Dolandırıcılık Suçu Cezası

Anasayfa » Tüm Yazılar » Dolandırıcılık Suçu Cezası

Dolandırıcılık Suçu Cezası

Dolandırıcılık suçu cezası ve bu suçun içeriği hakkında, TCK madde 157 düzenlemesi yapılmıştır. TCK Madde 157’ye göre; “hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine ya da başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir”. Ayrıca bu suçun cezası olarak beş bin güne kadar adli para cezası uygulanabilir. Yeni düzenleme kanunlarına göre nitelikli dolandırıcılık suçunun cezası, 3 yıl ile 10 yıl arası hapis olmaktadır. 24.11.2016 tarihinden önce işlenmiş olan nitelikli dolandırıcılık suçunun cezası ise, 2 yıl ile 7 yıl arası hapis cezası olmaktadır. Bazı etkenler geliştiğinde ise, nitelikli dolandırıcılık suçunun cezasının alt sınırı 4 yıl olur ve adli para cezasının ücreti de elde edilen menfaatinden en az iki kat fazla olur. Bu durumlara birkaç örnek verecek olursak;

  • Kamu kurum ve kuruluşlarını zarara uğratmak
  • Sigorta bedelini artırmak maksadıyla
  • Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması sebebiyle
  • Kişinin, kendisi kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması sebebiyle uğratılan zarar
  • Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması sebebiyle
  • Banka ya da diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak amacıyla yapılan işlemler

Bu suçta fail, bir kimseyi hileli davranışlarla aldatıp onun veya bir başkasının zararına olarak kendisinin ya da üçüncü kişinin malvarlığına yarar elde etmektedir. Dolandırıcılık suçunda korunan hukuksal yarar, münhasıran malvarlığıdır. Türk öğretisinde bu suçta malvarlığı yanında ayrıca hileli davranışlarla mağdurun aldatılmış olması nedeniyle irade özgürlüğünün de korunduğu anlayışı vardır.

Telefonla Dolandırıcılığın Cezası

Ülkemizde son yıllarda görülen dolandırıcılık tekniklerinden biri de, telefonla kişileri kandırmaktır. Örneğin; Telefonla iletişim kuran dolandırıcılar, kişinin bir örgütle bağlantısı olduğunu iddia ederek, belirli miktar ödeme yapmazsa vatan haini ilan edileceklerini ya da başka şeylerle korkutmaktalar. Bu ve benzeri şekilde pek çok kişiyi dolandıran suçlular, polis teşkilatının titiz çalışmaları ve takipleri sonrasında yakalanmaya çalışıyor. Ceza kanunlarımız, kişi ya da kişileri bu şekilde dolandırıp mağdur eden kişiler için, caydırıcı kanun maddeleri düzenlemektedir.

Telefonla dolandırıcılık yapan kişiler, bazen de kendilerini polis ya da farklı şekilde kamu personeli olarak tanıtıyorlar. Yargıtay bu şekilde yapılan telefon dolandırıcılığı hakkında pek çok emsal karar vermiştir. Kendisini polis, jandarma ya da farklı kamu görevlisi olarak tanıtan dolandırıcıların işlediği suçu, nitelikli dolandırıcılık olarak yargılamaktadır. Bu sebeple de, dava sonucunda verilen cezai hüküm oranında artış sağlanır. Dolandırıcılık suçu cezası ve nitelikli dolandırıcılık suçunun cezası hakkında, Yargıtay’ın vermiş olduğu emsal kararlar arasında 3 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası alan hükümlüler vardır. Yargıtay, hapis cezasının yanı sıra yüklü miktarlarda Adli para cezası ödenmesine karar veriyor.

TCK 158/1 Yargıtay Kararı

Hileli davranışların gerçekleştirilmesinde belirtilen kurumların araç olarak kullanılması, suçun işlenmesinde sağladığı kolaylık nedeniyle nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Yargıtay da, sayılan kurum ve kuruluşların araç olarak kullanılmasında fiilin kandırıcı niteliğinin daha fazla olduğunu vurgulamıştır. Yargıtay kararlarını inceleyecek olursak;

“Sanığın, Ö…D… Sanayi Ticaret LTD. Şti. sahibi olduğu, daha önceden tanıdığı ve kalp hastası olduğunu bildiği sanık F.B.’ye yapılacak olan ameliyat giderlerinden kurtarmak amacıyla kendisine ait işyerinde işe başlamadığı halde, başlamış gibi özel belge niteliğinde olan sahte işe giriş bildirgesi düzenleyip SSK vermiş. Daha sonra yine özel belge niteliğinde olan içeriği itibariyle sahte vizite kağıdı düzenleyip sevk zincirine uyularak sanık F.B. özel bir hastanede kalp kapakçığının değiştirilmesi işlemini yaptırdıkları ve yapılan bu işin faturasını da Kuruma ödettirdiklerinin anlaşılmasına göre, eylemin 765 sayılı TCY.nın 79. Maddesi aracılığıyla aynı yasanın 504/7 maddesindeki nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu Yar. 11. C.D., 14.12.2006, 22034/13986.

