuğun velayet hakkı, hâkim de uygun görürse hayatta kalan akrabaya verilir.
Velayetin kaldırılması davası ve velayet davaları hakkında detaylı görüşme yapmak için, Beylikdüzü Boşanma Avukat ile iletişime geçebilirsiniz.
Bir sonraki yayınımız olan Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu Unsurları yazımızı inceleyebilirsiniz.
Leave A Comment