“Hak sahibi olan H. Fehmi’nin vefatından önce anılanın hasta olması nedeniyle maaşının oğlu sanık Bülent tarafından bankamatikten çekildiğine ilişkin savunma, babası tarafından sanığa maaşını çekmesi için verildiği anlaşılan 24.01.1995 tarihli, vekaletname, maaşın yatırıldığı T.C. Ziraat Bankası Şubesinin hesap özetlerinden de ölü H. Fehmi’nin maaşlarının bankamatikten çekildiğinin bildirilmesi, şifresi bilinmeden kartın kullanılarak maaş hesabına ulaşılmasının mümkün bulunmayıp hak sahibinin maaşının ölümden önce de şifresi sanık tarafından bilinen kartın kullanıldığının ve sanığın 20.07.2002 günü ölen babasına ait banka kartını tahsis eden katılan kuruma iade etmeyerek haksız surette elinde bulundurup, ölü babası hesabına yatırılan 01.09.2002-30.11.2004 dönemini kapsayan maaşlarını çekmeye devam ettiğinin anlaşılmasına göre, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nın 525/D-2 maddeleri kapsamındaki suçu oluşturduğu gözetilmeden, suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek ve uygulamalı, karşılaştırma yapılmadan gerekçeden yoksun olarak denetime olanak vermeyecek şekilde soyut ifadelerle lehe kabul edilen 765 sayılı TCK’nın 504/7 maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi….. (bozmayı gerektirmiştir) Yar. 11. C.D., 18.03.2008, 1891/1623

Dolandırıcılığın Nitelikli Halleri

Dolandırıcılık suçunda nitelikli haller, Türk Ceza Kanunu Madde 158’de düzenlenmiştir. Kanun maddesinden yola çıkarak bu suçun nitelikli hallerine uygunluk sağlayan etkenleri belirtecek olursak;

  • Suçun dinsel inanç ve duyguların istismar edilmesi halinde işlenmesi
  • Suçun kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum ya da zor şartlardan yararlanmak suretiyle işlenmesi
  • Suçun kişinin algılama yeteneğinin zayıfladığından yararlanmak suretiyle işlenmesi
  • Suçun kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasal parti, vakıf veya dernek tüzel kişilerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi
  • Suçun kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak işlenmesi
  • Suçun bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi
  • Suçun basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle işlenmesi
  • Suçun tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında işlenmesi
  • Suçun serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi
  • Suçun banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla işlenmesi
  • Suçun sigorta bedelini almak maksadıyla işlenmesi
  • Kamu görevlileriyle ilişkisi olduğu ya da onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle menfaat temini

Nitelikli Dolandırıcılıktan Tutuklananlar

Nitelikli dolandırıcılık suçu hakkında tutuklanan sanık için, dava süreci yeni başlamış olabileceği gibi, hüküm beyanı açıklanmış da olabilir. Şöyle ki; Suçun araştırılması için yapılan ilk aşama soruşturma aşaması olmaktadır. Soruşturma aşamasında, sanık hakkında kaçmasına engel olmak, delilleri ortadan yok etmesine engel olmak gibi durumlar için tutuklama kararı verilebilir. Bu şekilde olan durumlarda sanığın davası gerekli görüldüğü düzende tutuklu olarak devam edebilir. Eğer tutukluluk halini gerektiren bir etken yoksa dava süreci tutuksuz yargılama şeklinde devam eder.

Mahkemenin vereceği nitelikli dolandırıcılık suçunun cezasını, yazımızın ilk kısmında belirtmiştik. Belirlenen hapis cezası ve adli para cezası, suçun işlenme şekline göre de değişikliğe uğramaktadır. Hüküm almış kişi, dava sürecinde yanlış karar verdiğini düşünüyorsa kararın bozulması için, gerekli süre içerisinde bir üst mahkemeye başvurarak itiraz hakkını kullanabilir.

Nitelikli Dolandırıcılıktan Beraat

Dolandırıcılık suçu cezası ve yaptırımları açısından oldukça ağır sonuçlar oluşturmaktadır. Ülkemizdeki hukuk sistemi kapsamında, bu suçun karşılığında suçlu bulunan kişiye hem hapis cezası, hem de para cezası uygulaması yapılır. Fakat süreçte sanık haliyle yer alan kişinin, suçluluğunun kanıtlanması gerekir. Hukuk sistemimize göre, suçluluğu kanıtlanmayan kişiler cezai işlem uygulamasına tabii tutulmaz.

Nitelikli dolandırıcılık suçu kendisine atılmış kişi, durumun bu şekilde olmadığını mahkemeye kanıtlamalıdır. Bunun içinde konusunda uzman bir avukattan mutlaka destek alınması gerekir. Avukat gerekli olan delil ve şahit beyanlarını dava dosyasına sunarak, müvekkilin suçsuzluğunu kanıtlayabilir. Bu şekilde olan durumlarda suçsuz bulunan sanık, cezai işlem uygulamasına tabii tutulamaz.

Nitelikli Dolandırıcılığın Cezası

Nitelikli dolandırıcılık suçunun kapsamı, Türk Ceza Kanunu madde 158’de yeniden düzenlenmiş ve ceza oranında artış meydana gelmiştir. Yapılan yeni düzenleme sonrasında nitelikli dolandırıcılıktan yargılanan kişiler için, 3 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava başlatılır. Bunun yanı sıra 5000 gün adli para cezası uygulaması da yapılır. Belli başlı durumlarda ise; “suçun cezasının alt sınırı 4 yıl olurken, adli para cezası da zararın iki katından az olamaz” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Bu durumları belirtecek olursak;

  • Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması
  • Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken kredinin açılması
  • Sigorta bedelini almak amacıyla
  • Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına
  • Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde sayıldığından ve belli bir işin yapılacağı vaadiyle
  • Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanılmasından kaynaklı

Dolandırıcılıkta Daha Az Ceza Alınan Haller

Daha az ceza alınmasını gerektiren etkenler, Türk Ceza Kanunu madde 159’da düzenlenmiştir. Buna göre suçun “bir hukuksal ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi”, cezanın indirilmesini gerektirdiği gibi, ayrıca kovuşturmanın şikâyet üzerine yapılması sonucuna yol açar.

Dolandırıcılık Suçunda Zarar

Dolandırıcılık suçu anlamında zarar, malvarlığına ilişkin olmalıdır. Bu zarar, aldatılan kişinin kendisine veya üçüncü bir kişiye ait malvarlığına ilişkin olarak yapmış olduğu tasarrufun doğrudan doğruya sonuca olmalıdır. Eğer aldatılan kişi, hataya düşmüş olmasaydı, yine de tasarrufta bulunacaktı diyebildiğimiz durumlarda hataya düşme ile malvarlığına ilişkin tasarruf arasında nedensellik bağlantısının bulunmadığı sonucuna varılmalıdır. Zarar, bizzat aldatılan kişide ortaya çıkmış olabileceği gibi, üçüncü kişide de ortaya çıkmış olabilir. Zararın miktarı tespit edilmiş olmasına gerek yoktur.

Dolandırıcılık suçu anlamında zararın malvarlığına ilişkin olması gerektiği için, duygusal veya manevi yönden uğranılan zararlar dolandırıcılık suçunu oluşturmaz. Buna göre, zarardan söz edilebilmesi için, malvarlığının değerinde bir azalma meydana gelmesi gerekmektedir. Mülkiyet, bir eşya üzerindeki zilyetlik, talep gibi malvarlığına ilişkin haklar da malvarlığı kavramı içine girmektedir. Eğer mağdurun edimi, failin karşı edimi ile denkleştirilemiyorsa zararın mevcut olduğu sonucuna varmak gerekir. Bu suçun oluşması için yeterli değildir. Meydana gelen zararın sonradan giderilmesi önemli değildir.

Dolandırıcılık Suçunda Teşebbüs

Dolandırıcılık, baklasının zararına olarak haksız yarar elde edildiği anda tamamlanır. Hileli davranışlara başvurulmuş olmasına rağmen karşı taraf aldanmamış olabilir. Hileli davranış objektif olarak kandırabilecek nitelikte olmasına rağmen, karşı taraf aldanmamışsa, suçun teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilmelidir. Hileli davranışlara başvurulmuş olmasına rağmen, engel bir neden yüzünden yarar elde edilememiş veya hileli davranış engel nedenler yüzünden tamamlanamamış ise, teşebbüs vardır. Hileli davranışın meydana getirdiği “ tehlikenin ağırlığı”, teşebbüs nedeniyle alt ve üst sınırlar arasında cezanın tayini bakımından göz önünde bulundurulur.

Dolandırıcılık suçu cezası makalemizin son kısmında, ziyaretçilerimizden en sık gelen soruları yanıtlayacağız.

Sık Sorulan Sorular

Dolandırıcılıktan kaç yıl yatılır?

Dolandırıcılık suçu hakkında belirlenen birden fazla ceza uygulaması vardır. Bu suçun cezasında hapis kararı verilebileceği gibi, hapis cezasına ek olarak adli para cezası ödenmesine de karar verilir. Suçun cezası için değerlendirme yapılırken, yapılan eylemin nitelikli hali, basit hali, eylemdeki kasıt hali vb. diğer özellikler incelenir ve bundan sonra da hüküm kararı verilir.

Dolandırıcılıktan nasıl dava açılır?

Dolandırıcılık suçu, takibi şikâyete bağlı suçlardan değildir. Yani ortada şikayet unsuru olmadan, Savcılık durumu öğrendiği anda soruşturma yapar ve kamu davası açılması için gerekli olan işlemleri başlatır.

TCK 157/1 maddesi nedir?

Türk Ceza Kanunu 157/ maddesinin içeriğinde dolandırıcılık suçu hakkında açıklama yapılır. Bu maddeden yola çıkarak belirtebiliriz ki; Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası verilir.

Dolandırıcılık katalog suç mu?

Dolandırıcılık suçu kendi içerisinde basit, nitelikli gibi bölümlere ayrılır ve suçun cezası hakkında yapılacak işlemlerde buna göre belirlenir. Ceza hukukunda yer alan katalog suçlarında ise, yapılan işlemler daha farklı bir prosedür içerisinde ilerletilir. Buradan da anlaşılacağı gibi, dolandırıcılık katalog suç grubunda yer almaz.

Katalog suçlar nelerdir?

Katalog suçların arasında;

  • Soykırım suçu ve örgütlü işlenmesi
  • İnsanlığa karşı suçlar ve örgütlü işlenmesi
  • Göçmen kaçakçılığı
  • İnsan ticareti
  • Kasten öldürme
  • Silahla yapılan nitelikli yaralama
  • Netice sebebiyle ağırlaştırılmış yaralama
  • İşkence
  • Netice sebebiyle ağırlaştırılmış işkence
  • Cinsel saldırı suçunun basit bedensel temas ve sarkıntılık haricinde kalan kısmı
  • Çocuğun cinsel istismarı
  • Hırsızlık ve nitelikli hırsızlık
  • Yağma ve nitelikli yağma
  • Uyuşturucu veya uyuşturucu madde imal edilmesi ve ticareti
  • Suç işlemek için örgüt kurma
  • Devletin birliğini ve Ülkenin bütünlüğünü bölme
  • Düşmanla işbirliği yapma
  • Devlete karşı savaşa teşvik
  • Askeri tesisleri tahrip ve düşman askeri hareketleri yararına anlaşma
  • Düşman Devlete maddi ve mali yardım
  • Anayasayı ihlal
  • Cumhurbaşkanına suikast ve fiili saldırı
  • Yasama organına karşı suç
  • Hükümete karşı suç
  • Türkiye Cumhuriyeti hükümetine karşı silahlı isyan
  • Devlet güvenliğine veya Anayasal düzene karşı suçları işlemek amacıyla örgüt kurma
  • Devlet güvenliğine veya Anayasal düzene karşı suçları işlemek amacıyla kurulan örgütlere silah sağlama
  • Silah kaçakçılığı
  • Banka yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile diğer mensupları tarafından işlenen zimmet suçu
  • Yönetici olsun veya olmasın bankanın gerçek kişi ortakları tarafından işlenen zimmet suçu
  • Kaçakçılık suçlarının tamamı
  • Kültür ve tabiat varlıklarını haksız olarak yurtdışına çıkarma
  • İzinsiz araştırma, kazı ve sondaj suçu
  • Kasten orman yakma
  • Devletin güvenliğine karşı suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgüt faaliyeti çerçevesinde Devlet ormanı yakma
  • Tehlikeli bazı belirli maddelerle veya yüzünü örtmek suretiyle toplantı ve yürüyüşe katılmak
  • Toplantı ve gösteri yürüyüşü sırasında yasadışı örgütlere ait bazı belirli simgeleri kullanmak
  • Toplantı ve gösteri yürüyüşü sırasında yasadışı örgütlere ait bazı belirli simgeleri kullanmak
  • Terör örgütü propagandasına dönüştürülen toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde kimlik gizlemek amacıyla yüzünü gizlemek
By |2020-10-01T12:02:35+00:00Ekim 1st, 2020|Genel|0 Comments

About the Author:

Leave A Comment